Ana içeriğe geç
Sözlük

şüyu ile cümle

şüyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Suyun çıktığı bozkırlar ve kumlar ise Lop Nur Gölü olabilir.La diga e il lago sono quindi raggiungibili soltanto a piedi.
Nusaybin barajı bu suyun enerjisinden faydalanır.Questo Pokémon ha la capacità di sfruttare l'acqua a suo vantaggio.
Görünmez mürekkep olarak kullanılabilecek alternatif malzemeler, limon suyu, soğan suyu ve süttür.Sostanze per scrivere in maniera invisibile possono essere il succo di limone o il latte.
Havası ve suyu son derece güzeldir.Acqua ed aria purissima.
Ancak kuyunun suyu sazlara geçirmiş ve sırrı yayılmıştır.Poi disse una preghiera al cielo: l'acqua si mutò in birra e le ossa si ricoprirono di carne.
Mahallenin hem içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi birleşiktir.Il locale sarà corredato di acqua e del luogo di comodo.
İçme Suyu yeterlidir.La loro acqua è potabile.
Suyun altında yapılan araştırmalar bütün dünyada büyük heyecan uyandırdı.Queste scoperte causarono una grande eccitazione in tutto il mondo.
Suyun kaynağının olduğu yerde yapay bir havuz vardır.Al centro dello spazio si trova posizionata una fontana artistica.
Taban suyu 1 m'den yakın olmamalıdır.Ovvero il lancio del pallone non è entro 1m dall'obiettivo.
Baraj yıllık 50 hm³'lük içme suyu sağlamaktadır.Inoltre, per tre volte alla settimana, poteva aggiungervi 50 gocce d´acqua di fonte.
Bir de suyun olsaydı...Se anche il sole...
Dicle, marttan mayısa kadar üç ay içinde, bütün yıl akıttığı suyun hemen yarısını akıtır.Verso il mese di maggio, i nidiacei hanno già completato metà del loro sviluppo.
Suyu açık bırakma.Не оставляй воду текущей.
Tom üç şişe üzüm suyu aldı.Том купил три бутылки виноградного сока.
Balık suyun dışında yaşayamaz.Рыба не может жить вне воды.
Şeker, suyun içinde eritilir.Сахар растворим в воде.
Tom şişeyi içme suyuyla doldurdu.Том наполнил бутылку питьевой водой.
Yağmur suyu sıcak bir günde buharlaşıyor.Дождевая вода испаряется в жаркий день.
Portakal suyu içiyorum.Я пью апельсиновый сок.
Suyu korumamız gerkiyor.Нам надо беречь воду.
Bana, turşu suyunu uzat.Передай мне маринованные огурцы.
Nehirde kürek çekmeye devam ettikçe, suyun berraklığı beni afallattı.Чистота воды поражала меня, пока я продолжал грести по реке.
Elma suyu içersin.Ты пьёшь яблочный сок.
Bu nedenle, analogu olmayan suyun en etkili saflaştırmasıdır.Поэтому это самая эффективная очистка воды, которая не имеет аналогов.
2006 yılında, şirket Ukrayna'da meyve suyu pazarının% 45.6'sını tutmuştur.По итогам 2006 года компания занимала 45,6 % рынка соков на Украине.
Adı soğutma suyu anlamına gelir.Её имя означает «прохладная вода».
Ak (Ağ): Suyu, gökyüzünü, iyiliği, dayanışmayı, çift rakamları içerir.Обитает он в различных быличках под водой, землёй, в горе или на ней, либо на небе.
Kurma (Kurbağa): Tufan esnasında suların altına batmış olan yeryüzünü suyun üzerine çıkartır.И пусть из-под корней твоих течет источник, скрытый в земле, и пусть даст Нам воду утолить жажду».
Bu geleneksel Kore bahçelerinde suyun önemine dikkat çeker.В нём подчёркивается важность воды в традиционных садах.
Nadiren suyun içinde bulundukları gözlemlenmiştir.Потом они увидели змею, последовали за ней и вышли к источнику воды.
Ana madde: Deniz bakteriyofajları Bir çay kaşığı deniz suyu yaklaşık bir milyon tane virüs içermektedir.Чайная ложка морской воды содержит около миллиона вирусов.
Finlandia, Finlandiya'da üretilen altı sıralı arpa ve buzul kaynak suyundan üretilen bir votka türüdür.Finlandia — водка, изготовляемая в Финляндии из шестирядного ячменя и талой ледниковой воды.
Marge bir sabah koşusu sırasında ücretsiz "Bilim Suyu" örneklerini sunan bir stant görür.Мардж выходит на пробежку однажды утром и обнаруживает стенд, предлагающий бесплатные образцы «Научной воды».
Suyunu yut ve ey gök, sen de tut.”Ve su çekildi.О небо, перестань!“ Вода спала, и свершилось веление.
Bu şekilde suyun yoğunlaşması önlenerek merceklerde ve prizmalarda buğulanmanın önüne geçilmiş olur.Ему молятся о ниспослании дождя во время засухи и всяких нестроениях.
Birkaç ay içerisinde suyu süzülen peynirin rengi kokusu ve tadı değişir.В течение месяца сыр пропитывается жидкостью, которая придаёт ему вкус и аромат.
İçine 2 yemek kaşığı tereyağı, 2 tabletlik et suyu ilave edilir.Я попросила принести мне стакан воды и две таблетки аспирина.
Portakal suyu evinde değil çünkü orada Lucky Strike sigarası kullanılmaktadır (13).Не в доме, где пьют сок, потому что там курят Lucky Strike (13).
Celâleddîn-i Süyûtî (Câmi'ussagîr) "Allahü teâlâ bütün insanlar arasından beni seçti.Сам Господь… даровал мне (колонию), чтобы сделать ее семенем (Богоизбранного) народа».
Daha sonra suyu sıkılır.Вскоре это надоедает.
Köyün içme suyu şebekesi ve ] şebekesi] vardır.Вода и земля (水地).
Çökme şiddetli yağmur suyunun artırdı.Когда дождь начинался, то они умывались дождевой водой.
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.Изначально на месте, где сейчас расположено село Крутое, был большой пустырь.
Suyu ücretsizdir.Воды безнапорные.
Suyu tuzludur.Вода солёная.
Suyu çok tatlı olduğu içinde Tatlıpınar denmiştir.Там он обнаружил незамерзающий источник, воды которого имели солоноватый вкус.
Suyu çok sever.Не очень любит воду.
(Bir nehrin suyunun kara olması, çamurlu, kahverengi olması anlamındadır.)Это могут быть большие реки с мутной (или белой) водой и слабым течением.
İçme suyu dağ kaynaklarından gelmektedir.Питьевую воду собирают из горных источников.
Konya'ya içme suyu getirtti.Он попросил Вики налить воды.
Köyün [[içme suyu şebekesi varkanalizasyon şebekesi yoktur.Примечание: -* - в аренде водохранилищ нет.
Tencere dibinde bir miktar suyu/yağı kalmışsa onu da üzerine gezdirin.При котором горячий нагретый воздух выводит из волокон изделия воду, унося её с собой.
Su yüzüne dönerek çıkar ve yalnızca derin dalış yapacağı zaman kuyruğunu suyun dışına belirgin olarak çıkarır.Когда он наклонился над водой и погрузил пальцы в своё отражение, вода всколыхнулась в стороны.
Mükemmel kalitede içme suyu Almanya'da ülkenin he yerinde herhangi bir zaman temin edilebilmektedir.Членам клуба гарантируется срочная техническая помощь в любой точке Германии в любое время суток.
Portakal suyu, portakalın işlenmesiyle elde edilen meyve suyudur.Апельсиновый сок — продукт, получаемый из апельсинов.
Mahallenin [[içme suyu şebekesi vardır.kanalizasyon şebekesi yoktur.Обитает в стоячих водоёмах, где нет условий для существования других хищников.
İçme suyu ve her türlü erzak yakında bulunan adalardan taşıma yoluyla temin edilebilmektedir.По ним и между ними как по фитилю движется вода.
Celsius derecesinde ise 0 noktası suyun erime/donma noktası olarak alınmıştır.В частности, на шкале Цельсия за 0 произвольно принята точка замерзания воды.
Gutta cavat lapidem non vi, sed sæpe cadendo Suyun taşı delmesi gücünden değil sürekliliğindendir.(Gutta cavat lapidem non vi, sed saepe cadendo — «капля камень точит не силой, а частым паденьем».
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod