şaşı ile cümle

şaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Beni en çok şaşırtan kapının açık olmasıydı.À mon grand étonnement, la porte était ouverte.
Bu haber beni çok şaşırttı.J'ai été très surpris par cette nouvelle.
Seni görseydi, şaşıracaktı.S'il te voyait, il serait surpris.
Bu gelişmenin olması öngörülemezdi. Hepimizi oldukça şaşırttı.Cette évolution était imprévisible, elle nous a tout simplement renversés.
Bu beni neden şaşırtmadı?Pourquoi cela ne me surprend-il pas ?
Cevabı bilmediğinize şaşırmıyorum.Je ne suis pas surprise que vous ne connaissiez pas la réponse.
Şaşırmış görünüyordu.Elle a eu l'air surprise.
İngilizcesi şaşılacak kadar iyiydi.Son anglais était étonnamment bon.
Neden bunun beni şaşırtması gerektiğini bilmiyorum.J'ignore pourquoi cela devrait me surprendre.
Şaşırmış görünüyorsun.Tu sembles surprise.
Tom biraz şaşırdı.Même Tom est un peu surpris.
Sorumsuzluğu beni şaşırtıyor.Son irresponsabilité me sidère.
Kusuruma bakmayın ama biraz şaşırdım.Je suis désolée, mais ça m'avait un peu étonnée.
Şaşı bakıyorum.Je louche.
O şaşı bakıyor.Il louche.
Tom şaşı bakıyor.Tom louche.
Mary şaşı bakıyor.Marie louche.
Şaşı bakıyorsunuz.Vous louchez.
Şaşı bakıyoruz.Nous louchons.
Şaşı bakıyorlar.Ils louchent.
Genç piyanist halkı şaşırttı.Le jeune pianiste a surpris le public.
Tom gerçekten şaşırdığını söyledi.Tom a dit qu'il était vraiment surpris.
Tom'un cinayetin şüphelileri arasında olduğuna şaşırmıştım.J'étais étonné que Tom soit parmi les suspects du meurtre.
Vizyonunuz her an yeni olsun. Bilge, her şeye şaşırandır.Que ta vision soit à chaque instant nouvelle. Le sage est celui qui s'étonne de tout.
İşte asıl o zaman şaşıracaktır”.Il va falloir jouer serré, vraiment ! »,.
Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."Il peut alors prendre la direction du Mont Allah, où se terre son adversaire.
Margo onu gördüğünde şaşırır.Elles sont étonnées d'y voir Marc.
Buffy, Riley'i evli görünce şaşırmıştır.Buffy est consternée d'apprendre que Riley s'est marié.
Apollon şaşırır.Tandis qu’Apollon à l’air surpris.
FH12 ve FH16 ortak şasi ve kabini paylaştı.Il fut lancé deux modèles, le FH12 et le FH16, qui partageaient des châssis et des cabines communes.
Ne yapacağını şaşırır.Il vous dira quoi faire.
Allison aynı zamanda Briggs’ in raporları komiteden saklamasına çok şaşımıştı.Allison est surpris que Briggs ait gardé le silence vis-à-vis de la commission.
Doktor, orada "TARDIS" adlı bir balonla ile karşılaşınca şaşırır.Le Docteur est surpris de constater que le "TARDIS" est un ballon à gaz.
Type T-72Z Kok'san - 170 mm kundağı motorlu obüs, Type 59 şasisi üzerine kurulmuştur.Type-72Z Safir-74 Koksan : canon automoteur de 170 mm basé sur le châssis du Type 59.
Hanna ve Barbera kapatılmayı şaşırtıcı buldu, çünkü Tom ve Jerry oldukça başarılı olmuştu.Barbera et Hanna n'ont pas compris la décision car Tom et Jerry marche bien.
Nikah kıyılma için salon Daha önceki olaylara şaşırıp kalmış olan Kontes durumu gözden geçirmektedir.La salle du mariage Le comte est embarrassé par les événements récents.
Adamlar gördüklerine inanamaz, şaşırıp kalırlar.Ils regardent donc comme nul ce qui a été fait sans eux.
Sonuçların ne kadar iyi olduğuna şaşırdığını yazmıştır.Il est étonné de la qualité du résultat obtenu.
1970'lerin sonlarında, Morris destekçilerini şaşırtarak daha figüratif çalışmalara yöneldi.Vers la fin des années 1970, Robert Morris évolue vers la figuration, surprenant nombre de ses partisans.
Ailesi çok şaşırmıştır.La famille fut stupéfaite.
Hindistan'ın 1998 nükleer silah denemesi bildirildiğine göre ABD'yi şaşırttı.De plus, les essais nucléaires indiens de 1998 entraînèrent des sanctions américaines.
"Şaşırdık mı?".Faut-il s'en étonner ? ».
Gençler şaşırırlar, üzüntüden ne yapacaklarını bilemezler.Les jeunes l’attendent mais ils ne savent pas ce qui se passerait.
Clara buna çok şaşırır.Clara le prend mal.
Bu çok da şaşırtıcı değildir.Cela n’est guère surprenant.
Ama geri döndüğünde arkadaşları onu görünce şaşırdılar.Mais lorsqu'il se rend à son travail, ses collègues sont émerveillés de le voir.
Saldırganlar, devrimci öğrencilerin silahsız olmalarına şaşırmışlardır.La nouvelle prit les révolutionnaires au dépourvu.
Veronica Nick'in bu enayiliğine çok şaşırmıştır.Cependant, il est stupéfait par la réponse de Niki.
Ancak dörtlüğü öğrencileri şaşırtmıştır.Le cursus accueille quatre élèves.
Gizlenme, şaşırtma ve pusuya yatma bir korucunun en önemli özellikleridir.Jouer, déguiser et surprendre étaient quelques-unes de ses armes principales.
Bunu duyduğuma hiç şaşırmadım.Ce n'est pas faute d'en avoir entendu .
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Ceux-ci abritaient généralement une maison bourgeoise attenante.
Bu küçük değişiklikten başka anlamlar çıkarılmasına sadece çok şaşırıyorum.Cette version n'a bénéficié que de changements mineurs.
Fakat Cassio'nun ayağa kalkamayacak kadar içkili olduğunu şaşırarak görür.Travis a peur de ne pas être à la hauteur au lit.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.J'ai regardé, j'ai trouvé ça amusant.
Karısının ve çocuğunun başında olmamasının sonunun böyle olmamasına şaşırmaz.Dans ce dernier cas, il n'arriverait rien à sa femme et à son fils.
Bir bardak çaya ulaşma gibi basit bir iş aslında şaşırtıcı derecede karmaşıktır.Le chose est une boisson désaltérante légèrement amère.
Bir sonraki katılım ise en şaşırtıcı olandır.La seconde partie est plus étonnante.
Çok şaşırmıştım.J'étais stupéfait.
Ve Konsey, şaşırtıcı bir şekilde bu ricaya olumlu cevap verdi.À la surprise générale, la réponse de celui-ci est affirmative.

İlgili Sayfalar