Ana içeriğe geç
Sözlük

ısın ile cümle

ısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom İnternet bağlantısı olmadan işini yapamaz.Tom can't do his job without an internet connection.
Tom eğer işinden hoşlanmadıysa her zaman onu bırakabilir.Tom can always quit his job if he doesn't like it.
Tom işini nasıl daha başarılı yapacağına dair çeşitli fikirler ileri sürdü.Tom came up with various ideas on how to make his business more successful.
Hava dahada ısındığı için, Tom bir kat elbise daha çıkardı.Since it was getting even hotter, Tom peeled off another layer of clothing.
Tom'un yeni işinde mutlu olduğundan şüpheliyim.I doubt that Tom is happy with his new job.
Tom onun için işini yapması için Mary'yi kandırdı.Tom tricked Mary into doing his work for him.
Tom Mary'ye işinden vazgeçeceğini ve Boston'a geri döneceğini söyledi.Tom told Mary that he would be quitting his job and going back to Boston.
Tom ev işinde Mary'ye yardımcı oldu.Tom helped Mary with the housework.
Tom Mary'ye işinde yardım etti.Tom helped Mary with her work.
Tom Mary'nin işini niçin bıraktığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary quit her job.
Tom Mary'nin işini bırakmaya karar verdiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary had decided to quit her job.
Tom Mary'nin yeni işinde iyi yapacağına inanıyor.Tom believes that Mary will do well in her new job.
Tom Mary'ye yeni işinde mutlu olup olmadığını sordu.Tom asked Mary if she was really happy with her new job.
İşiniz ne gerektiriyor.What does your job entail?
Tom işini niçin bıraktı?Why did Tom quit his job?
Tom Mary'ye işini ne kadar çok sevdiğini söyledi.Tom told Mary how much he liked his work.
Tom sık sık işini evine getirir.Tom often brings his work home.
Tom işini ihmal etti.Tom neglected his work.
Tom 2.30'a kadar işin yaptırılmasını umuyor.Tom hopes to get the job done by 2:30.
Geçen yıl bir önceki işini kaybettiğinden beri, Tom bir iş aramaktadır.Tom has been hunting for a job since he lost his previous job last year.
Tom'un işini bırakmaktan başka hiçbir seçeneği yoktu.Tom had no choice but to quit his job.
Tom işini çok ciddiye almaz.Tom doesn't take his job very seriously.
Tom işini ciddiye almayan insanları sevmez.Tom doesn't like people who don't take their jobs seriously.
Tom Mary ile işini tartışmayı sevmez.Tom doesn't like discussing his work with Mary.
Tom işin çoğunu kendi başına yapar.Tom does most of the work by himself.
Tom kendi işine başlamaya karar verdi.Tom decided to start his own business.
Tom işine yoğunlaşamadı.Tom couldn't concentrate on his work.
Tom kesinlikle işinde çok para batırdı.Tom certainly sunk a lot of money into his business.
Tom Mary'yi onun işini baştan sona incelerken yakaladı.Tom caught Mary snooping through his stuff.
Küresel ısınmadan anladığımı iddia etmiyorum.I don't pretend to understand global warming.
Lazer ışınları eski eserlerin restorasyonunda kullanılmaktadır.Laser rays are used in the restoration of ancient works.
Sen kendi işine bak lütfen.Just mind your own business, please.
İşinizden ayrılma nedeninizi hâlâ bana söylemediniz.You still haven't told me why you quit your job.
İşinden ayrılmaya karar verdiğinden dolayı mutlu görünüyorsun.Now that you've decided to quit your job, you look happy.
Tom sen onunla işini bitirdiğinde onu geri istiyor.Tom wants this back as soon as you're finished with it.
Tom işini gerçekten seviyor.Tom really enjoys his job.
Tom işini seviyor.Tom loves his work.
İşin ne ? Burada ne yapıyorsun?What is your occupation? What do you do here?
Hava ısındığından dolayı kazağımı çıkardım.I took off my sweater because it got warmer.
Hava ısındığı için, kazağımı çıkardım.Since it got warmer, I took off my sweater.
İşin bittiğinde bana söyle.Tell me when you're done.
İşin bittiğinde bana haber ver.Tell me when you're done.
Sizin işiniz kolay değil.Your job isn't easy.
Yapacak başka bir işin yok mu?Don't you just have anything else to do?
O, işindeki tek kadındır.She is the only woman at her job.
Sanırım o işin ehli biridir.I think he's a competent person.
Muhtemelen bu işin üstesinden gelecekler.They will probably handle this well.
Bu gece yapacak bir işin var mı?Do you have anything to do tonight?
O emekli olduğunda Cynthia'nın işini kim devralacak?Who'll take over Cynthia's job when she retires?
Ken Takakura yeni işine alışkın değildi.Ken Takakura wasn't used to his new job.
Eğer dondurucunun dışında kalırsa meyve suyu ısınır.If it stays outside the freezer, the juice is going to get warm.
Gelecekte babamın işini devralmak zorunda kalacağım.I'll have to take over my father's business in the future.
Rakip bir şirket tarafından onun işine son verildi.He was hired away by a rival company.
Onun işinde o bir araba olmadan yapamaz.In his business, he can't do without a car.
Tom onların kirli işini yapmak istemedi.Tom didn't want to do their dirty work.
Tom işin kolayına kaçıyor.Tom is cutting corners.
Bana ne yapacağımı söylemeyi bırak ve sen kendi işine bak.Stop telling me what to do and mind your business.
Neden işini bıraktın?Why did you quit your job?
İşini değerlendirirken, onun deneyim eksikliğini de hesaba katmalıyız.In judging his work, we must take his lack of experience into account.
Fizyoterapistlerle birlikte işine geri döndü.He went back to work with physiotherapists.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod