Ana içeriğe geç
Sözlük

ıy ile cümle

ıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O iyi bir üne sahiptir.He has a good reputation.
İyi bir üne sahip.He has a good reputation.
O iyi bir üne sahip bir adam.He is a man of good reputation.
O, hastaneler inşa etti ve Afrika halkının yaşamlarını iyileştirmeye yardımcı oldu.He built hospitals and helped the people of Africa improve their lives.
Fakir olmanın ne olduğunu o çok iyi bilir.He knows quite well what it is like to be poor.
O, çok iyi bir arkadaş değildir.He is not very good company.
O, babasının varlığında çok iyi gitar çalardı.He played the guitar very well in his father's presence.
O, karmaşık matematiksel problemleri çözmede iyidir.He is good at solving complicated mathematical problems.
O iyi bir yazar.He is a good writer.
O, iyi bir yazar olduğunu kanıtladı.He proved to be a good writer.
İyi bir dinleyici fakat kötü bir konuşmacı.He is a good listener but a poor speaker.
O bir avukat olarak iyi değil.He is no good as a lawyer.
O iyi durumda.He is well off.
O annesi kadar iyi bir piyanistti.He was as good a pianist as his mother.
O, kuzeydeki en iyi ailelerin birinden gelmiştir.He sprang from one of the best families in the north.
O oldukça kötü, çünkü kitabı iyi satmıyor.He is badly off, because his book doesn't sell well.
O, okulumuzda en iyi beyzbol oyuncusudur.He is by far the best baseball player at our school.
O, gerçekten iyi bir işçidir.He is a really good worker.
O gerçekten iyi durumda.He's really in good shape.
Onun Mahjong'da çok iyi olduğunu duydum.I hear he is good at mahjong.
Her şeyin iyi sonuçlanacağını söyledi.He said that everything would turn out well.
O iyi bir doktor.He is a good doctor.
O, çabucak iyileşiyor.He is getting better quickly.
O, beyzbolde iyidir.He is good at baseball.
Beyzbol oynamakta çok iyidir.He's very good at playing baseball.
O, sözü kadar iyidir.He is as good as his word.
Onun iyi bir kalbi vardır.He has a kind heart.
O açıkça konuştuğu için onu daha iyi severim.I like him all the better because he speaks frankly.
O iyi bir akademisyendir ve daha iyi olanı, iyi bir öğretmen.He is a good scholar, and what is better, a good teacher.
O iyi bir eğitim aldı.He received a good education.
Onun iyi eğitim avantajı var.He has the advantage of a good education.
O, iyi bir beyefendidir.He is a fine gentleman.
Ailesine iyi geceler dedi.He said good night to his parents.
O, yemek pişirmede iyidir.He is good at cooking.
Aklına iyi bir fikir geldi.He has hit upon a good idea.
O, iyi bir çocuğa benziyor.He looks like a good boy.
O iyi bir çocuk olmalı.He must be a good boy.
O iyi bir parça tavsiye verdi.He gave a good piece of advice.
O iyi bir konuşmacı.He is a good speaker.
O iyi bir spiker.He is a good speaker.
Onlardan iyi haber bekliyorum.I've been expecting good news from them.
Tatilleri sırasında çalışmaları onlar için iyidir.It is good for them to work during their vacation.
Onların birlikte iyi geçinmeyecekleri içime doğuyor.I feel in my bones that they will never get along well together.
Onlar daha iyi günler gördü.They have seen better days.
Onlardan hangisi daha iyi şarkı söyleyebilir?Which of them can sing better?
Onların fikirlerinin her biri hem iyi noktalara hem de kötü noktalara sahiptir.Each of their opinions has both good points and bad points.
Onların söylediğini yapsan iyi olur.You'd better do what they say.
Onların en iyi anı sahnede son görünüşleri.Their finest moment is their last appearance on stage.
Onların her ikisi de iyi öğrencilerdir.They are both good students.
Onların her ikisi de iyi öğretmenlerdir.They are both good teachers.
Onlar komşularına hep iyilikte bulunurlar.They always extend kindness to their neighbors.
Onlar birbirleriyle iyi geçinirler.They are on good terms with each other.
Onlar iyi bir çifttir.They are a good couple.
Onların komşuları ile iyi ilişkileri var.They are on good terms with their neighbors.
Onlar hemen başlamanın daha iyi olacağına karar verdiler.They decided that it would be better to start at once.
Onlara iyi bakılacak.They will be taken good care of.
Onlar gerçekten iyi vakit geçiriyorlar.They are having a really good time.
Onlar iyi arkadaş kaldı.They remained good friends.
Onlara iyi bakılıyor.They are well looked after.
Onlar Roma'da iyi zaman geçirmiş gibi görünüyorlar.They seem to have had a good time in Rome.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod