Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Nhưng A-rôn cùng cả dân Y-sơ-ra-ên nhìn Môi-se thấy mặt người sáng rực, sợ không dám lại gần.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Nhưng A-rôn cùng cả dân Y-sơ-ra-ên nhìn Môi-se thấy mặt người sáng_rực , sợ không dám lại gần .
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Och när Aron och alla Israels barn sågo huru Moses ansiktes hy strålade, fruktade de för att komma honom nära.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.Og Aron og alle Israels barn så at huden på Moses' ansikt skinte; og de fryktet for å komme nær til ham.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.И увидел Моисея Аарон и все сыны Израилевы, и вот, лице его сияет, и боялись подойти к нему.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.וירא אהרן וכל בני ישראל את משה והנה קרן עור פניו וייראו מגשת אליו׃
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.فنظر هرون وجميع بني اسرائيل موسى واذا جلد وجهه يلمع. فخافوا ان يقتربوا اليه.
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.亞 倫 和 以 色 列 眾 人 看 見 摩 西 的 面 皮 發 光 、 就 怕 挨 近 他
Harunla İsrailliler Musanın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular.亞倫 和 以色列 眾人 看 見 摩西 的 面皮 發光 、 就 怕 挨近 他
Hepsi ışıkdan bahsediyor, aynı Ramana Maharshi gibi, 'kendiliğinden-ışıltılı' olarak tarif ediyor.Él la describe como resplandeciendo por sí misma.
Her gün ve her yıl... Güneş bu büyük ve mavi küreye ışıldar.Tous les jours de tous les ans... ...le soleil brille sur cette grande sphère bleue.
İlk önce ürünlerin oluşma ısılarını bulun. -Můžete si prostě dohledat slučovací tepla všech těchto produktů.
İlk önce ürünlerin oluşma ısılarını bulun. -Можете само да погледнете към образувалото се в следствие на температурата при всеки от тези продукти.
İlk önce ürünlerin oluşma ısılarını bulun. -הסתכלתי על חום ההתהוות של כל אחד מהתוצרים האלה.
İlk önce ürünlerin oluşma ısılarını bulun. -فيمكننا ايجاد طاقة التكوين لكل من هذه النواتج.
Isildur'un varisi ayrık vadiye getirilmişti yetişmesi ve saklanması için.El heredero de Isildur fue llevado a Rivendell. para su acogida y custodia.
Isildur'un varisi ayrık vadiye getirilmişti yetişmesi ve saklanması için.Isildurs Erbe wurde nach Bruchtal gebracht, um dort aufgezogen und geschützt zu werden.
Isildur'un varisi ayrık vadiye getirilmişti yetişmesi ve saklanması için.彼を守り 育てるために そしてエルロンド卿の館に来たのよ
Isildur'un varisi !Dedič Isildurov!
Isildur'un varisi !De Erfgenaam van Isildur!
Isildur'un varisi !Dziedzica Isildura!
Isildur'un varisi !¡El heredero de Isildur!
Isildur'un varisi !Erbe Isildurs!
Isildur'un varisi !Isildur örökösét!
Isildur'un varisi !Isildurs arving!
Isildur'un varisi !Isildurs arvtagare!
Isildur'un varisi !L'erede di Isildur!
Isildur'un varisi !L'Héritier d'Isildur !
Isildur'un varisi !O Herdeiro de Isildur!
Isildur'un varisi !Ο Διάδοχος του Ισίλντουρ!
Isildur'un varisi !Наследника Исилдура!
Isildur'un varisi !アラゴルン 万歳!
Işıldamak... Neden bahsettiğinizi anlamıyorum!Je ne comprends pas!
Işıldamak... Neden bahsettiğinizi anlamıyorum!Vůbec nechápu, o čem mluvíte!
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Așa speră oamenii să facă pești luminescenți.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Así se hace un GloFish (pez flúo).
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.C'est comme ça qu'on arrive à produire des GloFish.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Det är så man tillverkar "Glofish".
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Det er sådan man laver GloFish.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Đó là cách người ta tạo nên Cá Phát Sáng.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.É como se fazem os peixes fluorescentes.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.E' così che la gente crea i Pesci Fluo.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Így csinálják az emberek a GloFish-t.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Itulah bagaimana orang membuat GloFish.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.그것이 글로 피시를 만드는 방법이죠.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Ľudia takto vyrábajú GloFish.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.So stellt man Leuchtfische her.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Takhle lidé vyrábí GloFish.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.W ten sposób powstały GloFish.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Zo maken ze gloeivissen.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Να πώς οι άνθρωποι φτιάχνουν GloFish.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Таким образом создают рыбок GloFish.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.Това е начина, по който хората правят светещи риби.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.ככה אנשים יוצרים דגים זוהרים.
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.انها الطريقة التي يصنع فيها السمك المضيء
Işıldayan balıkları göyle yapıyorlar.サンゴやクラゲから
Işıldayan güneşe, Parıldayarak hareket eden aya bakıp da,ako sem gledal solnce, kako je sijalo, in v diki plavajoči mesec,
Işıldayan güneşe, Parıldayarak hareket eden aya bakıp da,ak som hľadel na svetlo slnka, že svieti, a na mesiac, ako ta ide spanile,
Işıldayan güneşe, Parıldayarak hareket eden aya bakıp da,dacă am privit soarele cînd strălucea, luna cînd înainta măreaţă,
Işıldayan güneşe, Parıldayarak hareket eden aya bakıp da,Hab ich das Licht angesehen, wenn es hell leuchtete, und den Mond, wenn er voll ging,