Ana içeriğe geç
Sözlük

ıss ile cümle

ıss kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bakın, eviniz ıssız bırakılacak!Оце ж оставляєть ся вам дом ваш пустий.
Bakın, eviniz ıssız bırakılacak!Се, оставляется вам дом ваш пуст.
Bakın, eviniz ıssız bırakılacak!הנה ביתכם יעזב לכם שמם׃
Bakın, eviniz ıssız bırakılacak!هوذا بيتكم يترك لكم خرابا.
Bakın, eviniz ıssız bırakılacak!看 哪 、 你 們 的 家 成 為 荒 場 、 留 給 你 們
Bakın, eviniz ıssız bırakılacak!看哪 、 你 們 的 家 成為荒場 、 留給 你 們
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Có lẽ hầu hết trong số các bạn nghĩ Siberia là một vùng đất lạnh lẽ, hẻo lánh, không thể sinh sống.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.De meesten van jullie zien Siberië waarschijnlijk als een koude, desolate, onleefbare plaats.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Despre Siberia majoritatea o considerați ca un loc rece, dezolat și de nelocuit.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Die Meisten von ihnen glauben wohl, dass Sibirien ein kalter, desolater und nicht lebenswerter Ort ist.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.대다수의 사람은 시베리아를 춥고 외로워 사람 살 곳이 아니라고 생각합니다.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.La Sibérie, la plupart de vous la voit probablement comme un lieu désolé, froid, invivable.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Quando pensate alla Siberia, probabilmente avete in mente un luogo gelido, desolato e invivibile.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Siberia, la mayoría de ustedes probablemente la conciban como un lugar frío, desolado e inhabitable.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Siberia yang mungkin ada di pikiran Anda adalah tempat yang dingin, terpencil, dan tidak dapat ditinggali.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Syberia kojarzy się wam prawdopodobnie z zimnym, opuszczonym, nieprzyjaznym miejscem.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Szibériáról legtöbbjüknek valószínűleg egy hideg, elhagyatott, lakhatatlan hely jut eszébe.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Τη Σιβηρία οι περισσότεροι από σας πιθανόν τη θεωρείτε ένα ψυχρό, έρημο, αβίωτο μέρος.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Большинство из Вас, наверное, воображает Сибирь холодной, отдаленной и непригодной для жизни.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.Може би повечето от вас си мислят за Сибир като студено, пусто, необитаемо място.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.קרוב לוודאי שאתם חושבים על סיביר בתור מקום קר, מבודד שלא ניתן לחיות בו.
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.تعتقدون معظمكم أن سيبيريا باردة , جرداء , غير صالحة للحياة .
Birçoğunuz Sibirya'yı soğuk, ıssız, yaşanmaz bir yer olarak düşünür herhalde.寒く 荒涼とした 住むに絶えない土地を思うでしょう しかし実際には 地球温暖化による気温上昇により
Böylece hiç ıssız olmuyorum.Dadruch bin ich niemals einsam.
Böylece hiç ıssız olmuyorum.Таким образом я никогда не одинок.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Akan terlihat bahwa pulau ini dikutuk.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Ale myslel si, že je neobydlený..?
Burayı ıssız ada sanıyordu.Alleen hij dacht Het was onbewoond.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Có vẻ như rằng hòn đảo này đã bị nguyền rủa.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Csak gondolta volt lakatlan.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Det ser ud til, at denne ø blev forbandet.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Det verkar som om denna ö var förbannade.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Mais il pensait l'île inhabitée
Burayı ıssız ada sanıyordu.Näyttää siltä, että tämä saari oli kirottu.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Numai el a crezut a fost pustiu.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Nur dachte er, die Insel sei unbewohnt.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Samo je mislil je bil nenaseljen.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Sembrerebbe che questa isola furono maledetti.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Wydaje się, że ta wyspa zostali przeklęci.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Zdá sa, že tento ostrov bol prekliaty.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Φαίνεται ότι αυτό το νησί ήταν καταραμένοι.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Здавалося б, що цей острів були прокляті.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Казалось бы, что этот остров были прокляты.
Burayı ıssız ada sanıyordu.Само той мислехме то е било безлюдно.
Burayı ıssız ada sanıyordu.يبدو أن هذه الجزيرة وقد لعن.
Burayı ıssız ada sanıyordu.それは、船長が言ったことだけです。
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.A dieťatko rástlo a silnelo duchom a bolo na pustinách až do dňa svojho ukázania sa Izraelovi.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Dete pa je raslo in se krepilo v duhu, in v puščavi je bilo do dne, ko se pokaže Izraelu.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Dítě pak rostlo a posilovalo se v duchu, a bylo na poušti až do dne zjevení svého lidu Izraelskému.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.아이가 자라며 심령이 강하여지며 이스라엘에게 나타나는 날까지 빈 들에 있으니라
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Vả , con_trẻ ấy lớn lên , tâm_thần mạnh_mẽ , ở nơi đồng vắng cho_đến ngày tỏ mình ra cùng_dân Y-sơ-ra-ên .
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Vả, con trẻ ấy lớn lên, tâm thần mạnh mẽ, ở nơi đồng vắng cho đến ngày tỏ mình ra cùng dân Y-sơ-ra-ên.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.А детенцето растеше и крепнеше по дух; и беше в пустините до деня, когато се яви на Израиля.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Младенец же возрастал и укреплялся духом, и был в пустынях до дня явления своего Израилю.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.Хлопятко ж росло та міцніло духом, і пробувало в пустині аж до дня явлення свого перед Ізраїлем.
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.ויגדל הילד ויחזק ברוח ויהי במדברות עד יום הראתו אל ישראל׃
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.اما الصبي فكان ينمو ويتقوى بالروح وكان في البراري الى يوم ظهوره لاسرائيل
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.那 孩 子 漸 漸 長 大 、 心 靈 強 健 、 住 在 曠 野 、 直 到 他 顯 明 在 以 色 列 人 面 前 的 日 子
Çocuk büyüyor, ruhsal yönden güçleniyordu. İsrail halkına görüneceği güne dek ıssız yerlerde yaşadı.那 孩子 漸漸長 大 、 心靈 強健 、 住在 曠野 、 直 到 他 顯明 在 以色列人 面前 的 日子
Daha da ötesi, daha önce ıssız bir adada yaşamamıştım.A co najważniejsze, nigdy nie mieszkałam na bezludnej wyspie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod