şüpheli ile cümle

şüpheli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
V. Philippe tacı şüpheli şartlarda almış ama hükümdarlığında "güçlü ve tanınmış" bir kral olmuştur.國內方面,腓力五世證明了他是一個“強大和受歡迎的國王” ,儘管繼承時的不明朗形勢和持續的歉收。
300.000'in üzerinde polisin soruşturmada yer aldığı olayda 3.000'in üzerinde şüpheli sorgulandı.当时,在警方由公众提交的嫌疑犯名单上边有超过900,000个名字。
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.因此分别效忠于兄弟俩人的势力出现了紧张的对立情绪。
Subay için, o şüpheli görünüyordu.但他一心想当官。
Şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçlamasından dava açıldı.有“店大欺客”之嫌疑。
Şüpheli değildir.汝何疑焉。
Bu nedenle şüpheliler listesindedirler.疑似者繫之。
Kontrol şüphelileri deşifre eder.”阿保机解除怀疑。
Kokunun şüpheliden geldiğine inanırlar ve onu yakalamak için ayrılırlar.简定帝怀疑他们有异心,将他们逮捕处死。
Saldırıdan sonra 52 yaşındaki bir şüpheli gözaltına alındı.사건 발생 직후 범죄와 연루된 52세 남성이 체포됐다.
Daha sonra şüpheliler karşımıza çıkar.고황후는 다음의 인물들을 가리킨다.
(Bu bilgi şüphelidir.Mahallenin adının Oğuzların Eymür boyundan geldiği sanılmaktadır.)시호를 원(原)이라 하였고, 아들 유용이 작위를 이었다.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.여러 군단들, 특히 충성심이 의심되는 군대는 완전히 해산되었다.
1844'ten beri Andrew Cross'un oğlu John’la şüpheli bir ilişkisi vardı.에이다는 연구를 위해 친분을 맺은 과학자 앤드루 크로스(Andrew Cross)의 아들, 존 크로스와 1844년부터 부적절한 관계를 맺기 시작하였다.
Kokunun şüpheliden geldiğine inanırlar ve onu yakalamak için ayrılırlar.그 뒤 소하에게 잡혀와서 그들이 족자를 노리는 배후라는 걸 알아챈다.
Ve bir kız evlat Joan, ki onun babasının kim olduğu şüpheliydi.아이의 아버지는 유력 인사였고, 아이의 아버지가 누구냐 하는 것은 그녀 자신만이 알고 있었다.
İki şüpheli daha sonra kaçtı.이후 2명의 용의자가 체포 되었다.
Yaşaması şüphelidir.첫째, 의심.
II. Hattuşili dönemine ait hiçbir belge ve mühür bulunmamış olması varlığını şüpheli hale getirmiştir.기묘사화 당시 조광조 등을 구명하지 않은 일로 비판과 성토의 대상이 되었다.
Şüpheliler itiraf ediyordu ama bunu ispat edemiyordu.서독 선수들은 항의했으나 받아들여지지 않았다.
Bu durumda, bu adın doğruluğu şüphelidir.일각에서는 그 존재 자체를 의문시하기도 한다.
Yaşaması şüphelidir.קיומה מוטל בספק.
Geriye kalan kadın şüpheli ise polise teslim oldu.אחרי התקיפה הסגיר עצמו לידי המשטרה.
Katie Findlay'ın canlandırdığı Rebecca Sutter: Lila Stangard cinayetinde şüpheli olan, Wes'in gizemli komşusu.רבקה סאטר (קייטי פינדלי): השכנה המסתורית של וס, חשודה ברצח של לילה סטנגרד.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.כך, ששני הצדדים הפכו נוקשים, ואינם מתפשרים על עמדותיהם.
Ortada ise birçok şüpheli vardır.רבים הם התארים המפוקפקים .
Ancak iki şüpheli delil yetersizliğinden serbet bırakıldı.שתי האשמות אלו התבררו כחסרות הוכחות מספיקות.
Biyopsi: Şüpheli bölgelerden örnek alınması işlemidir.במידת הצורך נעשית ביופסיה במטרה לבדוק אזורים חשודים.
Kokunun şüpheliden geldiğine inanırlar ve onu yakalamak için ayrılırlar.המפתח אובד להם בנחיתה והם מתפצלים כדי למצוא אותו.
Ancak, bu raporun güvenilirliği ve Gesta Hungarorum'daki büyük prenslerin listesi şüphelidir.על יחסיו של אלפרד הגדול עם הנסיכים הקלטיים בחציו הדרומי של האי ישנו מידע רב יותר.
2007 senesinde bir kadın kendisini takip etmekten şüpheli bulunduğu için tutuklanmıştır.בשנת 2007 נפתחה חקירה נגד בשארה בחשד שריגל לטובת חזבאללה.
Jūs abejojote, ar aš teisus. : Doğru yaptığım konusunda şüpheliydin.כיוונתי היטב...ידעתי שאני צודק...
Ama bu başarının ne kadar devamlı olacağı şüphelidir.לא ברור עד כמה האפקט נשמר לאורך זמן.
Şüpheli, bir ceza muhakemesi terimidir.הארי חושד שהיורש הוא מאלפוי.
Kontrol şüphelileri deşifre eder.איתור מחרוזות חשודות.
7 Şubat 1987 günü oyunun 77. gösterisinden sonra, sahnelendiği Şan Tiyatrosu şüpheli bir biçimde yandı.След като мюзикъла е представен 77-ми път, театърът е изгорял по подозрителен начин.
Ayrıca İslam prensiplerinin saçma olduğunu açıkça söylemesi olayı şüphelidir.Вменяват му посмъртно и репликата, че ислямските религиозни принципи са нелепи.
Subay için, o şüpheli görünüyordu.Бил заподозрян за комитаджия и е запрян.
Tarihsel varlığı şüphelidir.Приемствеността е безспорна.
Ancak şüpheliyi cinayetlere bağlayacak herhangi bir somut kanıtları yoktur.При някои заподозрени има само косвени доказателства.
Sarı mayo'nun başlangıç tarihi ile ilgili bilgiler şüphelidir.Сведенията за първите години на да Гама са оскъдни.
Anna İki haftadan fazladır evden uzak olmasına rağmen baş şüpheli idi.Въпреки че Намибия е независима страна от близо две десетилетия, тя все още е зависима икономически от ЮАР.
Ayarladığı adam şüpheli tavırlarla kıraathaneye gelir.Той започва да събира представители на вида с маниакално усърдие.
Şüpheliler itiraf ediyordu ama bunu ispat edemiyordu.To je povjerila ispovjedniku, ali nije joj vjerovao.
Subay için, o şüpheli görünüyordu.Prikazalo ga se sumnjivim.
Şüphelinin neden siyah tenli olarak anons edildiği bilinmiyor.Nije poznato zašto je taj istaknuti autor želio ostati anoniman.
İddia makamı tarafından soruşturma yargıçlarına beş olası şüphelinin adı verilmiştir.Članak nudi pet mogućih mišljenja sudaca.
Angel ise, tüm sorunun bu olduğundan şüphelidir.Marple sumnja da su njihovi identiteti upitni.
Bu durum fotoğraf yorumunun şüpheli olduğunu düşündürmektedir.Katke sa ich správanie zdá veľmi podozrivé.
Hastalıktan şüpheli hayvanlar hemen ayrı bir ahıra alınmalıdır.V prípade pastvového chovu sa v tejto chvíli choré jedince izolujú od stáda.
Tarihsel varlığı şüphelidir.Njen zgodovinski obstoj je precej vprašljiv.
Şüpheli, haramın en yakın komşusudur.Prleško narečje je najbližji sorodnik prekmurščine.
Ve bir kız evlat Joan, ki onun babasının kim olduğu şüpheliydi.Mladeničeva mama - oseba, ki je vedela sinu povedat kakšen je strah.
Subay için, o şüpheli görünüyordu.Njemu podrejeni uradnik je bil asekretis.
İki şüpheli daha sonra kaçtı.Du įtariamieji po šio įvykio pabėgo.
Yaşaması şüphelidir.Todėl jų egzistavimas yra abejotinas.
Bu nedenle şüpheliler listesindedirler.Duomenys aprašomi sąrašais.
Tarihsel varlığı şüphelidir.Dalies klasifikacija abejotina.
Aylarca fiziksel ve psikolojik terapi gördükten sonra; şüpheli kişi bulunur ancak onu teşhis etmeyi reddeder.Kitus kelis mėnesius ji praleido psichologiškai ir fiziškai sveikdama, tada ją paliko vaikinas.
Kod analizinde dosyanın makine kodu, şüpheli görünen bir şey olup olmadığını görmek için analiz edilir.Koodi analüüsimises vaadatakse läbi faili masinkood, et näha, kas seal on midagi kahtlast.

İlgili Sayfalar