Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Alcuni dei rilevamenti mostrano temperatue minori di altre.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Alguno de los registros muestran temperaturas más bajas que otros.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Alguns dos registos mostram temperaturas mais baixas que outros.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Beberapa rekaman ini menunjukkan suhu yang lebih rendah dari yang lainnya.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor. Bir kısmı çok büyük değişkenlik gösteriyor.Néhány mérési eredmény alacsonyabb hőmérsékletet mutat, mások változatosabb értékeket.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Certains des enregistrements montrent des températures plus basses que d'autres.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Einige der Aufzeichnungen zeigen niedrigere Temperaturen als andere.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.몇몇 기록들은 다른 것들에 비해서 낮은 온도를 보여주고 있습니다.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Một vài dữ liệu cho thấy những nhiệt độ thấp hơn với dữ liệu khác
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Niektóre z zapisów pokazują niższą temperaturę niż pozostałe.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Sommige van de records tonen lagere temperaturen dan anderen.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Unele dintre înregistrări arată temperaturi mai scăzute ca altele.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Κάποιες από τις καταγραφές δείχνουν χαμηλότερες θερμοκρασίες από άλλες.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Некоторые ряды содержат более низкие температуры, чем другие.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.Някои от записите показват по-ниски температури в сравнение с други.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.כמה מהרשומות מראות טמפרטורות נמוכות יותר מהאחרות.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.بعض السجلات تظهر انخفاض في درجات الحرارة أكثر من غيرها.
Kayıtlardan bazıları diğerlerinden daha düşük ısıları gösteriyor.他のより低い温度です 変動が大きいものもあります
'kendiliğinden-ışıltılı' olarak tarif ediyor.Er beschreibt es als aus sich selbst heraus erstrahlend.
'kendiliğinden-ışıltılı' olarak tarif ediyor.Il la décrit comme radieuse par elle-même.
Kendinden ışıltı'nın... Bu terim hakkında pek emin değilim, "effulgent" birisi yardım edebilir mi?Je ne suis pas sûr de ce terme "radieux", quelqu'un peut m'aider ?
Kendinden ışıltı'nın... Bu terim hakkında pek emin değilim, "effulgent" birisi yardım edebilir mi?No estoy seguro acerca de este término refulgente, ¿alguien me puede ayudar?
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.Cúbrase de glamour y déjese envolver por lo divino con esta preciosa colección de bisutería.
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.Cubra-se de sedução e embeleze-se divinamente com esta maravilhosa linha de bijuterias.
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.Parez-vous de glamour et revêtez une aura divine avec cette gamme étincelante de bijoux fantaisie.
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.Погрузитесь в обаяние и украсьте себя божественными, изысканными декоративными украшениями.
Kendinizi bu harika imitasyon takı çeşitleriyle donatın ve ışıltıyla süsleyin.زيني نفسك ببريق من السحر وأحيطي نفسك بهالة من البهاء مع هذه المجموعة المبهرة من المجوهرات المقلدة.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.물론이죠. 자산 면에서 강제노동의 최대 강점은 공급이 무한하다는 거죠.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.MD: Il maggior vantaggio del lavoro "non volontario" quale asset è l'offerta costante.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.Michael O'Donohue:
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.Michael O'Donohue: Het grootste voordeel van onvrijwillige arbeid is de onuitputtelijke voorraad ervan.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.Michael O'Donohue:
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.M: Sin duda. La mayor ventaja del empleado no-voluntario como inversión es que no se acaba.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.Tak, główna zaletą jest niekończące się zaopatrzenie. Tak, główna zaletą jest niekończące się zaopatrzenie.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.Майкл О'Донохью: Самое большое преимущество труда по принуждению как актива - это то, что он неисчерпаем.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.Майкъл О'Донъхю: Най-голямото предимство на недоброволния труд като актив е безкрайното предлагане.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.Найбільшою перевагою примусової праці є її безмежний запас.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.או וודאי. היתרון הכי גדול של עבודה כפויה הוא שזה משאב בלתי נגמר.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.مايكل أودونهيو: أوه بالتأكيد. العمالة الغير طوعية هي أهم منفعة هي مدخر بإمداد لاينضب.
Kendi özgürlüğü olan işilerın her zaman en iyi menfâati sonsuz kaynak gereksimidir.供給が尽きない資産だからです 人間は尽きることがありません 他の商品ではありえないです
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.(44:14) Вся слава дщери Царя внутри; одежда ее шита золотом;
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.A filha do rei está esplendente lá dentro do palácio; as suas vestes são entretecidas de ouro.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Công chúa trong đền được rất vinh hiển; Áo xống nàng đều thêu dệt bằng vàng.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Công_chúa trong đền được rất vinh_hiển ; Áo_xống nàng đều thêu_dệt bằng vàng .
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Dan zullen de rijken der aarde u, dochter van Tyrus, geschenken geven en naar uw gunst dingen.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Da Tiro vengono portando doni, i più ricchi del popolo cercano il tuo volto
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Des Königs Tochter drinnen ist ganz herrlich; sie ist mit goldenen Gewändern gekleidet.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Fata împăratului este plină de strălucire înlăuntrul casei împărăteşti; ea poartă o haină ţesută cu aur.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.I dcéra Týru prijde s darom; bohatí z národa budú hľadať tvoju priazeň.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Idel Pragt er Kongedatteren, hendes Dragt er Perler, stukket i Guld;
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.왕의 딸이 궁중에서 모든 영화를 누리니 그 옷은 금으로 수 놓았도다
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Og Tyrus' datter skal søke din yndest med gaver - de rike blandt folket.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Putri raja masuk dengan penuh semarak, gaunnya bersulam emas
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Se, dottern Tyrus, ja, de rikaste folk söka nu att vinna din ynnest med skänker.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Toda gloriosa está la hija del rey; de perlas engastadas en oro es su vestido
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Tuť i Tyrští s dary, před oblíčejem tvým kořiti se budou bohatí národové.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Tyrus leánya is, a nép dúsai, ajándékkal hizelegnek néked.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Tyryjczycy także z upominkami przed obliczem twojem kłaniać się będą, najbogatsi z narodów.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Tytär Tyyro ja kansan rikkaimmat etsivät lahjoillaan sinun suosiotasi.
Kral kızı odasında ışıl ışıl parıldıyor, Giysisi altınla dokunmuş.Vsa krasna je hči kraljeva v notranjščini hiše, obleka njena z zlatom je pretkana.