şaşır ile cümle

şaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."Allah weist uns den richtigen Weg.“ Die Strafen würden auch Nichtmuslime treffen.
Fakat Cassio'nun ayağa kalkamayacak kadar içkili olduğunu şaşırarak görür.Piquillo allerdings ist so betrunken, dass er nicht merkt, wer seine Angetraute ist.
İnsanları şaşırtacağını biliyorduk.In ihr wurden Menschen überrascht.
Aaang onun Zuko olduğunu anlayınca çok şaşırmıştır.Aang erkennt, dass Zuko sein Retter ist.
Askerler şaşırır.Die Polizei kann nur staunen.
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Die Gebäude wurden zumeist in einem historisierend eklektischen Stil gehalten.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.So können Sie sicher verstehen, wie mich diese Schauen hier begeistern.
Buna oldukça şaşırmıştım oldukça tuhaftı.Seltsam war es, soviel ist mal sicher.
Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır.Die Bauersleute wundern sich über Ondras Furchtlosigkeit.
Rusya şaşırtıcı bir hızla Ağustos 1998 mali çöküşünden geri döndü.Die russische Wirtschaft erholte sich vom Produktionseinbruch im Zuge der Finanzkrise des Jahres 1998 rasch.
Gençler şaşırırlar, üzüntüden ne yapacaklarını bilemezler.Lehre die Jugend nicht, was sie nicht fassen und worüber sie sich kein Urteil bilden kann.
Bu çok da şaşırtıcı değildir.Und das ist nicht verwunderlich.
Margo onu gördüğünde şaşırır.Margo sagt ihm, dass sie ihn hasse.
Bu Lisetta'yı şaşırtır.Er entfernt sich mit Lisetta.
Fakat her ikisi de şaşırıp kalır; çünkü dolapta sadece Susanna bulunmaktadır.Bei beiden Geschlechtern sind die Schienen (Tibien) dornig.
Bunlardan birisinin rüyalarına giren kadın (Julia Rusakova) olduğunu görerek şaşırır.Doch es erscheinen ihm Visionen, in denen er die umgebrachten Frauen sieht, von denen er erzählt hat.
7 Almanya Şampiyonluğu olmasına rağmen en son şampiyonluğunu 1958 yılında alması şaşırtıcıdır.Nach einer siebenjährigen Durststrecke konnten die Gießener 1975 ihre vierte Deutsche Meisterschaft gewinnen.
Karıncaları taklit eder ve onların beden yapısına şaşırtıcı biçimde benzer.Sie malten in gleichem Stil und ihre Werke waren nur schwer zu unterscheiden.
Ortaya çıkan sonuç gerçekten şaşırtıcı ve heyecan vericiydi.Aber das, was fehlte, war beträchtlich und aufregend genug.
Birçok röpörtajında da belirttiği gibi, kendisinin aktör Will Ferrell ile şaşırtıcı bir yüz benzerliği vardır.Ihm wird oft eine äußerliche Ähnlichkeit mit dem Komiker und Schauspieler Will Ferrell nachgesagt.
Hiç saatini şaşırmadı.Sie wurde zeitlebens nicht entfernt.
Bunu duyduğuma hiç şaşırmadım.Es hat mich nicht gewundert.
"Hayranlarım albümü görünce şaşıracak...Ich bin mir sicher, dass meine Fans voller Aufregung auf mein neues Album warten werden.
Bu durum ikisini de şaşırtır.Dadurch werden beide zu Erzfeinden.
Bu arada Az kavminden olan kılavuz yolu şaşırdığı gerekçesiyle öldürüldü.Infolge seiner Erblindung blieb die Zahl seiner eigenen Bauten gering.
Buradaki itirafların sayısı, şaşırtıcı olmayan biçimde, daha fazlaydı.Eine solche Anzahl von Erhebungen in den Adelsstand war beispiellos.
Daha sonra Fransa Seferi'nin şaşırtıcı sonucu ortaya çıktı.Beides stieß außerhalb Frankreichs auf eine gewisse Verwunderung.
Birden onları şaşırtacak olarak mersin çalısı konuşmaya başlar.Dort werden sie jedoch von der plötzlichen Flut überrascht.
Bir sonraki katılım ise en şaşırtıcı olandır.Doch die nächste Überraschung kommt schon bald.
Dorin bu duruma çok şaşırdı ve Musaşi'nin adına özür dilemeyi denedi.Muñoz nahm die Schuld auf sich und entschuldigte sich für den Zwischenfall.
Dünyayı ve daha önemlisi Kanada milli takımını şaşırtmayı başardı.Mit der australischen Nationalmannschaft war sie sogar noch erfolgreicher.
Veronica Nick'in bu enayiliğine çok şaşırmıştır.Tim ist empört, was aus Nikola geworden ist.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Erst als eine Aktion schieflief, lernte er daraus und versuchte nicht mehr, seine Freunde zu beeindrucken.
Saldırganlar, devrimci öğrencilerin silahsız olmalarına şaşırmışlardır.Die schlecht bewaffneten revolutionären Truppen waren den Preußen hoffnungslos unterlegen.
Bu haberi öğrendiğime şaşırdım.J'ai été surprise d'apprendre cette nouvelle.
Haber beni şaşırttı.J'ai été surpris par la nouvelle.
Garajın penceresinden baktım, gördüğüm beni şaşırttı.J'ai regardé par la fenêtre du garage, ce que j'ai vu m'a surpris.
Sonuç beni şaşırttı.J'étais abasourdi par le résultat.
Bu kadar naif olmanıza şaşırıyorum.Je suis surpris que vous soyez si naïf.
Beni en çok şaşırtan kapının açık olmasıydı.À mon grand étonnement, la porte était ouverte.
Bu haber beni çok şaşırttı.J'ai été très surpris par cette nouvelle.
Seni görseydi, şaşıracaktı.S'il te voyait, il serait surpris.
Bu gelişmenin olması öngörülemezdi. Hepimizi oldukça şaşırttı.Cette évolution était imprévisible, elle nous a tout simplement renversés.
Bu beni neden şaşırtmadı?Pourquoi cela ne me surprend-il pas ?
Cevabı bilmediğinize şaşırmıyorum.Je ne suis pas surprise que vous ne connaissiez pas la réponse.
Şaşırmış görünüyordu.Elle a eu l'air surprise.
Neden bunun beni şaşırtması gerektiğini bilmiyorum.J'ignore pourquoi cela devrait me surprendre.
Şaşırmış görünüyorsun.Tu sembles surprise.
Tom biraz şaşırdı.Même Tom est un peu surpris.
Sorumsuzluğu beni şaşırtıyor.Son irresponsabilité me sidère.
Kusuruma bakmayın ama biraz şaşırdım.Je suis désolée, mais ça m'avait un peu étonnée.
Genç piyanist halkı şaşırttı.Le jeune pianiste a surpris le public.
Tom gerçekten şaşırdığını söyledi.Tom a dit qu'il était vraiment surpris.
Tom'un cinayetin şüphelileri arasında olduğuna şaşırmıştım.J'étais étonné que Tom soit parmi les suspects du meurtre.
Vizyonunuz her an yeni olsun. Bilge, her şeye şaşırandır.Que ta vision soit à chaque instant nouvelle. Le sage est celui qui s'étonne de tout.
İşte asıl o zaman şaşıracaktır”.Il va falloir jouer serré, vraiment ! »,.
Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."Il peut alors prendre la direction du Mont Allah, où se terre son adversaire.
Margo onu gördüğünde şaşırır.Elles sont étonnées d'y voir Marc.
Buffy, Riley'i evli görünce şaşırmıştır.Buffy est consternée d'apprendre que Riley s'est marié.
Apollon şaşırır.Tandis qu’Apollon à l’air surpris.

İlgili Sayfalar