ısınma ile cümle
ısınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aşırı bir ısınma var.Een hoop warmte komt vrij.
Aşırı bir ısınma var.Eine Menge Hitze.
Aşırı bir ısınma var.많은 열이 발생하죠.
Aşırı bir ısınma var.Mendapat banyak panas.
Aşırı bir ısınma var.Mucha temperatura.
Aşırı bir ısınma var.Multă căldură.
Aşırı bir ısınma var. Sürtünme ısısı. Uçağın hızı saatte 29.000 km.Bardzo się rozgrzewa przez tarcie - przy szybkości 28 tys. km/h.
Aşırı bir ısınma var. Sürtünme ısısı.摩擦熱です 時速29,000キロで進みます
Aşırı bir ısınma var.Πολλή θερμότητα.
Aşırı bir ısınma var.Голямо нагряване.
Aşırı bir ısınma var.Сильно нагревается.
Aşırı bir ısınma var.חימום רב.
Aşırı bir ısınma var.الحار جداً
Aşırı karbondioksit, küresel ısınma dışında da sorunlara neden oluyor.El exceso de dióxido de carbono no sólo está causando el calentamiento global.
Aşırı karbondioksit, küresel ısınma dışında da sorunlara neden oluyor.과잉 이산화탄소는 지구온난화만 발생시키는 것이 아니라
Aşırı karbondioksit, küresel ısınma dışında da sorunlara neden oluyor.עודף בדו-תחמוצת הפחמן לא רק גורם להתחממות גלובלית,
Aşırı karbondioksit, küresel ısınma dışında da sorunlara neden oluyor.ثاني أوكسيد الكربون الزائد ليس فقط يقود الى الإحتباس الحراري،
Aşırı karbondioksit, küresel ısınma dışında da sorunlara neden oluyor.海水の酸性化など
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.A fost un timp de încălzire globală extrema Când dinozaurii încă dominau planeta.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Był to czas ogromnego globalnego ocieplenia, Kiedy dinozaury nadal rządziły planetą.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Det var en tidsperiod med extrem global värme, när dinosaurierna fortfarande härskade på planeten.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Era un periodo di profondo riscaldamento globale, Quando ancora i dinosauri dominavano il pianeta.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Es war eine Zeit extremer globaler Erwärmung, in der noch die Dinosaurier die Erde beherrschten.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Ez a drasztikus globális felmelegedés kora volt, mikor még a dinoszauruszok uralták a bolygót.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Het was een tijd van extreme opwarming van de aarde, De tijd dat dinosaurissen nog niet waren uitgestorven.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.그때는 지구가 매우 더운 때였고, 공룡이 아직 지구를 지배했다.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Se oli äärimmäisen lämpimän ilmaston aikaa, kun dinosaurukset vielä hallitsivat maailmaa.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.To je bil čas izjemnega globalnega segrevanja, ko so planetu e vladali dinozavri.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Ήταν μια εποχή έντονης θέρμανσης του πλανήτη. Όταν ακόμα δεινόσαυροι κυριαρχούσαν στον πλανήτη.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Било е време на екстремно глобално затопляне. Динозаврите били господари на планетата.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Тогда на планете было очень тепло и жили динозавры.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.Це був час екстремального глобального потепління,
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.זו הייתה תקופה של התחממות גלובאלית קיצונית, כשהדינוזאורים עדיין משלו על כדור הארץ.
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.كان عصر الاحتباس الحراري الأقصى عندما كانت الديناصورات مازالت تحكم الأرض،
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.呢個時間氣候暖化極之嚴重 恐龍仍然係地球嘅霸者
Aşırı küresel ısınmanın olduğu bir dönemdi... ...ve dinazorlar hala Dünya'da hüküm sürüyorlardı.恐竜が地上を支配していた 彼らは食物連鎖の頂点に立っていた
Avrupa'daki gelecekteki ısınmanın da tahmin edilen küresel artıştan fazla olması beklenmektedir.Boj s klimatickou změnou je jednou z priorit EU v oblasti životního prostředí.
Avrupa'daki gelecekteki ısınmanın da tahmin edilen küresel artıştan fazla olması beklenmektedir.Prevêse que o aquecimento na Europa seja superior ao aumento global estimado.
Avrupa'daki gelecekteki ısınmanın da tahmin edilen küresel artıştan fazla olması beklenmektedir.Tiltag for at håndtere de negative virkninger af klimaændringer er også nødvendige.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.Hoitomenoja ovat esimerkiksi asunnon lämmitysmaksut ja vesimaksut.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.Les dépenses en entretien peuvent comprendre les frais de chauffage et les charges d’eau.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.Se consideran gastos de mantenimiento, por ejemplo, los gastos de calefacción o de agua.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.Utgifter för skötseln av bostaden är till exempel uppvärmningskostnader och vattenavgifter.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.К расходам на содержание квартиры относятся, например, оплата отопления квартиры и оплата воды.
Bakım giderleri örneğin, konutun ısınma ve su parasıdır.وتتضمن تكاليف الحفاظ على المسكن، على سبيل المثال، تكاليف التدفئة ومصاريف المياه.
Benin küresel ısınmanın canlı çeşitliliği üzerindeki etkilerini saptayan bir dizaynım var지구온난화가 생명의 다양성에 미치는 영향을 연구하는 것과
Benin küresel ısınmanın canlı çeşitliliği üzerindeki etkilerini saptayan bir dizaynım varהתכנית שלי להתחקות אחר ההשפכה של ההתחממות הגלובלית על מגוון צורות החיים,
Benin küresel ısınmanın canlı çeşitliliği üzerindeki etkilerini saptayan bir dizaynım varهو مشروعي الذي يتتبع تأثير أرتفاع الحرارة على التنوع الإحيائي ,
Benin küresel ısınmanın canlı çeşitliliği üzerindeki etkilerini saptayan bir dizaynım varイトュリの森は、炭素を取り込む役割があります
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.Ada juga masalah mengenai pemanasan global, masalah lain yang mendukung pergeseran ini.
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.Còn có cả vấn để thay đổi khí hậu, chính là điều củng cố cho sự chuyển tiếp này.
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.Da ist auch noch das Problem des Klimawandels, das außerdem den Ansatz der Transition untermauert.
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.Emellett a klímaváltozás ügye a másik, ami alátámasztja az átalakulási megközelítést.
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.Er is ook de klimaatsverandering, het andere ding waarop deze transitie-aanpak steunt.
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.또한 기후변화의 문제도 있습니다. 새로운 접근방법이 필요한 또다른 문제입니다.
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.Mai există problema schimbărilor climatice, celălalt lucru care declanșează abordarea tranziției.
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.Pamiętajmy także o kwestii zmiany klimatu która stanowi podstawę w podejściu w kwestii przemiany
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.También está la cuestión del cambio climático, es el otro punto que sustenta este enfoque a la transición.
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.Проблема изменения климата - вот ещё одна основа для движения к "Переходному периоду".
Bir de küresel ısınma sorunu var, bu da geçiş yaklaşımını destekleyen diğer durum.Съществува също и проблемът с климатичната промяна, другото нещо, което подпомага този преходен подход.