İşin geri kalanını başka bir zaman yapacağım.I'll do the rest of the work another time.
İşinizi bitirdikten hemen sonra gidebilirsiniz.You may leave immediately after you finish your work.
İşinizde çok iyi olduğunuzu görüyorum.I see you're doing very well in your business.
İşiniz nasıl?How's your job?
İşini aile hayatınla birleştirsen iyi olur.You had better combine your work with your family life.
İşine başlamadan önce kafanı topla.Collect your thoughts before you begin your work.
İşine nasıl başlayacağı konusunda bir fikri yoktu.She had no idea how to set about her work.
İşinize daha fazla dikkat edin.Pay more attention to your work.
İşinize katılın.Attend to your business.
İşiniz hakkında endişelenmeyin.Don't worry about your work.
İşinizle aranız nasıl gidiyor?How are you getting on with your work?
Ne kadar daha çok işin var?How much more work do you have?
İşinizi çabucak yapın.Do your work quickly.
İşini bitmemiş bırakma.Don't leave your work unfinished.
İşin yarısını yaptım ve şimdi bir mola verebilirim.I've done half the work, and now I can take a break.
İşin çok iyi yapılmayacağını ben de biliyordum.I also know the job won't be very well done.
O, işini yaptıktan sonra dışarı çıktı.Having done his work, he went out.
İşinizi bırakacak mısınız?Are you going to quit your job?
İşinden zevk alan bazı insanlar var, aslında onlar çalışmayı seviyor.There are some people who enjoy work - in fact, they love to work.
İşini bitirdikten birkaç dakika sonra, o yatmaya gitti.A few minutes after he finished his work, he went to bed.
İşini odama getir.Bring your work to my room.
Eğer işinizi bırakırsanız, geriye dönüşünüz olmayacak.If you quit your job, you'll be burning your bridges.
İşini bitirdiğinde gidebilirsin.You may leave when you have finished the work.
Onlar işini bitirdikten sonra dışarı çıktılar.After they had finished their work, they went out.
İşini yarım bitmiş bırakma.Don't leave your work half finished.
İşini yarıda bırakma.Don't leave your work half done.
İşinizi başlamadan önce planlayın.Plan your work before you start it.
Babamın işini devralacağım.I am to take over my father's business.
Onun işinden tamamen tatmin olduk.We were thoroughly satisfied with his work.
Küresel ısınmayla mücadelede daha aktif bir rol oynamalıyız.We should play a more active role in combating global warming.
Onu kendi işinde destekledik.We aided him in his business.
Sana işinde yardım edebilirdim.I could have helped you with your work.
İşinizde size yardım edecek zamanım yok.I have no time to help you with the work.
İşine yardım edeyim.Let me help you with your work.
Benim kuralım her zaman gündüz günün işini yapmaktı.My rule always was to do the business of the day in the day.
Babam, işinde başarısız oldu.My father failed in business.
Bu işin beşe kadar bitirilmesini istiyorum.I want this work finished by five.
Ben bu işin içinde yer almak istemiyorum.I don't want to be involved in this affair.
İşin 10.000 dolardan daha fazlaya mal olacağını tahmin ediyorum.I estimate that the work will cost more than $10,000.
İşin çabuk yapılmasını istiyorum.I want the work done quickly.
Tom'un işini yapacak birini almak zorunda kalacağım.I will have to take on someone to do Tom's work.
Hava ısınıncaya kadar İngiltere'ye olan ziyaretimi erteleyeceğim.I'll put off my visit to England till the weather is warmer.
İşinizden çok etkilendim.I'm very impressed by your work.
Ben düzeltme işini üstlendim.I took on the job of proofreading.
Ben işin aslını anlayacağım.I am going to ascertain the truth of the matter.
Kayboldum ve işin daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make matter worse, it began to rain.
İşinde ona yardım etmeyi kabul ettim.I agreed to help him in his work.
Ona işinde yardım ettim.I helped her with her work.
Dokuz-beş işinde çalışmaktan bıktım.I'm tired of working a nine-to-five job.
Babama işinde yardım ettim.I helped my father with the work.
Babamın işini devraldım.I took over my father's job.
Ev işinde ebeveynlerime yardım ettim.I helped my parents with the housework.
Ev işini paylaşmayı kabul ettik.We agreed to share the housework.
Ultraviyole ışınları bizim için zararlı.Ultraviolet rays are harmful to us.
Ultraviyole ışınları cilt kanserine neden olabilir.Ultraviolet rays can cause skin cancer.
Kendi işini yap.Do your own work.
İşinizle gurur duyuyor musunuz?Do you take pride in your work?
O, işini gerçekten sevmiyordu ama onun yeni evine borcu vardı.He didn't really like his job, but he owed money on his new house.
Kendi işini göster.Show your own business.
Sen kendi işine bak.Tend to your own affairs.