ısı ile cümle
ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ısı nedeniyle uyuyamadı.Tom couldn't sleep because of the heat.
Tom işinden şikayetçi olmaktan başka hiçbir şey yapmadı.Tom did nothing but complain about his job.
Tom işi tek başına yaptı.Tom did the work by himself.
Tom neden işimizden memnun olmadığını söylemedi.Tom didn't say why he wasn't happy with our work.
Tom üç gün içinde işi bitirdi.Tom finished the job in three days.
Tom herhangi bir zorluk olmadan işi bitirdi.Tom finished the work without any difficulty.
Tom yatağa girdi ve ışığı kapattı.Tom got into bed and turned off the light.
Tom mikrodalgada bir börek ısıtıyor.Tom is heating up a burrito in the microwave.
Tom mikrodalgada bir parça dünkü pizzadan ısıtıyor.Tom is heating up a piece of yesterday's pizza in the microwave.
Tom açıkçası işinden bıkmış.Tom is obviously tired of his job.
Tom sık sık bütün gece ışıkları açık bırakır.Tom often leaves the lights on all night.
Tom tuvalet ışık zincirini çekti.Tom pulled the chain on the closet light.
Tom kırmızı ışıkta geçti.Tom ran a red light.
Tom listedeki isimlerden üçünü tanıdı.Tom recognized three of the names on the list.
Tom tepe ışığını kapattı.Tom switched off the overhead light.
Tom elmadan bir ısırık aldı.Tom took a bite out of the apple.
Tom işine konsantre olmaya çalıştı.Tom tried to concentrate on his work.
Tom tavana asılan ışığı açtı.Tom turned on the overhead light.
Tom bir çıngıraklı yılan tarafından ısırıldı.Tom was bitten by a rattlesnake.
Tom işi zamanında bitirmek için ne gerekiyorsa yapacak.Tom will do whatever it takes to finish the job on time.
Tom'un karısı ondan işini bırakmasını istedi.Tom's wife asked him to quit his job.
Işığı en iyi hangi renk yansıtır?What color reflects light the best?
Tom dün işi bıraktı.Tom quit his job yesterday.
Onlarla işiniz bittiğinde bu kitapları rafa koyun.Replace those books on the shelf when you're done with them.
Işıkları kapatmayı unutmayın.Remember to turn out the lights.
Bütün paramı yatırdım ve daha sonra onların işinin bir raket olduğunu öğrendim.I invested all my money and then found out their business was a racket.
Kuzey ışıkları, Grönland'ta tüm yıl boyunca görünür.Northern lights appear all year round in Greenland.
Almanca, bütün isimleri büyük harfle yazan tek dünya dilidir.German is the only world language that capitalizes all nouns.
Tom'un bir taksi şoförü olarak işi var.Tom has a job as a taxi driver.
Soğuk ısırmasına dikkat!Beware of frostbite!
Tom! Bana cevap ver! Orada olduğunu biliyorum ve beni işitebileceğini biliyorum.Tom! Answer me! I know you're in there, and I know you can hear me.
Işık onu körletti. O birkaç dakika hareketsiz durdu.The light blinded him. He stood still for a few moments.
İşini nasıl buldun, Tom?How do you like your job, Tom?
İşini beğendin mi, Tom?How do you like your job, Tom?
Işıklar giderse bir mum yak.If the lights go out, light a candle.
Işıklar söndüğünde Tom bir mum yaktı.When the lights went out, Tom lit a candle.
Eğer üşüyorsan, gel ateşin yanına otur ve kendini ısıt.If you're cold, come sit by the fire and warm yourself.
Bu benim işimin bir parçası.That's part of my job.
Işık ışınları bulutların arasında parlıyordu.Beams of light shone through the clouds.
Cadı bir büyü yaptı ve asasından dışarı bir ışık demeti fırladı.The witch cast a spell and a beam of light shot out of her wand.
Tom kendini işine adamış.Tom is very dedicated to his work.
Biz Tom'un işini tatmin edici buluyoruz.We find Tom's work satisfactory.
Tom işinden çok tatmin olur.Tom gets a lot of satisfaction from his work.
Tom işini satmaya ve emekli olmaya karar verdi.Tom decided to sell his business and retire.
Evimle ilgilenme işini Tom'a bıraktım.I gave Tom the run of my house.
Kuş tüyü ceketim beni ısıttı.My down jacket kept me warm.
Bugün yapacak çok işimiz var.We have a lot of work to do today.
Tom bana işini bırakmaya karar verdiğini söyledi.Tom told me that he'd decided to quit his job.
Tom işini Mary ile asla tartışmaz.Tom never discusses his work with Mary.
Tom'un yapacak işi var.Tom has work to do.
Kimse bu işi yapamaz.Nobody could make that work.
Biri sadece ışıkları kapattı.Someone just turned off the lights.
İsimleri unutmaya eğilimliyim.I'm prone to forget names.
Tom o emekli olduğunda Mary'nin işini devralmakla ilgileneceğini söyledi.Tom said he'd be interested in taking over Mary's job when she retires.
İşine ilgi duyuyorum.I'm interested in your work.
Teorilerinden bir tane daha işitmekle ilgilenmiyorum.I'm not interested in hearing any more of your theories.
Sen gerçekten işin bir parçasısın.You really are a piece of work.
Bildiğin gibi, işimi kaybettim, bu yüzden geçinmekte sıkıntı yaşıyorum.As you know, I've lost my job, so I'm having trouble making ends meet.
Bildiğin gibi, işimi kaybettim, bu yüzden bütün faturalarımı ödemekte sorun yaşıyorum.As you know, I've lost my job, so I'm having trouble paying all my bills.
Bir isim tekil veya çoğul olabilir.A noun can be singular or plural.
İlgili Sayfalar