şaşı ile cümle
şaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."وسمي اتباع شرع الله هداية ؛ لأنه يرشد الإنسان إلى الحق، ويبصره به، فيميز بين الخير والشر.
Askerler şaşırır.الجنود تضرروا.
Rusya şaşırtıcı bir hızla Ağustos 1998 mali çöküşünden geri döndü.انتعشت روسيا من الانهيار المالي في أغسطس 1998 بسرعة مذهلة.
Şaşırdığı zaman “Vaaaa” diyerek şaşkınlığını belirtir.فإذا نجح في ذلك يسموه " صادق القول" بمعني المغفور له.
Anum, şaşırıp nedenini sorar.سألتها عن سبب سخطها وغضبها.
Toll, Almanca'da "şaşırtıcı" ya da "çılgın" anlamına gelmektedir.الوصف " تول " هو وصف بالألمانية يعني "مذهلة" أو "عظيمة".
İnsanları şaşırtacağını biliyorduk.كان يثير الناس لينتقدوه.
Çok şaşırmıştım.لقد كنت مندهشًا.
Ne yapacağını, ne diyeceğini şaşırır.إن الله يعلم ما تفعلونه, وسيجزيكم عليه.
Ancak hocasının sözü onu bir kat daha şaşırttı.من ثم قام استاذه العلامة الحلي بتكفيره.
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.على الرغم من صغر سنها إلا إنها امتازت بالذكاء الشديد وقوة الملاحظة.
"Şaşırdık mı?"."لقد أدهشنا".
Adamlar gördüklerine inanamaz, şaşırıp kalırlar.والثاني: يراه جميع أهل الموقف مؤمنهم وكافرهم؛ ثم يحتجب عن الكفار فلا يرونه بعد ذلك.
Ne yapacağını şaşırır.مذا أعبــا : مـاذا افعل .
Sizi her an şaşırtabilir.فأنت تستطيع أن تعرفه بسيماه في كل حين.
Araç Proton'un kendi geliştirdiği ilk modeli olup şasisi Volvo S40 ve Mitsubishi Carisma'ya dayanmaktadır.تعد واجا هي أول سيارة من تصميم ماليزى، وقد تم بنائها على قاعدة شاسيه من ميتسوبيشى كاريزما وفولفو إس40.
Kullanılan kombinasyon renkleri şaşırtıcıdır.الجمع بين هذه الألوانِ مقبول.
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.تُفيد بعض المقاربات البديلة بأنَّ المعلومات المفاجِئة تتمَيّز عن غيرها وبذلك يَسهُل تذكُّرها.
Gençler şaşırırlar, üzüntüden ne yapacaklarını bilemezler.تلك ألعاب صبيانية لانعلم هل نضحك أن نحزن على مايجري.»
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."هذا الفيلم سوف يجعل معظم الناس يشعرون بعدم الارتياح."
Tom gerçekten şaşırdığını söyledi.قال توم أنه تفاجئ حقا.
Belki de daha şaşırtıcı bir şekilde Hitler şöyle cevap verdi: "Biliyorum.Talvez, o mais surpreendente é que Hitler respondeu: "Eu sei.
Sonuçların ne kadar iyi olduğuna şaşırdığını yazmıştır.Ele escreveu que ficou surpreso sobre como os resultados ficaram bons.
İşte asıl o zaman şaşıracaktır”.E é também um espanto!».
Nevermind'ın başarısı müzik endüstrisini şaşırttı.O sucesso de Nevermind surpreendeu a indústria da música.
Mapuçeler onu gördüklerine şaşırmışlardır, çünkü Şilililer onu idam ettiklerini söylemişlerdir.Os Mapuche foram surpreendidos ao vê-lo, porque os Chilenos tinha dito que eles tinham executado a ele.
Rusya şaşırtıcı bir hızla Ağustos 1998 mali çöküşünden geri döndü.A Rússia recuperou-se do colapso financeiro de 1998 com uma velocidade incrível.
Van Gogh, kuzenine aşkını açıklayarak ve ona evlenme teklif ederek herkesi şaşırttı.Van Gogh surpreendeu todos ao declarar seu amor e pedi-la em casamento.
Michonne, kıyamet kopmadan önce bir oğlu olduğunu söyler ve Carl buna şaşırır.Michonne responde que ela teve um filho antes do apocalipse, surpreendendo Carl.
Madonna'nın elinde albüm için yazılmış bazı şarkılar vardı; Timberlake bunları görünce şaşırdı.Madonna tinha um grande número de faixas escritas para o álbum, e Timberlake ficou espantado com isso.
Şafak sökerken Türklerin üzerilerine doğru geldiğini gören Doria çok şaşırmıştı.De madrugada, porém, Doria foi surpreendido ao ver que os turcos estavam vindo em direção aos seus navios.
İlgi çekici ve şaşırtıcıydı ve bu bölüme gerçekten gönlümü koydum." ifadelerini kullandı.Foi surpreendente e cativante e eu realmente coloquei meu coração naquele episódio".
Bunun üzerine Sovyetler Birliği Japonları tamamen şaşırtarak Japonya'ya savaş ilan etti.Quatro meses depois, a União Soviética declarou guerra ao Japão, surpreendendo completamente os japoneses.
Eşi şaşırır ve biraz rahatlar.Ela acalma a pessoa e se despede.
1000 pikap ve Bongo şasi ortak ön süspansiyon ve fren parçaları ile farklıdır.O 1000 captador e Bongo chassis são diferentes, com componentes de suspensão e freio dianteiro comuns.
Ama sözleşme süresince yapılan spekülasyonlar beni şaşırttı.Quando nos falaram da oferta de trégua nós ficamos muito espantados.
""Yolunu şaşıran şehir"!."«Por onde a cidade se move».
Bu grevler, başta Mattachine ve DOB'nin bazı önderleri olmak üzere, birçok eşcinseli şaşırtmıştı.Os piquetes chocaram muitas pessoas homossexuais e derrubaram algumas das lideranças da Mattachine e da DOB.
Fakat Cassio'nun ayağa kalkamayacak kadar içkili olduğunu şaşırarak görür.Homer fica tão deprimido a ponto de não querer ficar bêbado.
Ne yapacağını şaşırır.O Que assistir.
Columbus'u şaşırtan (İngilizce).Conus columba (em inglês).
Ortaya çıkan sonuç gerçekten şaşırtıcı ve heyecan vericiydi.Os resultados foram surpreendentes e interessantes.
Born bile Heisinberg ile Paul Dirac'ın aynı düşüncede olduğunu fark ettiğinde şaşırmıştı.Ficou surpreso ao descobrir que Paul Dirac estava pensando ao longo das mesmas linhas que Heisenberg.
İnsanları şaşırtacağını biliyorduk.Algo que pudesse surpreender as pessoas.
Ne yapacağını, ne diyeceğini şaşırır.Ele odeia que lhe digam o que fazer.
Ruggerio buna gayet şaşırmış ve öfkelenmısrır.Bindusara ficou horrorizado e enfurecido.
Şirket de bu istek doğrultusunda yürür şasi üretir.A oração abre-se com a orientação do crente na direcção de Meca (quibla).
Şaşırtıcı şekilde 6 hafta boyunca listede 1 numara olarak kaldı.Por seis semanas seguidas ficou no número 1.
Hiç saatini şaşırmadı.Não surpreendeu a atuação dele.
TARDIS'e döndüklerinde kendilerini bekleyen Hanım'ı görünce Bill ve Nardole şaşırır.De volta a TARDIS, Missy aguarda seu retorno, para surpresa de Bill e Nardole.
Auschwitz'i ziyaret ettiğinde ağlamamasına şaşırdı; aksine kendini kızgın ve öfkeli buldu.Ao nascer, Zaratustra não chorou; pelo contrário, riu sonoramente.
Ancak hareketin yönü, gökbilimcileri şaşırtmaktadır.A geometria dos apêndices deixou os astrônomos perplexos.
Kitana şaşırmıştır, çünkü annesi intihar ettiği halde karşısındadır.Alcmeão foi perturbado pelas Fúrias por ter matado a própria mãe.
Gençler şaşırırlar, üzüntüden ne yapacaklarını bilemezler.Cegos pela paixão, não sabem o que fazem.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Cláudio ressurge e, em fúria, investe contra Nero que foge.
Otizmin terminolojisi şaşırtıcı olabilir.A terminologia do autismo pode causar confusão.
Şaşıran Kate, kondüktörün bulunduğu vagona doğru ilerler.Kate volta pro escritório no caminhão com o motorista.
Grup üyeleri bu satış rakamına çok şaşırdı.A equipe também ficou muito desapontada com os números de vendas.
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.Algumas abordagens alternativas dizem que informações surpreendentes se sobressaem e se revelam memoráveis.
Şasisi gayet basitti.O enredo é simples.