şükran ile cümle

şükran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››De som holder sig til de tomme avguder, de forlater sin miskunnhet*. / {* sin miskunnelige Gud; SLM 144, 2.}
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Ich aber will mit Dank dir opfern, mein Gelübde will ich bezahlen; denn die Hilfe ist des HERRN.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››나는 감사하는 목소리로 주께 제사를 드리며 나의 서원을 주께 갚겠나이다 구원은 여호와께로서 말미암나이다 하니라
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Kteříž ostříhají marností pouhých, dobroty Boží se zbavují.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Ne, jotka kunnioittavat vääriä jumalia, hylkäävät armonantajansa.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Quelli che onorano vane nullità abbandonano il loro amore
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Tí, ktorí pozorujú na klamné márnosti, opúšťajú svoju milosť.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Αλλ' εγω θελω θυσιασει προς σε μετα φωνης αινεσεως θελω αποδωσει οσα ηυχηθην η σωτηρια ειναι παρα του Κυριου.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››Но аз ще принеса жертва с хвалебен глас; Ще отдам това, което съм обрекъл. Спасението е от Господа.
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››ואני בקול תודה אזבחה לך אשר נדרתי אשלמה ישועתה ליהוה׃
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››اما انا فبصوت الحمد اذبح لك واوفي بما نذرته. للرب الخلاص
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››但 我 必 用 感 謝 的 聲 音 獻 祭 與 你 . 我 所 許 的 願 、 我 必 償 還 。 救 恩 出 於 耶 和 華
Ama şükranla kurban sunacağım sana, Adağımı yerine getireceğim. Kurtuluş senden gelir, ya RAB!››但 我 必 用 感謝 的 聲音獻 祭與 你 . 我 所許的願 、 我 必償還 。 救恩 出於 耶和華
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››a hovorili: Ameň. Dobrorečenie a sláva a múdrosť a vďaka a česť a moc a vláda našemu Bohu na veky vekov. Ameň.
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››가로되 아멘 찬송과 영광과 지혜와 감사와 존귀와 능력과 힘이 우리 하나님께 세세토록 있을찌로다 아멘 하더라
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››ויאמרו אמן הברכה והכבוד והחכמה והתודה וההדר והכח והעז לאלהינו לעולמי עולמים אמן׃
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››قائلين آمين. البركة والمجد والحكمة والشكر والكرامة والقدرة والقوة لالهنا الى ابد الآبدين. آمين
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››說 、 阿 們 . 頌 讚 、 榮 耀 、 智 慧 、 感 謝 、 尊 貴 、 權 柄 、 大 力 、 都 歸 與 我 們 的 神 、 直 到 永 永 遠 遠 。 阿 們
‹‹Amin! Övgü, yücelik, bilgelik, Şükran, saygı, güç, kudret, Sonsuzlara dek Tanrımızın olsun! Amin!››說 、 阿們.頌讚 、 榮耀 、 智慧 、 感謝 、 尊貴 、 權柄 、 大力 、 都歸與 我 們 的 神 、 直 到 永永遠遠 。 阿們
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.And though we haven't got a bankful, we can still be thankful that here, that here we are!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.A přestože nejsme zámožní, můžeme být vděční, že zde, že zde jsme my!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.Chiar dacă nu avem de toate, putem fi mulţumiţi că suntem aici!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.Dan meskipun kita tak punya berlebihan, kita tetap dapat bersyukur bahwa di sini kita bersama!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.Dù chúng ta không có cả một ngân hàng chúng ta có thể biết ơn rắng nơi đây, nơi đây chúng ta
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.E anche se non siamo ricchi, possiamo essere contenti di essere qui!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.E embora não tenhamos um "rio a transbordar" ainda podemos ser gratos Que aqui, estamos juntos!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.Et bien que nous n'ayons pas beaucoup d'argent Nous pouvons tojours être reconnaissants, d'être ici!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.I choć nie mamy wiele możemy być wdzięczni że oto jesteśmy razem
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.Ja vaikkei paljoa olekaan, onneamme kiitellään, että tässä, että tässä olla saamme!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.Och även om vi saknar mycket- kan vi ändå leva lyckligt- för att här- är där vi är!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.Und obwohl wir nicht viel Geld haben, können wir dankbar sein, hier, hier zu sein!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.Y aunque no tengamos un banco, podemos estar también agradecidos ¡de que aquí, aquí estamos!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.И макар пари обилни не държим, можем пак да се благодарим, Че сме тук, че ни има!
Bankalarca paramız olmasa da, yine de şükran duyuyoruz ki işte buradayız.感謝しています そう 私達はここに居るから
Bayanlar ve baylar, çok teşekkür ederim. Şükran.신사 숙녀 여러분 대단히 감사합니다.
Bayanlar ve baylar, çok teşekkür ederim. Şükran.גבירותי ורבותי, תודה רבה לכם. שוקראן.
Bayanlar ve baylar, çok teşekkür ederim. Şükran.سيداتي وسادتي، شكرا جزيلا. شكرا.
Bayanlar ve baylar, çok teşekkür ederim. Şükran.(拍手)
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Có thể bạn nghĩ tới các trò chơi bảng chán khủng khiếp mà chúng ta bị bắt chơi trong các dịp Lễ Tạ Ơn.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.여러분은 엄청나게 지겨운 보드게임을 생각할지도 모르죠. 추수감사절에 우리를 인질로 잡아버리는 그런 지겨운 게임이요.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Misschien denk je aan de oersaaie bordspellen die ons gijzelen tijdens de feestdagen.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Oder Sie denken an die unglaublich langweiligen Brettspiele, denen man an Feiertagen nicht entkommt.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Poate te gandești la jocuri de societate, tragic plictisitoare, care ne ţin ostatici de Ziua Recunoştinţei.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Talán a tragikusan unalmas társasjátékok jutnak eszedbe, amik Hálaadás környékén ejtenek túszul.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Talvez pensem nos jogos de tabuleiro imensamente aborrecidos de que nos fazem reféns nas alturas festivas.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Може би си мислите за трагично скучните игри на дъска, които се провеждат в Деня на благодарността.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.Можливо, ви думаєте про катастрофічно нудні настільні ігри, які беруть нас у заручники на сімейні свята.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.אולי אתם חושבים על משחקי הקופסה המשעממים בצורה טראגית שמחזיקים אתכם בני ערובה בחג ההודיה.
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.ربما انت تفكر بالالعاب اللوحيه الممله اللتي تبقينا محتجزين في ايام الاعياد
Belki aklınıza Şükran Günü gibi zamanlarda bizi esir alan sıkıcı karton oyunlar geliyor.祝日に親戚で集まった時に やらされるようなタイプのね これはそのひどく退屈な ボードゲームの1つかもしれませんね
Benim hayatım, 11 yaşındayken etkilendi. Şükran günü; para yok, yemek yok.En mi propia vida, mi vida fue tocada porque cuando tenía once años, acción de gracias: sin dinero ni comida.
Birkaç yıl önce, Boston Globe'da Şükran günü üzerine yazılmış bir okur makalesinden.보스턴 글로브의 추수 감사절 사설에서 볼수 있습니다.
Birkaç yıl önce, Boston Globe'da Şükran günü üzerine yazılmış bir okur makalesinden.הנה דוגמה ממדור הדעות של ה"בוסטון גלוב" בחג ההודיה
Birkaç yıl önce, Boston Globe'da Şükran günü üzerine yazılmış bir okur makalesinden.من عناوين عدد يوم عيد الشكر في جريدة بوسطن العالمية
Birkaç yıl önce, Boston Globe'da Şükran günü üzerine yazılmış bir okur makalesinden."インディアンの生活は苦しいものであったが
Bir sonraki seviye, şükranın gösterilmesi, verilmesidir.¿Cómo podemos recibir cuando damos las gracias?
Böylece, 17 yaşımdayken, bir Şükran Günü dışarı çıktım.그래서 저는 17살이었던 추수감사절날
Böylece, 17 yaşımdayken, bir Şükran Günü dışarı çıktım.Alors, à l'age de 17 ans, je suis sorti un jour de Thanksgiving.
Böylece, 17 yaşımdayken, bir Şükran Günü dışarı çıktım.Aşa că, la 17 ani, am plecat de acasă de Ziua Recunoştinţei.
Böylece, 17 yaşımdayken, bir Şükran Günü dışarı çıktım.Così, quando avevo 17 anni, sono uscito nel giorno del ringraziamento.

İlgili Sayfalar