Ana içeriğe geç
Sözlük

ıy ile cümle

ıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ben günbegün iyileşiyorum.I'm getting better every day.
Yeteneğimin en iyisine göre görevimi yapacağım.I will do my duty to the best of my ability.
Görevimi yapabildiğim en iyi şekilde yerine getireceğim.I will do my duty to the best of my ability.
Onu iyi bir işçi olarak buldum.I found him to be a good workman.
Onun yeni ve iyi bir fikir önereceğini umuyorum.I hope he will come up with a new and good idea.
Onunla çalışmak istemedim ama elimden gelenin en iyisini yaptım.I didn't want to work with him, but I made the best of it.
Ben ondan bir iyilik istedim.I asked a favor of him.
Ona elimden gelenin en iyisini yapacağımı söyledim.I told him that I would do my best.
Sanırım ona yardım etmemek daha iyi.I think it's better not to lend him a hand.
Arazi alma hakkında ona biraz iyi tavsiye verdim.I gave him some good advice about buying land.
Onu çok iyi tanıyorum.I know him like a book.
İyiliğinin karşılığında ona bir hediye verdim.I gave him a present in return for his favor.
Ben onun iyiliğine güvendim.I relied on his kindness.
O, piyanoyu benden daha iyi çalabilir.He can play the piano better than I.
Onun iyi bir öğretmen olduğunu düşünüyorum.I think him a good teacher.
Ben onu iyi bir öğretmen olarak kabul ediyorum.I regarded him as a good teacher.
Onu iyi hatırlıyorum.I remember him well.
Ben onu iyi tanıyorum.I am well acquainted with him.
Onunla ilgili iyi bir izlenimim var.I have a high opinion of him.
Onu en iyi arkadaşlarımdan biri olarak düşünüyorum.I think of him as one of my good friends.
Onu şehirdeki en iyi doktor olarak görmüştüm.I regarded him as the best doctor in town.
Umarım iyileşecektir.I hope she will get well.
Onunla ilgili iyi bir düşüncem vardı.I had a good opinion of her.
Ben onu çok iyi tanıyorum.I know her very well.
Onu iyi tanırım.I know her well.
Ben onu iyi tanıyorum. O benim arkadaşım.I know her well. She is my friend.
Onu en iyi arkadaşım olarak görüyorum.I look on her as my best friend.
Babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.I'm proud of my father being a good cook.
İyi göremiyorum.I can't see well.
Ben nesneleri sınıflandırmada iyi değilim.I'm not good at classifying things.
Annem kadar iyi yemek pişiremem.I cannot cook as well as my mother does.
Ben iyi bir yön duyusuna sahibim, bu yüzden kaybolmam.I have a good sense of direction, so I don't get lost.
İyi bir plan hazırladım.I've worked out a good plan.
Anne babama "İyi geceler" dileyip yatmaya gittim.I said "good night" to my parents and went to bed.
İyi bir İngilizce sözlüğüm var.I have a good English dictionary.
İyi bir sözlüğüm var.I have a good dictionary.
Ben de iyiyim.I'm fine too.
Gözlemlememiz için en iyi politika kendi işimizi önemsemektir.The best policy for us to observe is to mind our own business.
Akşam yemeğinden sonra şogi oynamak bizim için iyi bir düşünce.It is a good idea for us to play shogi after dinner.
Takımımız çok iyi yaptı.Our team did very well.
Futbol takımımızın iyi bir savunması var.Our football team has a good defense.
Çok iyi işim var.We have very good business.
Birbirimizle iyi geçinemeyiz.We don't get on well with each other.
Polisi aramamız daha iyi olurdu.We'd better call the police.
Polisi arasak iyi olur.We'd better call the police.
Açık havada iyi zaman geçirdik.We had a good time in the open air.
Burada otursak iyi olur.We had better sit down here.
Sınava hazırlanmaya başlasak iyi olacak.We had better begin to prepare for the test.
En iyisi sınava hazırlanmaya başlayalım.We had better begin to prepare for the test.
Onlarla aramız iyidir.We are on good terms with them.
Bizimle her şey iyidir.Everything is well with us.
Yağı kesip çıkarsan iyi olur.You had better cut out the fat.
Benim iyi görme yeteneğim var.I have good eyesight.
Ben testte iyi yapacağım.I will do well on the test.
Bir sınavı ilk bitiren öğrenci mutlaka en iyi notu almaz.The student who finishes an examination first does not necessarily get the best grade.
O dişi çektirmek için dişçiye gitsen iyi olur.You had better go to the dentist to have that tooth pulled out.
Dişçiye gitsen iyi olur.You had better go to the dentist's.
Babana kazadan bahsetmesen iyi olur.You had better not tell your father about the accident.
Önceden rezervasyon yaptırsak iyi olur.We'd better make a reservation beforehand.
İşlerin daha iyi olacağını düşündüm ama bu şekliyle daha kötü oluyorlar.I thought things would get better, but as it is, they are getting worse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod