Ana içeriğe geç
Sözlük

ısın ile cümle

ısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Al Gore bir küresel ısınma eylemcisi.Al Gore is a global-warming activist.
Tom işinde geride kalıyor.Tom is getting behind in his work.
O, işini kaybettiği için eğitimini ertelemek zorunda kalacak.She'll have to delay her education because she lost her job.
İşini ne zaman bitireceksin?When will you finish your work?
Tom işini kaybettiğinde arkadaşları çok nazikti.Tom's friends were very kind when he lost his job.
Mary birçok nedenden dolayı işinden nefret ediyor.Mary hates her job for many reasons.
Tom son durgunluk döneminde işini kaybettiTom lost his job during the last recession.
Küresel ısınmanın insan eylemlerinin sonucu olduğunu düşünüyor musunuz?Do you believe global warming is the result of human actions?
İşinizden ne zaman emekli olmayı planlıyorsunuz?When do you plan to retire from your job?
İşinde, 30 çalışanı denetler.In her job, she supervises 30 employees.
O, işine odaklandı.She focused on her work.
Filiberto sadece işini kaybetti.Filiberto just lost his job.
Gündüzler gittikçe daha çok ısınıyor.The days are getting warmer and warmer.
O işinden gurur duymaktadır.He takes pride in his work.
İşin hakkında hayal kırıklığına uğradın.You're frustrated about your job.
Küresel ısınma artarken deniz seviyesi gittikçe yükseliyor.As global warming increases, sea levels get higher and higher.
Küresel ısınmadan dolayı, şehirler tamamen batırılmış olabilir.Due to global warming, cities could be completely submerged.
Yaşamını ve işini seviyor gibi görünüyordu.He seemed to enjoy his life and his work.
Köleler işin çoğunu yaptı.Slaves did most of the work.
Protesto eden biri işini kaybetti.Anyone who protested, lost his job.
Adams işin kolay olmasını beklemiyordu.Adams did not expect the job to be easy.
Şu an sadece ısınıyorum.I am only warming up now.
Yuriko, mobilya işine taşınmayı planlıyor.Yuriko is planning to move into the furniture business.
Yuriko mobilya işine geçmeyi planlıyor.Yuriko is planning to move into the furniture business.
Küresel ısınma hakkında söylediklerini etkileyici buldum.I found it fascinating what you were saying about global warming.
Onun işini yapmamalısın.You shouldn't do his work.
Biz işini paylaşıyoruz.We're sharing your work.
Yeni işini seviyor mu?Does she like her new job?
O, onlar fakir ve paraya ihtiyacı olduğu için işini bırakmamasını istedi.She asked him to not quit his job because they were poor and needed the money.
Ona işini bırakmamasını rica etti.She asked him to not quit his job.
O, ona işini bırakması için baskı yaptı.She pressured him to quit his job.
O, işini bırakma konusunda onu ikna etti.She talked him into quitting his job.
Tom patronuyla o şekilde konuşarak işini kaybetmeyi göze alıyordu.Tom was risking losing his job by talking to his boss that way.
Program bu işin hafta sonuna kadar yapılması gerektiğini belirtir.The schedule dictates that this work be done by the weekend.
Çocuğunuzun doğumundan sonra işinizi yarım gün yapmalısınız.After the birth of your child, you should make your work part-time.
İşini bırakmayı ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about quitting your job?
Kendi işine başlamayı ciddi şekilde düşünüyor musun?Are you seriously thinking about starting your own business?
İşini bırakmak istediğinden emin misin?Are you sure that you want to quit your job?
Al. Bunu yanında taşı. İşine yarayabilir.Here. Take this with you. It might come in handy.
Son zamanlarda birçok insan işini kaybediyor.Recently, a lot of people are losing their jobs.
Bu işin benim için ne kadar önemli olduğu hakkında bir fikrin yok.You have no idea how important this job is to me.
İşini kaybetmesinin sebebi bu.That's why he lost his job.
Başlangıç işin en önemli kısmıdır.The beginning is the most important part of the work.
Keşke Tom ev işine yardım etmek zorunda olmasa.Tom wishes he didn't have to help with the housework.
Tom bana işini kaybetse bile tasarrufları ile bir süre yaşayabileceğini söyledi.Tom told me that he could live off his savings for a while if he lost his job.
Tom başkalarının işine burnunu soktu.Tom stuck his nose where it didn't belong.
Tom geçen hafta işini bıraktı.Tom quit his job last week.
Tom işinden asla bahsetmez.Tom never talks about his job.
Tom işine karşı ilgisini kaybetti.Tom lost interest in his job.
Tom istasyona zamanında varabilmek için işini yarım bıraktı.Tom left his work half done so he could get to the station in time.
Tom işini kaybetme konusunda endişeli.Tom is worried about losing his job.
Tom her zaman işinden şikâyet ediyor.Tom is always complaining about his wife.
Tom işinden nefret ediyor.Tom hates his job.
Tom yeni işini ilginç buldu.Tom found his new job interesting.
Tom işini gerçekten beğenmedi.Tom didn't really like his job.
Tom işini bırakmaya karar verdi.Tom decided to quit his job.
Tom işini değiştirmeyi düşündü.Tom considered changing his job.
Tom işine yoğunlaştı.Tom concentrated on his work.
Tom daha fazla işin sorumluluğunu alamaz.Tom can't take on any more work.
Bugün altıya kadar Tom işinden ayrılamaz.Tom can't leave work today until six o'clock.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod