Bu, cidden şaşılacak bir şey!This is indeed surprising!"
Dediler ki: "Allah'ın işine mi şaşıyorsun?"Why are you surprised at the command of God?
Vallahi sen hala eski şaşkınlığın içindesin! dediler.They said: "By God, you are still persisting in your old delusion."
Allah kimi şaşırtırsa artık ona yol gösteren olmaz!Whosoever God allows to go astray has none to show him the way.
Rabbim, onlar insanlardan birçoğunu şaşırttılar.Many a man have they led astray, O Lord.
Onu söylememi, bana ancak şeytan unutturdu. (Balık), şaşılacak biçimde denizin içinde yolunu tuttu!Only Satan made me forget to mention this; but the wonder is the fish escaped to the sea."
Rabbim şaşmaz ve unutmaz."My Lord neither errs nor forgets."
Üstlerini cennet yaprağıyle örtmeğe başladılar. Adem Rabbinin buyruğuna karşı geldi de şaşırdı.Adam disobeyed his Lord, and went astray.
Baksana onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar?Have you not seen that they wander distract in every valley,
O, gerçekten apaçık, şaşırtıcı bir düşmandır.""He is certainly an enemy and a corrupter."
Allah kimi şaşırtırsa artık onu yola getiren olmaz.Whoever God allows to go astray has none to show him the way.
Allah kime de yol gösterirse; artık onu şaşırtan olmaz.And none can lead him astray who has been guided by God.
Allah kimi şaşırtırsa artık ona yol gösteren olmaz.Whoever God allows to go astray has none to show him the way.
İşte Allah, kafirleri böyle şaşırtır.That is how God sends the unbelievers astray.
(Muhammed'in) Göz(ü) şaşmadı ve azmadı.Neither did sight falter nor exceed the bounds.
Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (yolunu şaşırmış).Simply because he possesses wealth and children.
Fakat bahçeyi görünce: "Herhalde biz yolu şaşırdık." dediler.When they saw (and did not recognise it) they said: "Surely we have lost the way.
Sen de o zalimlere şaşkınlıktan başka bir şey artırma.So do not give the evil-doers increase but in error.
Böylece Allah, dilediğini şaşırtır, dilediğni doğru yola iletir.None knows the armies of your Lord save Him self.
Seni şaşırmış bulup yola iletmedi mi?Did He not find you perplexed, and show you the way?
Gerçekten bu, şaşırtıcı bir şey!.."This is indeed surprising!"
Allah, kimi dilerse onu şaşırtıp-saptırır, kimi dilerse de onu dosdoğru yol üzerinde kılar.God sends whosoever He wills astray, and leads whom He will to the straight path.
Onlar, gerçekten şaşırıp sapmışlardır ve doğru yolu bulamamışlardır.Misguided are they surely, and will never come to guidance.
(Haram ayları) Ertelemek ancak inkarda bir artıştır. Bununla kafirler şaşırtılıp-saptırılır.Intercalating a month is adding to unbelief.
Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun?"Why are you surprised at the command of God?
Gerçekte babamız, açıkça bir şaşkınlık içindedir."Our father is surely in the wrong.
(Veya miadını şaşırmaz.)Surely God does not go back on His promise.
"Rabbim, gerçekten onlar insanlardan birçoğunu şaşırtıp-saptırdı.Many a man have they led astray, O Lord.
Sen, yoksa Kehf ve Rakim Ehlini Bizim şaşılacak ayetlerimizden mi sandın?Do you think the men of the cave and Ar-Raqim were so strange among Our signs?
Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın."You have done a strange thing!"
Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten şaşırtıcı bir şey yaptın."They exclaimed: "O Mary, you have done a most astonishing thing!
Benim Rabbim şaşırmaz ve unutmaz."My Lord neither errs nor forgets."
Firavun, kendi kavmini şaşırtıp saptırdı ve onları doğruya yöneltmedi.The Pharaoh had led his people astray, and did not rightly guide them.
Dedi ki: "Biz senden sonra kavmini deneme (fitne)den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp-saptırdı."He said: "We have put your people on trial in your absence; and Sameri has led them astray."
Adem, Rabbine karşı gelmiş oldu da şaşırıp-kaldı.Adam disobeyed his Lord, and went astray.
Onlar, ancak hayvanlar gibidirler; hayır, onlar yol bakımından daha şaşkın (ve aşağı) dırlar.They are no better than cattle; in fact they are farther astray from the path.
(Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."(Moses) replied: "I did do that and I was in the wrong,
"Babamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır."Forgive me and my father: He was surely among those who went astray.
Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz."You are only in palpable error.
Doğrusu bu, şaşırtıcı bir şey."This is indeed a strange thing!"
İşte Allah, kafirleri böyle şaşırtıp-saptırır.That is how God sends the unbelievers astray.
Şimdi siz, bu sözden mi şaşkınlığa düşüyorsunuz?Are you astonished at this news,
Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız.We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Kim sizden bunu yaparsa, artık o, elbette yolun ortasından şaşırıp-sapmış olur.Whoever of you does this will have gone astray from the right path.
"Böylece onlar, çoğu kimseyi şaşırtıp-saptırdılar.And they misled many.
Ama onu görünce: "Muhakkak biz (gideceğimiz yeri) şaşırmışız" dediler.When they saw (and did not recognise it) they said: "Surely we have lost the way.
İşte Allah, dilediğini böyle şaşırtıp-saptırır, dilediğini böyle hidayete erdirir.None knows the armies of your Lord save Him self.
Onları gördükleri zaman ise: "Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır" derlerdi.And when they saw them, they said: "They have indeed gone astray."
Doğrusu bu şaşılacak bir şey" dedi.This is indeed surprising!"
Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olmuşken, nasıl Allah'ın işine şaşarsın?God's mercy and blessings be upon you, O members of this household," they said.
Çevresindekiler: "Allah'a yemin ederiz ki sen, hala eski şaşkınlığındasın" dediler.They said: "By God, you are still persisting in your old delusion."
Yoksa sen Mağara ve Kitap ehlini şaşılacak ayetlerimizden mi zannettin?Do you think the men of the cave and Ar-Raqim were so strange among Our signs?
Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın" dedi.You have done a strange thing!"
Rabbim şaşırmaz ve unutmaz." dedi.My Lord neither errs nor forgets."
Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.Adam disobeyed his Lord, and went astray.
Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve yapmadıklarını yaptık dediklerini görmez misin?Have you not seen that they wander distract in every valley,
Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.Yet while you are filled with wonder, they just scoff;
Bu söze mi şaşıyorsunuz?Are you astonished at this news,
Sen bu zalimlerin sadece şaşkınlığını artır."So do not give the evil-doers increase but in error.
Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?Did He not find you perplexed, and show you the way?