şaşırtı ile cümle

şaşırtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar oldukça şaşırtıcı temettüler.Those are pretty amazing dividends.
Topluluk desteği şaşırtıcıydı.The community support was amazing.
Film kesinlikle şaşırtıcıydı.The movie was absolutely amazing.
Tom, Mary'ye şaşırtıcı bir hikaye anlattı.Tom told Mary an astonishing story.
Şaşırtıcı bir şekilde kendimi çok güvende hissettim.Surprisingly, I felt very safe.
Tom şaşırtıcı bir karar verdi.Tom made a surprising decision.
Yanıtlama süresi şaşırtıcıydı.The response time was amazing.
Gerçek cevap şaşırtıcıdır.The real answer is surprising.
Bu sayılar şaşırtıcı.Those numbers are staggering.
Video kalitesi şaşırtıcı.The video quality is amazing.
Sahne gerçekten şaşırtıcıydı.The scene was really amazing.
Bu oldukça şaşırtıcı bir senaryo.It's a pretty amazing script.
Rakamlar şaşırtıcı.The numbers are staggering.
Numara şaşırtıcıydı.The number was staggering.
Tom şaşırtıcı biçimde güzeldi.Tom was surprisingly nice.
Tom beni her zaman şaşırtır.Tom always surprises me.
Benim için şaşırtıcıydı.It was puzzling to me.
Gerçekten şaşırtıcıydı.It really was amazing.
Ne şaşırtıcıydı?What was surprising?
Tom, beni şaşırtıyorsun.Tom, you astonish me.
O sadece şaşırtıcıydı.It was just amazing.
Bu şaşırtıcıydı.It's been amazing.
O oldukça şaşırtıcı.That's pretty amazing.
O hiç şaşırtıcı değil.That's not surprising at all.
İki kasap arasındaki kalite farkları şaşırtıcıydı.The differences in quality between the two butchers was amazing.
"Dün gece Jamal'dan haber almadım." "Şaşırtıcı değil.""I haven't heard from Jamal since last night." "Not surprising."
Tom şaşırtıcı derecede iyi yapıyor.Tom is doing surprisingly well.
Tom'un gitar çalması şaşırtıcı.Tom's guitar playing is amazing.
Bu benim için kesinlikle şaşırtıcı.That is absolutely amazing to me.
Bunu kesinlikle şaşırtıcı buluyorum.I find that absolutely amazing.
O kesinlikle şaşırtıcı.That's absolutely amazing.
Tom'un söylediği şaşırtıcıydı.What Tom said was surprising.
Maria ödevini şaşırtıcı bir şekilde çabucak tamamladı.Maria completed her homework surprisingly quickly.
Bu seni gerçekten şaşırtıyor mu?Does that really surprise you?
Sami, Leyla'ya şaşırtıcı bir soru sordu.Sami asked Layla a perplexing question.
Oldukça şaşırtıcıydı.It was quite surprising.
Bu şaşırtıcı değil miydi?Wasn't that amazing?
Tom şaşırtıcı bir adam, değil mi?Tom is an amazing guy, isn't he?
Antarktika, şaşırtıcı bir hızla eriyor.Antarctica is melting at an astonishing pace.
Tom'un çorbasının tadı şaşırtıcı derecede iyiydi.Tom's soup tasted surprisingly good.
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.For too long people believed that there were secret books, hidden places, and amazing things.
Bununla beraber, onun politikadaki bazı usulleri şaşırtıcı derecede başarılıydı.Still, in some ways his policies were astonishingly successful.
Aşağıdaki, klasik bir analizin nasıl şaşırtıcı sonuçlara yol açabileceğinin bir örneklemesidir.Below is an illustration of how a classical analysis can lead to surprising results.
Cauchy ufkunun ötesinde bölge birkaç şaşırtıcı özelliklere sahiptir.The region beyond the Cauchy horizon has several surprising features.
Rusya şaşırtıcı bir hızla Ağustos 1998 mali çöküşünden geri döndü.Russia bounced back from the August 1998 financial crash with surprising speed.
Şaşırtıcı olarak bunlar kültür ve psikoloji odaklı tarihlerdir.Surprisingly these include culturally and psychologically focused history.
Hamas'ın şaşırtıcı ve kesin zaferi Gazze'den Fetih güçlerinin geri çekilmesine yol açtı.The surprising Hamas victory led to the withdrawal of Fatah forces from Gaza.
Bu durum ikisini de şaşırtır.This revelation shocks the both of them.
Nasılsa şaşırtıcı şekilde, Graham Gartland'ın 88. dakika golü ile skor 2-2 oldu.Amazingly however, Graham Gartland scored an 88th-minute goal to make it 2–2.
Ayrıca teori pek çok şaşırtıcı ve beklenenin aksine sonuçlara sahiptir.Moreover, the theory has many surprising and counterintuitive consequences.
Hanna ve Barbera kapatılmayı şaşırtıcı buldu, çünkü Tom ve Jerry oldukça başarılı olmuştu.Hanna and Barbera found the no-notice closing puzzling because Tom and Jerry had been so successful.
New York Times, Lübnan'ı "şaşırtıcı bir sinema eseri" olarak nitelendirdi.The New York Times described Lebanon as "an astonishing piece of cinema".
Şaşırtıcı biçimde iyi eğitimlidir.He does surprisingly well in class.
Kullanılan kombinasyon renkleri şaşırtıcıdır.The color combinations used are often striking.
Bir sonraki katılım ise en şaşırtıcı olandır.And the most surprising part?
Şaşırtıcı bir şekilde herhangi bir ağaç blok üzerinde doğru-yanlış çetveli izi veya atlama yoktur.Amazingly there is no trace of errata or omission on any of the wood blocks.
Fakat şehri müdafaa edenler tarafından şaşırtıldı ve şehre hiçbir şekilde girebilmeyi başaramadı.However, he was baffled by the city's defences and could not gain entry by any means.
Gittiklerinde gördükleri manzara şaşırtıcı değildir.The stage they would be appearing on was not announced.
Karıncaları taklit eder ve onların beden yapısına şaşırtıcı biçimde benzer.Dragons - Their shape is similar to that of a snakes, and they are as fast as a whip.
Jack London'ın şaşırtıcı derecede çok sayıda hikâyesi bugün bilim kurgu olarak sınıflanabilir.Several of London's stories would today be classified as science fiction.

İlgili Sayfalar