Yukarıda ışıldayan o şeyler de ne?What are those things shining up there?
Yoksa yatağının yanında her erkek gördüğünde gözlerin böyle ışıldıyor mu?Or... If any man is near your bed side, are your eyes always glossy like this?
Dönemin tüm özellikleri bu figürlerde ışıldıyor.Michelangelo's world had been shattered.
Ve dışarıya tek sevgiyle ışıldayacağım.And all I can radiate is love.
Yüksel ve ışılda.Have mercy Rise and shine!
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.Michael O'Donoghue:
O zaman bu balıkçıların burda işileri ne ?Then what are these fishermen doing here?
Isıl kaçaklarını engelle.Avoid thermal runaway.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.She goes away with stars in her eyes about India, as a result.
Bu Meksika Körfezi, balıklarla dolu, ışıl ışıl bir deniz.So this is the Gulf of Mexico ... sparkling place full of fish.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.This is going to be a glowing source first, which is like bioluminescent bacteria.
"Pop, Evrenin Isıl Ölümü Üzerine Kafa Yoruyor" olan bir çizgi roman."Pup Contemplates the Heat Death of the Universe."
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.For 20 seconds he's going like that, and all of a sudden it lights up up here.
Görüyorsunuz, bu ışıldayan bir su.You see, this is some water lit up.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.That's how people make GloFish.
Şimdi de ışıldayan tavşanlar yapıyorlar. ışıldayan bir sürü canlı yapıyorlar.And now they're making Glow-rabbits and Glow-all-sorts-of-things.
Sanırım biz de ışıldayan bir tavuk yapabiliriz.I guess we could make a glow chicken.
Bu ışıldayan tavuktan daha iyi.That's better than a glowing chicken.
Gözlerimizdeki ışıltıya bakın.And you can see, our eyes were glistening.
İlk önce ürünlerin oluşma ısılarını bulun. -You could just look up the heats of formation of each of these products.
Gözünüzü tuvalde gezdirdiğinizde, mücevherlerin ışıldamasını görüyorsunuz.You can catch the glistening jewelery if your eye just wanders cross the canvas.
O zaman hazırlan, böylece ışıldayabilirsin.Then make it so you will shine.
Işıltılı zirkon tozunun dairesel şeridi parçaya zengin bir estetik ve enerji kazandırır.A circular band of sparkling zirconias gives the piece an opulent aesthetic and energy
Ben, klübün dışındayken... ...vajinamı ışıldatıyorum.When I'm outside the club I'm flashin' my muff Making cameras blow up
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Some of the records show lower temperatures than others.
İsiliğin pişiğe dönmesi çok kötü olur.A diaper rash is not really a rash as much as it is a burn.
'kendiliğinden-ışıltılı' olarak tarif ediyor.He describes it as self-effulgent.
"Sri Ramana, onu kendiliğinden ışıltılı olarak tarif ediyor."Sri Ramana, he describes it as self-effulgent.
Ve bu şöyle diyor, "Kendinden-ışıltılı olan."And this one is saying, '... that which is self-effulgent.' I don't think 'self effulgent' -
Kendinden ışıltı'nın... Bu terim hakkında pek emin değilim, "effulgent" birisi yardım edebilir mi?I'm not sure about this term 'effulgent' - somebody can help me?
Bunu zamanında yaparlarsa, kara kutu ışıldar ve bir panda davul çalar.If they do so at the appropriate time, the black box lights up and a panda bear pounds a drum.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.They flash, and sparkle, and glow with their own living light.
Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...Now simmer blinks on flowery braes ...
# Işıl ışıl parlıyor# Shining brightly
Bilmiyorum daha önce dikkat ettiyseniz eğer Jen her yerde ışıltılı görünüyor.Fark ettiniz mi bilmiyorum ama Jen her yerde ışıltı kullanıyor.
İçinde çokça ışıltısı olan krem allık kullanmayı seviyorum.İçinde çok ışıltısı olan krem allık kullanmayı seviyorum.
Mayer® seçkin ışıltı, renk ve tasarım sunan mükemmel bir mücevher seçimi sunar.Bernhard H. Mayer® presents a line of excellent that feature exquisite sparkle, colour and design.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Maybe it's not just the sparkly dress.
Isıldur'un varisi.Isildur's Heir.
Isildur'un varisi !The Heir of Isildur!
Arathorn oğlu, Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Chieftain of the Dúnedain and the Heir of Isildur.
O gerçekten kimsenin ışıldamadığı gibi ışıldıyor!He just shines like no other!
Sen bilmiyorsun, çünkü onu henüz görmedin, ama onun yüzü ışıldıyor!You don't know because you haven't seen him, but my Kang Hwi oppa's face just shines!
Işıldayan güneşe, Parıldayarak hareket eden aya bakıp da,if I have seen the sun when it shined, or the moon moving in splendor,
Ona bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, Yüzleri utançtan kızarmaz.They looked to him, and were radiant. Their faces shall never be covered with shame.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.The princess inside is all glorious. Her clothing is interwoven with gold.
Işıl ışıl parıldıyorsun, Avı bol dağlardan daha görkemli.Glorious are you, and excellent, more than mountains of game.
Ey güneş, ay, Ona övgüler sunun, Övgüler sunun Ona, ey ışıldayan bütün yıldızlar!Praise him, sun and moon! Praise him, all you shining stars!
Sevgilimin teni pembe-beyaz, ışıl ışıl yanıyor! Göze çarpıyor on binler arasında.My beloved is white and ruddy. The best among ten thousand.
Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar,How many faces will be refulgent on that Day,
O gün yüzler ışıl ışıl parlar.How many faces will be refulgent on that Day,
Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır.How many faces will be refulgent on that Day,
Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar.How many faces will be refulgent on that Day,
Mahşer yeri Rabbinin nûru ile ışıl ışıl aydınlanır.The earth will become bright from the light of your Lord.
Daha sonra malzemeyi yaşlandırmak için uygun bir sıcaklıkta ikinci bir ısıl işlem gereklidir.A second heat treatment at a suitable temperature is then required to age the material.
2019 Nisan ayında Flixbus, Eurolines ve Isilines markalarını satın almıştır.[1] [2]In April 2019, Flixbus acquired Eurolines and its Isilines brand from Transdev.[34][35]
Organik maddenin atmosfer basıncında ısıl bozunma süreçleri.Processes in the thermal degradation of organic matter at atmospheric pressure.
Pilotları desteklemek için ışıldaklar kullanılacaktı.Search lights were to be used in support of the pilots.
Isıl tasarım enerjisi (TDP) sınıflandırmasıTDP classification
Bu ışıldayan bir deneyimdi ve odama geri döndüm sonra 'Kendimi seviyorum' dedim.It was this shimmering experience, and I just ran back to my room and said, 'I love myself.'