Ana içeriğe geç
Sözlük

ıy ile cümle

ıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, gençken çok iyi yüzebilirdi.He could swim very well when he was young.
Gençken, iyi kayabilirdi.He could ski well when he was young.
O gençken hali vakti daha iyiydi.He was better off when he was young.
O, efendisine iyi hizmet etti.He served his master well.
O iyi bir neden olmadan teklifimi reddetti.He refused my offer for no good reason.
O, çalışanlarına iyi davranır.He treats his employees well.
O, ağır hasta ve iyileşmesi olasılığı yok.He is seriously ill and unlikely to recover.
O, azar azar iyileşiyor.He is getting better bit by bit.
Yavaş yavaş iyileşecek.He will get better little by little.
O, yavaş yavaş iyileşti.He recovered little by little.
O hiç yüzemiyor ama kayak yapmaya gelince o en iyidir.He can't swim at all, but when it comes to skiing, he is the best.
O iyi bir ruh hali içerisindeydi.He was in good spirits.
O iyi gitar çalar.He plays the guitar well.
Bıçağı ve çatalı çok iyi kullandı.He handled the knife and fork very well.
O, İngilizcenin üstesinden iyi gelir.He can handle English well.
O, bir ata binmede iyidir.He is good at riding a horse.
Durumu yeterince iyi biliyor.He knows the situation well enough.
Onun iyi bir iştahı var.He has a good appetite.
O, aslında iyi bir adam.He is a good man at heart.
O, iyi karıştırmaz.He doesn't mix well.
Kendisi iyi bir yüzücüdür ayrıca güzel de tenis oynar.He is a good swimmer and also plays tennis well.
O iyi bir yüzücüdür ve ayrıca güzel tenis oynar.He is a good swimmer and also plays tennis well.
O, matematikte iyidir.He is good at mathematics.
Matematikte iyi bir not aldı.He got a good grade in mathematics.
O, iyi notlarıyla gurur duyuyor.He's proud of his good grades.
O iyi bir genç oldu.He grew up to be a fine youth.
Yıllar sonra iyi bir müzisyen oldu.He grew up to be a famous musician in later years.
Onun hali vakti eskisinden daha iyi.He is better off than he was.
O iyi bir çocuk ve daha da iyisi, çok yakışıklı.He is a good boy, and what is better, very handsome.
O, oğlunu iyi bir eğitim ile donatmak istiyor.He wants to equip his son with a good education.
O herkesten daha iyidir.He is better than anyone else.
Fiziksel durumu iyidir.He is in good physical condition.
O, iyi yapılıdır.He's well built.
O, üniversite çalışmasında iyi bir performans sergiliyor.He is doing well in his college work.
O iyi bir marangozdur.He is a good carpenter.
O büyük bir siyasetçi ve dahası iyi bir bilgin.He is a great politician, and, what is more, a good scholar.
O, uçurtmaları uçurmada iyidir.He's good at flying kites.
O hepsinden iyi.He is second to none.
Er ya da geç iyi bir avukat olacak.He'll make a good lawyer sooner or later.
O, Çinceyi çok iyi konuşur.He speaks Chinese very well.
Şehirdeki en iyi doktor olması gerekiyor.He is supposed to be the best doctor in the town.
O, uzun süredir iyi bir yemek yemedi.He has not eaten a decent meal in a long time.
Çağının en iyi yazarı olarak görülüyordu.He was regarded as the greatest writer of the day.
O, günden güne iyileşiyor.He is getting better day by day.
O, Japonya'da ne kadar uzun kalırsa Japoncası o kadar iyi olur.The longer he stays in Japan, the better his Japanese gets.
O Japon diniyle ilgili iyi bir bilgiye sahiptir.He has a good knowledge of Japanese religion.
O, Japonya'nın içişleri hakkında iyi bir bilgiye sahip.He has a good knowledge of the internal affairs of Japan.
O, Japonca'yı çok iyi konuşur.He speaks Japanese very well.
O, Japonya tarihine iyice aşina oldu.He got well acquainted with the history of Japan.
Gazeteleri iyice okudu.He had a good look at the papers.
Yaşına göre iyi bir sağduyusu var.He has good judgement for his age.
O atları iyi idare eder.He handles horses well.
O, atlarla ilgili iyi bir uzmandır.He is a good judge of horses.
O kısadır, ama basketbolda iyidir.He is short, but good at basketball.
Onunla konuşarak iyi eğlendi.He had a good time talking with her.
O, onun için yeterince iyi değildir.He isn't good enough for her.
O, ona iyi bir koca olacak.He will make her a good husband.
O, iyi bir hasat için şükretmedi.He didn't offer thanks for the good harvest.
Onun burnu onun en iyi özelliğidir.His nose is his best feature.
O iyi bir muhabir.He is a good correspondent.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod