ızdırap ile cümle

ızdırap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Жодної вдаваної емоції, лише правдивий вияв страждань матері.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Тук няма да видите фалшиви емоции, просто автентичния израз на майчината агония.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.Тут вы не увидите поддельных эмоций, только подлинное выражение материнского горя.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.פה לא תראו שום רגש מזויף, רק את הביטוי הכנה של יגון של אמא.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.هنا سترى عدم وجود عاطفة كاذبة، التعبير الحقيقي لمعاناة الأم.
Burada hiç sahte duygu görmeyeceksiniz, sadece ızdırap içinde bir annenin gerçek ifadesi.母親の本物の悲痛な感情があるばかりです (ビデオ)エリン・ルニオン:私はこの陳述を
Çünkü , ilişkiye gidersen, bu büyük olasılık zihnin hayal gücünün tetiklemesiyle olacak, ızdırap çekeceksin.Mert ha kapcsolatra hajtasz, arra gyakran csak az elméd és a fantáziád késztet, és szenvedni fogsz.
Çünkü ızdırap çekme bu acıyı nasıl karşıladığımıza dayalıdır.El sufrimiento está basado en como nos encontramos con el dolor.
Çünkü ızdırap çekme bu acıyı nasıl karşıladığımıza dayalıdır.Оно основано на том, как мы эту боль встречаем.
Dedim ki " Izdırap içindeki bu dünyada yaşarken nasıl mutlu olabilirsiniz? "."Como posso ser feliz e viver neste mundo de sofrimento e viver neste mundo de dor?"
Dedim ki " Izdırap içindeki bu dünyada yaşarken nasıl mutlu olabilirsiniz? "."인생은 고통이라면서 어떻게 행복해지지?" 라고 생각했어요.
Dedim ki " Izdırap içindeki bu dünyada yaşarken nasıl mutlu olabilirsiniz? ".Zapytałam, jak można być szczęśliwym, żyjąc w świecie cierpienia?
Dedim ki " Izdırap içindeki bu dünyada yaşarken nasıl mutlu olabilirsiniz? ".אמרתי, "איך אפשר לשמוח ולחיות בעולם הזה של הסבל
Dedim ki " Izdırap içindeki bu dünyada yaşarken nasıl mutlu olabilirsiniz? ".قلت كيف تستطيع ان تكون سعيدا و تعيش في هذا العالم من المعاناة
Dedim ki " Izdırap içindeki bu dünyada yaşarken nasıl mutlu olabilirsiniz? ".いかに幸せになれると?" 私は幸せを無感覚や
Hayır, hepsi birer ızdırap abidesi.Ne, jsou plné trápení.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.2억명이 넘는 인구가 살면서 한번쯤은 말라리아로 고통을 받습니다.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.En permanence, plus de 200 millions de personnes en souffrent.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Hơn lúc nào hết, hơn 200 triệu người đang phải chịu đựng căn bệnh này.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.In ogni dato momento, ne soffrono 200 milioni di persone.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Lebih dari 200 juta orang setiap saat menderita karena malaria.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Mais de 200 milhões de pessoas a qualquer momento estão a sofrer dela.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Más de 200 millones de personas sufre en algún momento de este mal.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Op elk willekeurig moment lijden meer dan 200 miljoen mensen onder de ziekte.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Peste 200 de milioane de oameni sufera din cauza acesteia la un moment dat.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Ponad 200 mln osób cierpi na malarię.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Több mint 200 millió ember szenved tőle most is.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.V každém okamžiku jí trpí 200 milionů lidí.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.V každom okamžihu ňou trpí 200 miliónov ľudí.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Zu jedem Zeitpunkt leiden Über 200 Millionen Menschen an ihr.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Πάνω από 200 εκατ. άνθρωποι σε κάθε δεδομένη στιγμή υποφέρουν από αυτή.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Более 200 миллионов человек в любой момент одновременно страдают от малярии.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.Повече от 200 милиона хора във всеки момент страдат от нея.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.מעל 200 מיליון בני-אדם סובלים ממנה בכל רגע נתון.
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.فأكثر من 200 مليون شخص يعاني منها في كل لحظة
Her geçen saniye 200 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ızdırap ve acı çekiyor.ということは、感染地区の経済を回転させることは
Izdırap çekeceksin.Szenvedni fogsz.
Izdırap çekeceksin.Vas a sufrir.
Izdırap çekeceksin. Ve bu da, ilişki, kendi ruhsal keşfedişinin önüne geçecek ayrıca, bazı zaman.Vous allez souffrir et on va aussi... la relation se pose en obstacle à votre découverte spirituelle, parfois.
Izdırap çekme budur.Aceasta este suferinta.
Izdırap çekme budur.Esto es lo que se sufre.
Izdırap çekme budur.Вот что страдает.
Izdırap çekme daha çok psikolojiktir. Çünkü ızdırap çekme bu acıyı nasıl karşıladığımıza dayalıdır.Suferinta e mai mult psihica pentru ca suferinta se bazeaza pe modul cum primim durerea.
Izdırap çekme daha çok psikolojiktir.El sufrimiento es más psicológico
Izdırap çekme daha çok psikolojiktir.Страдание возникает в психике
Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.카톨릭교회에 모여서 고통받고 있는 것을 알았습니다.
Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı. Tüm bina tamamen tahrip olmuştu.Вони зібралися у католицькій церкві - будівлю було повністю знищено.
Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.התאספו בכנסיה קתולית כדי להימלט מהזוועה
Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.يعانون و متجمعون في كنيسة كاثوليكية
Izdırap içinde Katolik kilisesinde toplanıyorlardı.教会の建物は全壊していました
Izdırap ve acı çekme nereden gelir?¿De dónde vienen el dolor y el sufrimiento?
Izdırap ve acı çekme nereden gelir?Откуда исходят боль и страдания?
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.dan tanda-tanda kedukaan mereka.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.en hun verdriet.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.és a bánatuk jeleit.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.e segnali della loro disperazione.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.et leur détresse.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.i żałoby.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.ja merkkejä heidän surustaan.
ızdırap içinde olduklarını izliyorsunuz.jejich smutku.

İlgili Sayfalar