Ana içeriğe geç
Sözlük

şüyu ile cümle

şüyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kaynama suyunun az olmasına dikkat edilmelidir.Stel nu dat je wilt dat het waterniveau lager moet zijn.
Nehrin çevresinde Ganj Suyu satan birçok satıcı vardır.Langs de rivier liggen veel zoutmoerassen.
Köyün şebeke suyu mevcuttur fakat su sıkıntısı çekilmektedir.Dan arriveert de rest van het gezin, verontrust door het wassende water.
Bu nedenle, analogu olmayan suyun en etkili saflaştırmasıdır.De sterkste zuren zijn daarom bekend uit niet waterige systemen.
Eriyen kar ya da buzul suyudur.Koud dompelbad of ijswak.
Kireç miktarı suyun sertliği/yumuşaklığını belirler. c.Die het wapenembargo schonden, c.
Devamlı suyun içinde kalırlarsa çürürler.Als ze in het water staan drijven ze soms.
Telefon ve elektriğin olduğu köyde her evin içme suyu bulunmaktadır.In alle dorpen is elektriciteit en drinkwater aanwezig.
Çeşmede bulunan ikinci kitâbe ve suyun aktığı kısım.Zo werd het zoete en het zoute water gescheiden gehouden.
Bu suyun eksikliği tarımsal kuraklık olarak isimlendirilir.Deze bouwstijl staat bekend als Waterstaatstijl.
Başka bir görüşe göre, mavi suyu, beyaz barışı, yeşil ise doğayı simgeyi temsil etmektedir.De blauwe streep vertegenwoordigt het water, wit de vrede en groen de natuur van Oezbekistan.
Elektiriği, suyu, telefonu gelmiştir.Na afloop waren elektriciteit, gas, telefoon en water uitgevallen.
İki bardak elma suyu, lütfen.Twee glazen appelsap alstublieft.
Bol miktarda suyumuz var.We hebben veel water.
Yazın suyu idareli kullan.Gelieve spaarzaam te zijn met water in de zomer.
Bir balık yedi ve meyve suyu içti.Hij at een vis en dronk sap.
Evet, portakal suyu lütfen.Ja, sinaasappelsap, alstublieft.
Tom, buzdolabından portakal suyunu aldı.Tom nam het sinaasappelsap uit de koelkast.
Onun huyu suyu bu.Dat is de aard van het beestje.
Deniz suyu saydam değildir.Het zeewater is niet doorzichtig.
Suyun en temizini içmek istiyorum.Ik wil van het schoonste water drinken.
Deniz suyu tuz içerir.Zeewater bevat zout.
Deniz suyu içmek insanlar için ölümcül olabilir.Zeewater drinken kan dodelijk zijn voor mensen.
Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon sistemi mevcuttur.Het dorp heeft een drinkwaternetwerk en riolering.
Suyunu yut ve ey gök, sen de tut.”Ve su çekildi.Halt and Catch Fire - The Way In (ang.).
Bu açlık formları deniz suyunda Ultramikrobakterilerin en yaygın türü olabilirler.Takie „formy głodowe” są prawdopodobnie najbardziej typowymi ultramikrobakteriami w wodzie morskiej.
Muhammed el-Huzayrî es-Suyuti'dir.Al-Majadalah Mosque (ang.).
Ancak bir tanesinin suyu tatlı çıkar.Wszystkie zasiedlają wody słodkie.
Deniz suyu, denizlerde ve okyanuslarda bulunan su.Woda morska – woda występująca w morzach i oceanach.
Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu.Łodzie nie mogły dobić do brzegu z powodu licznych skał w przybrzeżnej wodzie.
Suyu yeterlidir.Woda jest wodą.
Yoksa suyu bırakmaz.Poza tym, nie przepuszcza wody.
Bu yüzden bir süre sonra suyu tükenir.Po pewnym czasie wodę dolewa się do pełna.
Suyu çok sever.Uwielbia wodę.
Son olarak suyuda katılıp kaynatılır.Na koniec jest płukana w wodzie i suszona.
Bir kere karısı Manjulayı bir meyve suyu satıcısıyla aldatır.Kobieta kupuje u miejscowego handlarza jadeitowy posążek smoka.
Suyu acıdır, içilmez.Woda jest słona i nie nadaje się do picia.
Bunun üzerine suyun içinden bir alabalık burnunun üzerinde yüzük ile belirdi.Otóż nalał on do pełna wody do naczynia, a następnie zanurzył w nim koronę.
Kontamine içme suyunda larvanın öldürülmesi için temefos adlı kimyasal kullanılabilir.Skażoną wodę pitną można potraktować substancją zwaną temefosem w celu zabicia larwy.
İşte bu dönme hareketi içinde suyun hareketine gibi etkenlere ihtiyaç varıdır.Do rozwoju potrzebuje warunków podobnych jak pchła ludzka.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.Oddzielisz ziemię od ognia, subtelne (lotne) od gęstego, z wolna, z wielką zręcznością.
Oluklarda biriken suyu tahliye etmek amacıyla kullanılırlar.W braku wody używa się w tym celu piasku.
İçme suyu her iki mahalleye de akmaktadır.Również zaopatrzenie w energię jest podwójne dla obu części miasta.
Suyu içmeye elverişlidir.Woda nadaje się do picia.
Mahallenin 2 tane içme suyu şebekesi vardır.W domu mężczyzna podaje dwie szklanki wody.
Mahallenin 2003'ten beri içme suyu şebekesi vardır.Wieś od 2003 roku posiada sieć wodną.
Bu sistemdeki suyun büyük kısmından sulamada yararlanılır.Większość hubów wbudowanych w system wykorzystuje ten komponent.
Son 35 yılda suyunun yaklaşık üçte birini kaybetti.W ciągu ostatnich trzydziestu lat jego populacja spadła o jedną trzecią.
Suyun kireç oranı çok düşüktür ve içimi lezzetlidir.Woda miała niską temperaturę i była niezwykle smaczna .
Uyandığında yanı başında duran yemek ve suyu fark eder.Gdy dochodzi do siebie, odkrywa wodę i jedzenie blisko niego.
PTT şubesi vardır. içme suyu şebekesi vardır.Palacz papierosów light ma sąsiada, który pija wodę.
Ancak içme suyu tadı acı ve serttir.W smaku jest to piwo ciężkie i kwaśne.
Mahallede bulunan memba suyu çok kalitelidir.Woda dostarczana do odbiorców jest dobrej jakości.
Diğer bir şekilde de, rüzgar ya da suyun kinetik enerjisi kullanılarak üretilebilir.Mogą być następnie przez wiatr lub wodę przenoszone dosyć daleko.
Denizin içinden kaynak çıkması nedeniyle suyu soğuktur.Przez teren przepływa Zimna Woda.
(Evet köylünün bir dileği vardır lemas çayından sulama suyu temin etmek).Wieś posiada własne ujęcie wody pitnej ze studni głębinowej.
Doğu Avrupa'da en büyük meyve suyu üreticisi ve dünyanın altıncı en büyük üreticisidir.Czwarty pod względem wielkości producent energii elektrycznej w Europie i największy producent ciepła.
Suyu Öxará nehrinden gelmektedir.Odprowadza wody z Łabskiego Kotła.
Mahallede yeteri kadar içme suyu vardır.Wokół miejscowości istnieje wiele źródeł z pitną wodą.
İçme suyu şehir ihtiyacını karşılamaktadır.Zalane zostało ujęcie wody pitnej dla miasta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod