İyi müzik dinlemeyi severim.I like listening to good music.
Benim iyi bir koltuğum var.I got a good seat.
Gece iyi dinlendim.I had a good night's rest.
En iyi elbiselerimi giyiyordum.I was wearing my best clothes.
İngilizceyi seviyorum ama iyi konuşamıyorum.I like English, but I cannot speak well.
Ben İngilizcede iyi bir not aldım.I got a good grade in English.
İngilizce konuşmada iyiyim.I am good at speaking English.
Ne yapsam daha iyi olur?What had I better do?
Ben şarkı söylemede iyiyim.I'm good at singing.
Şirket için elimden gelenin en iyisini verdim.I've given my best for the company.
Ben iyi vakit geçirdim.I had a good time.
İyi bir tatil umuyorum.I anticipate a good vacation.
İyi bir iş teklifi aldım.I received a good job offer.
Benim komşularla aram iyi.I'm on good terms with the neighbors.
Benim komşularla iyi ilişkilerim var.I'm on good terms with the neighbors.
Senden bir iyilik yapmanı istiyorum.I want to ask a favor of you.
Erkek kardeşini çok iyi tanıyorum.I know your brother very well.
Babanı çok iyi tanıyorum.I know your father very well.
Ben çok iyi bir fiyonk bağlayamam.I can't tie a very good knot.
Evlendikten sonra benim Japonca daha iyi oldu ve daha çok anlayabildim.After I got married, my Japanese got better and I could understand more.
Ben iyi sağlık için kutsandım.I am blessed with good health.
Ben kaynanamla iyi geçiniyorum.I'm getting along with my mother-in-law very well.
Bir dilenciden daha iyi değilim.I am no better than a beggar.
İyi bir koltuk bulacak kadar şanslıydım.I was lucky enough to get a good seat.
Ben son zamanlarda iyi hissetmiyorum.I have not felt well recently.
Son zamanlarda çok iyi hissetmiyorum.I've not been feeling very well lately.
Elimden gelenin en iyisini yapacağıma kesin karar verdim.I resolved I would do my best.
Ben bugün dünden çok daha iyiyim.I'm much better today than yesterday.
Geçen gece iyi bir rüya gördüm.I had a good dream last night.
Bir çocukken bile iyi yüzebiliyordum.I could swim well even when I was a boy.
Ben bir çocukken iyi yüzebiliyordum.I could swim well when I was a boy.
Ben en iyi yeteneğimle çalışacağım.I will work to the best of my ability.
Sahip olduğum en iyi mücevheri sattım.I sold the best jewel that I had.
Ben iyi bir öğretmen olduğumu biliyorum.I know that I am a good teacher.
İyi bir sağlığa sahip olduğum için, kendimi şanslı sayıyorum.I count myself lucky in having good health.
Duygularımı ifade etmede iyi değilim.I'm not good at expressing my feelings.
Arabamı satarak iyi bir kazanç elde ettim.I made a good profit by selling my car.
Elde herhangi bir iyi referans kitabım yok.I don't have any good reference book at hand.
Ben iyi bir uyku uyudum.I had a good sleep.
Şiiri elimden geldiğince iyi çevirdim.I translated the poem as best I could.
Ben iyi yüzebilirim.I can swim well.
İngilizceyi iyi konuşan bir kız tanıyorum.I know a girl who speaks English well.
İyi bir iştahım var.I have a good appetite.
Sanırım Shintaro İngilizceyi iyi konuşur.I think that Shintaro speaks English well.
Yeni sınıf arkadaşlarımla iyi geçiniyorum.I'm getting along well with my new classmates.
En iyi arkaşım olduğunu düşündüğüm adam tarafından aldatıldım.I have been deceived by the man who I thought was my best friend.
İnsanları çabucak değerlendirmede iyi değilim.I am not very good at sizing people up quickly.
Oldukça iyi bir yüzücü olduğumu düşündüm.I thought I was a fairly good swimmer.
Dürüstlüğün en iyi politika olduğunu düşünüyorum.I think that honesty is the best policy.
Ben doğuştan iyimserim.I am an optimist by nature.
İyimser bir doğam var.I am an optimist by nature.
Ben iyi bir denizciyim.I'm a good sailor.
Ben annemin kısa sürede iyileşmesini istiyorum.I want my mother to get well soon.
Yüzmede koşmaktan daha iyi değilim.I'm as bad at swimming as I am at running.
Doğaçlama konuşmada iyi değilim.I'm not good at speaking off the cuff.
Ben iyi bir yürüyücüyüm.I am a good walker.
Ben hiç iyi değilim.I am not well at all.
Erkek kardeşimle iyi geçinirim.I am on good terms with my brother.
Özel bir şekilde iyi hissediyorum.I feel good in a special way.
Etimi iyi pişmiş severim.I like my meat well done.