şüpheli ile cümle

şüpheli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un olmayacağından şüpheliyim.I doubt Tom will be absent.
Tom'un korkacağından şüpheliyim.I doubt Tom will be afraid.
Tom'un bunu yapmaya razı olduğundan şüpheliyim.I doubt Tom will consent to do that.
Bana böyle şüpheli bir gözle bakma!Do not look at me with such a suspicious eye!
Tom'un bunu yapacağından cidden şüpheliyim.I seriously doubt Tom will do that.
Tom'un orada olacağından cidden şüpheliyim.I seriously doubt Tom will be there.
O biraz şüpheli görünmüyor mu?Doesn't that seem a little suspicious?
Tom'un gerçekten söylediği şeyi kastettiğinden şüpheliyim.I doubt that Tom really meant what he said.
Tom'un gelip gelmeyeceğinden şüpheliyim.I'm doubtful whether Tom will come.
Tom artık bir şüpheli değil, değil mi?Tom isn't a suspect anymore, is he?
Tom'un Mary'ye gerçekten neler olduğunu söyleyeceğinden şüpheliyim.I doubt that Tom will tell Mary what really happened.
Tom'un hikayesinin doğru olduğundan şüpheliyim.I doubt that Tom's story is true.
Tom şüpheli, değil mi?Tom is dubious, isn't he?
Tom bir şüpheli, değil mi?Tom is a suspect, isn't he?
Tom ve Mary şüpheliler.Tom and Mary are suspects.
Tom'un hatırlayacağından şüpheliyim.I doubt Tom will remember.
Bunun Tom'un suçu olduğundan şüpheliyim.I doubt that it's Tom's fault.
Tom'un cinayetin şüphelileri arasında olduğuna şaşırmıştım.I was surprised that Tom was among the suspects in the murder.
Mary'nin o kadar aptal olacağından şüpheliyim.I doubt Mary would be that stupid.
Bir ceza davasında süpheli olarak tutuklandı.He was arrested as a suspect in a criminal case.
Şüpheli olarak gözaltına alındı.He was detained as a suspect.
Bunun olup olmayacağı şüpheli.It's doubtful whether that's going to happen.
Şüpheliler her şeyi inkar ederler.The suspects deny everything.
Oradaki adam, şüphelinin tarifiyle eşleşiyor.That man over there matches the suspect's description.
"Hande Yener'i taciz eden şüpheliye dava açıldı"."Hande Yener'i taciz eden şüpheliye dava açıldı".
1995 yılında polis memuru Kenny Conley silahlı bir şüpheliyi kovalıyordu.In 1995, Officer Kenny Conley was chasing a shooting suspect.
Polis şüphelilerin bilgisi olmadan DNA numunesi toplayabilir ve bunu delil olarak kullanabilir.Police forces may collect DNA samples without a suspect's knowledge, and use it as evidence.
Ayrıca şüpheli hareket içinde olanları da durdurma niyetini açıkladı.It also explained its intent to stop anyone acting suspiciously.
Daha sonra "Güç İstenci" adlı kitabında toplanmak istenmişse de, bu kitap şüphelidir.Indeed, but for him it is doubtful whether either book would have been written."
Hikâye biraz şüphelidir.The story is somewhat suspect.
1844'ten beri Andrew Cross'un oğlu John’la şüpheli bir ilişkisi vardı.She had a shadowy relationship with Andrew Crosse's son John from 1844 onwards.
Şüpheliyi ararken Ethan elektrik kutusunu kullanarak kesik olan elektrikleri geri getirmeyi dener.While searching for the suspect, Ethan tries to restore power from an electrical box.
Daha sonra Herschel, M73'ü şüpheli bir küme olarak not etti.Moreover, Herschel noted that the designation of M73 as a cluster was questionable.
(Bu bilgi şüphelidir.Mahallenin adının Oğuzların Eymür boyundan geldiği sanılmaktadır.)If David thus calls him Lord, how is he his son?’
1983 yılında Green River cinayetlerinin baş şüphelilerindendi.He became a suspect in the Green River killings in 1983.
Olay sırasında birçok tanık şüpheliyi duymuştur ancak hangi dili konuştuğunu anlayamamıştır.Numerous witnesses heard a suspect, though no one agrees on what language was spoken.
"Onlarca yıllık Mr Cruel soruşturmasındayeni şüpheli"."New suspect in decades old Mr Cruel investigation".
Şüpheli ifadelerin listesi her sözcük grubu için alternatifler içeriyordu.The list of questionable phrases included alternative wording for each phrase.
Ayrıca İslam prensiplerinin saçma olduğunu açıkça söylemesi olayı şüphelidir.It may also be doubted that he openly declared the principles of Islam to be absurd."
Gaz idarelerinde, şüpheli sızıntıları soruşturma ve tamir etmek üzere sevkedilmiş mühendisler.In gas utilities, engineers who are dispatched to investigate and repair suspected leaks.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.There are many suspects.
Şüpheliler yasası 17 Eylül 1793'te oylandı.The Law of Suspects went to the vote on 17 September 1793.
Geride ise çözümlenemeyen pek çok soru ve şüpheli vardır.There are many possibilities and unanswered questions.
Bu sanal sunuculara giden herhangi bir trafik ise şüpheli bir durum olarak değerlendirilecektir.Any traffic going to these virtual servers can be considered highly suspicious.
Şüpheli olarak gösterilen kişilerin sayısı 1000’nin üzerindedir.For the first time the number of suspected cases are more than 1,000.
Bu tarih itibarıyla 86 şüpheli vakanın 59'u ölümle sonuçlanmıştı.This was because at the time, the Class 86 fleet was suffering from reliability problems.
Claire bu birden değişen talebi şüpheli bulmuş olsa da kabul ediyor.Even though Claire initially finds this change of heart suspicious, she accepts.
Sezar kitabında çarpışma uzun ve şiddetli olarak şüpheli başarı ile sürdürmüştür. demektedir.Caesar writes that "the contest long and vigorously carried on with doubtful success."
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.The suspect was placed in custody after surrendering to police.
Bununla birlikte, glikozillenmiş hemoglobin değerinin (HgbA1c) kesinliği de şüphelidir.The security value of tempered glass, however, is questionable.
Şüphelilerden biri Scott Ruffalo'nun rus ruleti oynarken kendi kendini vurduğunu iddia etti.It was widely reported that Ace killed himself playing Russian roulette.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Neither of them has an alibi and are both equally suspect.
Hastalıktan şüpheli hayvanlar hemen ayrı bir ahıra alınmalıdır.Animals suffering from this disease must be taken to a veterinarian immediately.
Olay incelendi ve şüpheliye ulaştıracak hiçbir kanıta rastlanmadı.This is disputed, and there is no evidence that they interbred.
Yaşaması şüphelidir.Its existence is doubtful.
Bu sayınn şüpheli olduğu düşünülüyor.This figure is suspect.
Bu durumda, bu adın doğruluğu şüphelidir.As a result, the validity of such a designation may be dubious.
İddia makamı tarafından soruşturma yargıçlarına beş olası şüphelinin adı verilmiştir.A case is heard by at least five judges.
Ve bu durumun onların içerisinde farklı olarak ortaya çıkacağından şüpheliydi.However, the importance of this effect appears to vary significantly across situations.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.Several legions, particularly those with members of doubtful loyalties, were simply demobilised.

İlgili Sayfalar