Ana içeriğe geç
Sözlük

şüyu ile cümle

şüyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır kanalizasyon şebekesi vardı.I någon av byggnaderna fanns ett vårdhem för alkoholister.
Köy şebeke suyu kullanmaktadır.Större byar har vattenreningsverk.
Köyün içme suyu şebekesi 2006 yılında verilmiştir.Stadens sockerfabrik lades ned 2006.
Halının en geniş suyunda yayalar ve atlılar birbirlerini aynı yöne doğru takip ederler.De äldre bildstenarna är prydda med solhjul och hästar i livfull rörelse mot varandra.
Mahallenin içme suyu şebekesi var, kanalizasyon mahallenin bir kısmında vardır.Där finns också Munksundskällan, som försörjer en del av staden med vatten.
Köyün kendi kaynakiçme suyu şebekesivardır ama kanalizasyon şebekesi yoktur.Fältsjukhuset saknar egen transportförmåga utan är immobilt.
Yer altı suyu dünyanın tatlı suyunun yaklaşık olarak %22'sini sağlar.Dessa innehar en tredjedel av världens sötvatten.
Bir gece, karası çıkması için, suyun içinde bekletilir.En dag nedsteg Ilmatar till vattnet.
Suyu geçirmezler.Absorberar inte vatten.
Kanalizasyon ve içme suyu sorunu bulunmamaktadır.Ingen grill eller dricksvatten finns tillgängliga.
Suyu tatli ve oldukca soguktur.Vattnet ska vara mjukt och lite surt.
Mahallenin içme suyu şebekesi olsa da su kontrolü yapılmamaktadır; kanalizasyon şebekesi ise yoktur.Själva transporten av bränslet sker torr, det vill säga det finns inget vatten i transportbehållarna.
Beldenin 4 adet ilköğretim okulu ve içme suyu ve kanalizasyon şebekesi vardır.Skolan har 14 nationella program och riksintag för vattenskidor och hantverksprogrammet.
Bu üç pınara “Sipas Suyu” denirmiş.Jag ville påminna tittarna om 'hot sugar'."
Mahallenin içme suyu şebekesi (2005 yılında yapıldı) mevcut olup kanalizasyon yoktur.Den ursprungliga manbyggnaden är idag (2015) obebodd och i dåligt skick.
Fakat Bulgaristan yaptığı barajlarla yazın suyun tamamına yakınını kullanmaktadır.I omgivningarna runt Sommers Lake växer i huvudsak blandskog.
O dev restoran zinciri, bir bardak suyu vermemiş.Alla gasoljelampor saknade glas.
İsviçre, Avrupa'nın temiz suyunun% 6'sına sahiptir ve bazen "Avrupa'nın su kulesi" olarak geçmektedir.Швейцарії належить 6% прісної води Європи, через що її деколи називають «водонапірною вежею Європи».
Bu nedenle, analogu olmayan suyun en etkili saflaştırmasıdır.Тому це найефективніше очищення води, яка не має аналогів.
Naraya'nın bir başka çevirisi Suyun Üzerinde olan Bir'dir.Інший переклад слова Нараяна — це «той, хто лежить на воді».
Americano'nun sertliği eklenen espresso ve suyun miktarına göre değişir.Міцність американо залежить від кількості еспресо.
Takım elbisesiyle suyun giderini tıkar.Тому вони носять з собою посудину з водою.
Adı soğutma suyu anlamına gelir.Її ім'я означає «прохолодна вода».
2006 yılında, şirket Ukrayna'da meyve suyu pazarının% 45.6'sını tutmuştur.На кінець 2006 року компанія мала частку в 45,6% українського ринку соків.
Yakıt deniz suyundan kolayca elde edilebilir.Легко переносить опріснення морської води.
İçme Suyu yeterlidir.Вода для пиття непридатна.
Bazen 50 metreden daha derin çukurlarda suyu yukarı çıkarmak için sifon kullanılırdı.Іноді, коли потрібно було подолати низини глибше 50 м, для направлення води вгору використовувалися сифони.
Suyun Sihirli Şövalyesi'dir.Чарівник живої води.
Yılda 6 hm³ içme suyu elde edilmesini sağlamaktadır.Щороку 6 травня в відбувається освячення води.
Suyun üstünde yüzerler.Харчується над поверхнею води.
Deniz suyu da yıl boyunca gayet rahatlık verici ılık ısıda kalır.Температура моря залишається теплою цілий рік.
Suyu yeterlidir.Вода прісна.
Yakılan bu ateşle aynı zamanda suyun ısınması da sağlanmaktadır.Щоб ми загасили той вогонь, треба нам води!
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.За останні 10 років пішло з життя 35 чоловік.
Yılda 10 hm³ içme suyu temin edilmesini sağlamaktadır.Рекомендується щотижня підміняти до 50% води.
Burada Fauna tanrıçası tapınağındaki kutsal suyu tatmak istediğini bildirir.Вночі він просить Апу принести святої води.
Köyün sulama suyu mevcuttur.Прісною водою село забезпечене.
Köyün en büyük sorunları, İçme suyu ve Kanalizasyondur.Найболючішими проблемами міста є забруднення повітряного та водного басейнів.
En az 2 milyar insan ise hala güvenli olmayan kirlenmiş içme suyu kaynaklarını kullanmaktadır.В результаті близько 2 млн населення лишились без питної води.
Asteroit kuşağında ayrıca Dünya'nın suyunun kaynağı olabilecek ana kuşak kuyruklu yıldızları da bulunur.Пояс астероїдів також містить комети головного поясу астероїдів, які, можливо, були джерелом води на Землі.
Suyu çok sever.Вона завжди любила воду.
Bulak kelimesinin anlamı suyun kaynağıdır.עין‎‎) означає джерело води.
Suyun yıllara göre tadı değişir.Рівень води змінюється за сезонами року.
Çin'in de en uzun nehri olan Tarım, yıllık 4-6 trilyon m³ suyu akar.Тарим — найдовша річка внутрішнього стоку у Китаї, з щорічним стоком у 4-6 млрд м³.
Lemon myrtle yiyecekler içinde popülerdir,limon suyunu pıhtılaştırır, peynir tatlısı, dondurma gibi.Лимонний мирт популярний у харчових продуктах, які згортаються від лимонного соку, наприклад, морозиво.
Baraj yıllık 50 hm³'lük içme suyu sağlamaktadır.Щороку шахта давала 15 тис. пудів вугілля.
Elektiriği, suyu, telefonu gelmiştir.Були понижені розцінки на електроенергію, газ, воду і телефон.
Fakat aksi bir şekilde sadece suyuna gitmek te mümkün.Потрапити до нього можна було лише по воді на човні.
İçme suyu her iki mahalleye de akmaktadır.Його воду використовують обидві країни.
Ay balıkları bazen, henüz bilinmeyen nedenlerden suyun yüzünde yan yatarlar.Не часто можна побачити місяць-рибу, що лежить на боці на поверхні води.
Tatlı suyun yakınında yerde yuva yaparlar.На Водохреща біля криниці святили воду.
Kazıklar tamamiyle zemin suyuna yerleştirildi, bakteriler tarafından sebeb olacak çürümeyi önlemek için.Стовпи повністю знаходяться у ґрунтових водах для запобігання гниттю, що викликається бактеріями.
Havası ve suyu diğer köylerden farklıdır.Розрізняються земні та водні каджи.
Göl suyu sırça gibi berraktır.Нуртують води озера, мов дзвін.
Aynı zamanda sulama suyu da vardır, ama zaman zaman yetersiz kalmaktadır.Водогін є в наявності, але водопостачання в даний період відсутнє.
Suyun altına sıkça burun deliklerinin üstüne kadar dalarlar.У пошуках корму часто занурює під воду голову.
Birkaç dakika sonra suyun içi kan olur.Через кілька хвилин палац поглинає вода.
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır ama kullanılmamaktadır.У будинку просить води, але ніхто не дає її.
Suyun çevresinde piknik yapmaya müsait alan bulunmaktadır.Планується створити навколо водосховища парк відпочинку.
Birçok küçük otel ve pansiyonlar da bile kaplıca suyu vardır.Багато дрібних озер та струмків, є болота.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod