şaşı ile cümle

şaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Confundus: Bir tür şaşırtma büyüsü.Article détaillé : Un charme déroutant.
İlgi çekici ve şaşırtıcıydı ve bu bölüme gerçekten gönlümü koydum." ifadelerini kullandı.C'était engageant et surprenant, et j'ai vraiment mis tout mon cœur dans cet épisode. »,.
Şaşırır; çuvalı açar ve ağır yaralı ama daha ölmemiş olan kızını görür.Surprise et furieuse, elle poignarda la malheureuse qui succomba à ses blessures.
Bir de «Rübab»ı o kadar güzel yorumluyor ki, yazdıklarım bu kadar anlamlı mı imiş!diye şaşırıyorum.Avant-propos Pourquoi je suis si sage Pourquoi je suis si avisé Pourquoi j'écris de si bons livres.
Aracın şasisinin yapımı ise Touring of Milano'ya emanet edilmiştir.La carrosserie est due à la société milanaise Touring.
Birlikleri Argosluları şaşırttı ve Sepeia Savaşında düşman mağlup edildi.Ils réussissent à vaincre les forces ennemies, mais Que'er est tuée dans la bataille.
Şaşırır, "Charles?"diye seslenir.Le narrateur se demande "qui était Charles" ?
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."Ce faire-part étonnera beaucoup de personnes, mais peu en seront attristées.
Eşinin tuttuğu günlüklerden öğrenilen kadarıyla Nazilerin Yahudi düşmanlıklarına şaşıracaktır.Des notes de son journal intime révèlent qu'il trouve les juifs cruels .
Buffy şaşırır ve çocuğu olan bir avcıyı daha önce hiç duymadığını söyler.Tous sont surpris d'apprendre que Tucker a un fils, qu'il n'a jamais connu qui plus est.
Bu şasiler, sprint yarışları için kullanılmaktadır.Cette personne est chargée de mener le Sprint.
Belki de daha şaşırtıcı bir şekilde Hitler şöyle cevap verdi: "Biliyorum.Pensez-vous seulement que quelqu'un sait où est Koursk ? » Étonnamment, Hitler répondit : « Je sais.
Zuko gücü ve karakteriyle bazen Ateş Lordunu bile şaşırtmaktadır.À la fois arme et objet spirituel, le keris est souvent considéré comme ayant des pouvoirs magiques.
Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.Même son soupirant en est très étonné.
İffet çok şaşırır.Le commissaire prend un air étonné.
Ruggerio buna gayet şaşırmış ve öfkelenmısrır.Mais Igarashi le surprend et se met quelque peu en colère.
Hala epey küçük olan bu grup o zamanlar Fransız katolik topluluğuna şaşırtıcı baskınlar yapıyordu.Cet ouvrage eut en effet un retentissement immense au sein du catholicisme français.
Sizi her an şaşırtabilir.Je dois sans cesse m'étonner.
Bu durum ikisini de şaşırtır.La conversation les perturbe tous les deux.
Ayrıca bu törenlerin yüzyıllar boyunca şiddetini artırarak varlığını sürdürmesi şaşırtıcıdır.Parallèlement à cette évolution calendaire, la durée des festivités a varié au cours des siècles.
İsyancılara karşı girişilen bu hızlı harekât herkesi şaşırtır.Ce volte-face inattendu prend tous les belligérants par surprise.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Pyrard a vu, étudié, appris, mais ne s'est pas enrichi, et il se voit comme un naufragé.
Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır.L'Érotique qui se caractérise par l'angoisse de perdre l'amour.
Bu oldukça şaşırtıcıydı.Fue muy divertido.
Saşimiyi beğenirim.Me gusta el sashimi.
Şaşırtıcı, değil mi?Sorprendente, ¿verdad?
Tom'un sarhoşken araba sürmekten tutuklanması beni hiç şaşırtmadı.No me sorprendió para nada que Tom fuera arrestado por conducir ebrio.
Tom,seks dersi sınıfında öğrendiklerine şaşırmıştı.Tom estaba sorprendido por lo que aprendió en la clase de educación sexual.
Onun İngilizcedeki hızlı ilerleyişine şaşırdım.Estoy sorprendido de su rápido progreso en inglés.
Şaşırmış görünüyorsun.Pareces sorprendido.
Onlar şaşırmış görünüyor.Parecen sorprendidos.
Tom Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde şaşırmış görünüyordu.Tom parecía sorprendido de ver a Mary besando a John.
O hiç şaşırmış değil.No está nada sorprendido.
Meclis üyesinin belediye meclisi toplantısında belediye başkanına karşı çıkması herkesi şaşırtmıştı.El edil se enfrentó al alcalde en el pleno del ayuntamiento, lo cual sorprendió a todos los presentes.
Tom'un söylediği şey Mary'yi şaşırttı.Lo que dijo Tom sorprendió a Mary.
Dürüst olmak gerekirse, şaşırmadım. Tom bunu her zaman yapar.Para ser sincero, no me ha sorprendido. Tom siempre lo hace.
Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."La buena dirección se distingue claramente del descarrío.
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.Durante demasiado tiempo la gente creyó que había libros secretos, lugares escondidos, y cosas asombrosas.
Netenyahu’nun ön seçimlerin favorisi Shimon Peres’e karşı kazanması birçok kişiyi şaşırttı.La victoria de Netanyahu sobre el favorito preelectoral Shimon Peres sorprendió a muchos.
Auschwitz'i ziyaret ettiğinde ağlamamasına şaşırdı; aksine kendini kızgın ve öfkeli buldu.Le sorprendió no llorar cuando visitó Auschwitz, sino que se sintió lleno de indignación.
Ölenlerin geri gelmesini beklerler ve geldiklerini görünce de şaşırmazlar.Habían visto el uno al otro y no saldrían a menos que uno de ellos yacía muerto en el suelo.
Madonna'nın elinde albüm için yazılmış bazı şarkılar vardı; Timberlake bunları görünce şaşırdı.Madonna tenía varias canciones escritas para el álbum, lo que asombró a Timberlake.
Mike neye uğradığını şaşırır.Estamos muy contentos de que Mike se haya marchado.
Buna çok şaşıran bir köylü kızı Canio'ya karısından gerçekten şüphelendigini mi sorar.Sorprendido, un pueblerino pregunta si Canio realmente sospecha de ella.
Idol 4 serisi metal ve cam şasi ile oluşturulmuştur.La serie Idol 4 está construido con un chasis de metal y vidrio.
Cenazede, Hazel Van Houten'in katıldığını görünce şaşırır.En su funeral, Hazel, se sorprendente al comprobar que Van Houten va al funeral de Augustus.
Fugu, saşimi ve chirinabe olarak servis edilir.El fugu se sirve como sashimi y chirinabe.
O, beni çok etkiledi, çok şaşırttı.Eso fue tormentoso, me afectó muchísimo.
Ephesoslular çevresinde toplandıklarında şöyle demiş: "Ne şaşıyorsunuz reziller?Los israelitas lo llamaron así al expresar: «¿Qué es esto?»
Confundus: Bir tür şaşırtma büyüsü.Nocturna, una aventura mágica.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."Esta noticia sorprenderá a muchos, y algunos se apenarán».
Buna Bartolo ve Basilio şaşıp kalırlar ve bu Rosina'nin alaylarına konu olur.Bartolo y Basilio están asombrados y Rosina se burla de ellos.
Şaşırdığı üzere Rukia normal bir insan gibi görünmektedir.Afortunadamente, el niño parece ser completamente humano.
Tamamen çıplak kadınları gördüklerinde kimse umursamıyor ya da o kadar şaşırmıyor."A nadie parece importarle mucho o sorprenderse por una mujer totalmente desnuda.
Belki de daha şaşırtıcı bir şekilde Hitler şöyle cevap verdi: "Biliyorum.Hitler respondió: "Lo sé.
Ramiro buna şaşırır; çünkü Aldiro ona Magnifico'nun kizini çok övüp göklere çıkaratmıştır.Ramiro queda confundido, pues Alidoro ha hablado bien de una de las hijas de Magnifico.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.Pero mientras experimentaba me percaté que era algo divertido de hacer.
Rusya şaşırtıcı bir hızla Ağustos 1998 mali çöküşünden geri döndü.Rusia se recuperó del hundimiento financiero del 98 con sorprendente velocidad.
Dönemde yaşanan olayların bugüne şaşılacak derecede benzediğini gösteriyor.Los marineros dicen que hemos tenido un tiempo maravilloso hasta el momento.
Bazı elfler şaşırtıcı güzelliktedir.Las floreras demuestra una belleza inigualable.

İlgili Sayfalar