şüpheci ile cümle
şüpheci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bana Mary'nin şüpheci olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was skeptical.
Eminim, Tom şüpheci olacak.Tom is going to be skeptical, I'm sure.
Tom çok şüpheci olduğunu söyledi.Tom said that he was very skeptical.
Tom Mary'nin şüpheci göründüğünü söyledi.Tom said that Mary looked skeptical.
Tom şüpheci olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't skeptical.
Tom, Mary'nin şüpheci olduğunu söyledi.Tom said that Mary was skeptical.
Neden her zaman bu kadar şüphecisin?Why are you always so skeptical?
Tom şüpheci olduğunu söylüyor.Tom said that Mary is skeptical.
Tom şüpheci olduğumu biliyordu.Tom knew that I was skeptical.
Neden şüphecisin?Why are you skeptical?
Tom gerçekten şüpheci olduğunu söyledi.Tom said that he was really skeptical.
Tom hâlâ bu konuda şüpheci.Tom is still skeptical about that.
Tom bunun hakkında şüpheci.Tom is skeptical about that.
Tom şüpheci değildi ama Mary şüpheciydi.Tom wasn't skeptical, but Mary was.
Tom'un şüpheci olacağını sanmıyordum.I didn't think Tom would be skeptical.
İlk başta şüpheci olduğumu itiraf ediyorum.I admit I was skeptical at first.
Tom şüpheci davranıyor.Tom is acting suspiciously.
Tom şüphecidir, ancak Mary değildir.Tom is skeptical, but Mary isn't.
Tom şüpheci değildir ama Mary öyledir.Tom isn't skeptical, but Mary is.
Tom bana, Mary'nin şüpheci olacağını söyledi.Tom told me that Mary would be skeptical.
Tom çok şüpheci oldu.Tom became very skeptical.
Tom'un bu kadar şüpheci olacağını sanmıyordum.I didn't think Tom would be so skeptical.
Sami, Leyla hakkında çok şüpheciydi.Sami was very suspicious about Layla.
Tom neden şüpheci?Why's Tom skeptical?
Tom şüpheci, değil mi?Tom is skeptical, isn't he?
Tom bunun hakkında şüpheci, değil mi?Tom is skeptical about that, isn't he?
2016 itibarıyla bazı gözlemciler şüpheci olmaya devam ediyor.As of 2016, some observers remain skeptical.
Stanley "Stan" Uris: Stan grubun en şüpheci üyesidir.Stanley "Stan" Uris Stan is the most skeptical member of the Club.
Kendrick Frazier, editör, Şüpheci Inquirer.Kendrick Frazier , editor, Skeptical Inquirer.
Kendi tınısına şüphecileri bile dans ettiriyor.She makes sceptics dance to her tune.
En sonunda karısının ne kadar akıllı ve şüpheci olduğunu anlar ve kavuşmalarını anlamlılaştırır.She's gonna show you just how confident and comfortable she is.
Ona göre kesin bilgi mevcuttur, şüphecilik ise bir yöntem mahiyetindedir.Indeed, knowledge is a form of worship and a form of jihad."
"Tanrı var mı bilmiyorum; ancak şüpheci olmayı tercih ediyorum.""I do not know whether God exists but I'm inclined to be skeptical."
Biraz şüpheci davranmanız gerektiğidir.That you should be somewhat sceptical.
Tabi sizin de şüpheci olmanız gerek.And your job today is to be skeptical.
Ama insanlar, hem şüpheciler ve müminler, o gün dikkat çekici Girişken.But people, sceptics and believers alike, were remarkably sociable all that day.
Peki, bazılarınız biraz şüpheci gözüküyor.Some of you are looking a little bit skeptical.
Fakat, aynı zamanda bir şüpheciyimdir.But I'm also a skeptic.
Projenin yarısına gelindiğinde, şüpheciler dedi kiAnd halfway through the project, skeptics said,
O bir lisans ekonomi hakkında şüpheci oldu.He became skeptical about Economics as an undergraduate.
Yavaş yavaş bir gazeteci olarak gazetecilik hakkında şüpheci oldu.I gradually became skeptical about journalism as a journalist.
Bu kadar şüpheci olma !Did I say he is?
Beni sarhoş edip kaçacak mısın? Çok şüphecisin. Annen çıkmama izin vermez ki.Get me drunk and run away? you're so suspicious. your mother wouldn't let me past.
Şimdi bu şüpheciliği anlarım.Now I get this skepticism.
O bana hiç bakmadan, şüpheci başını salladı.He shook his head sceptically without looking at me.
Malesef, şüpheciler değişik yönlerden geliyor.BG: Well, unfortunately, the skeptics come in different camps.
Şüphecilik ve tevazuya sahip olmalısınız.You've got to have skepticism and humility.
Şüphecilik, çünkü her zaman sorgulayıcı olmalısınız.Skepticism, because you must always be challenging.
İnsanlar bana böyle şeyler söylediğinde her zaman biraz şüpheciyimdir:I'm always a bit skeptical when people say things like that.
Fakat yine de, işverenler şüpheci yaklaşıyorlardı.Ama hala işverenler şüpheliydi. Eğitim, nitelik, 10.sınıfı geçme.
Neredeyse en korkulan şüpheci James Randy.Well almost, fearsome and skeptic, James Randy.
İyileştirebilirse, bunun benim gibi şüpheci doktorları ikna edecek bir bilimsel kanıtı var mı?And if so, is there any scientific evidence to convince skeptical physicians like me?
Gittikçe daha çok paranoyak, kıskanç, sahiplenici, şüpheci oluyordum.And I became more and more paranoid, jealous, possessive, suspicious,
Ya eğer böyle şüpheci olduğumdansa. Bir yığın casus romanı falan okurum ben. Ya eğer--(Gülmeler)Well, what if -- because I'm suspicious like that.
Şüphecilik bittiğinde Siz Spiritüel Dünya'da uyanıyorsunuz.Skepticism ends when you wake up in the spiritual world.
Ama hala yüzünüzden biraz şüpheci yaklaştığınızı anlayabiliyorum.But I can see in your faces that you're still a little bit skeptical.
Ne de olsa şüpheci biriyim.But then, I am a skeptic.
İnanmak doğam bir şey. İnanmamak, şüphecilik, bilim ise doğal değil.Belief is natural; disbelief, skepticism, science, is not natural.
Biz uluslararası emir çok şüpheciAnd that was to be the League of Nations.
Ve hala süpheciydi.And she was still skeptical.