ısı ile cümle
ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Herkes isimlerimizi bilir.Everyone knows our names.
Bu işi nasıl aldın?How did you get this job?
İşini nasıl buldun?How did you get your job?
Tom işin kolayına bakıyor mu?Is Tom taking it easy?
Biraz zamanımızı aldı ama sonunda işi bitirdik.It took us a while, but we finally finished the job.
Bu işi bitirmen günler sürecek.It'll take you days to finish this job.
Lütfen işi alın.Please take the job.
İşimden uzak dur.Stay out of my business.
İşime karışma.Stay out of my business.
Tüm işiniz için teşekkür ederim.Thank you for all of your work.
O, işimizi görür.That would do the trick.
Bu işi neden aldın?Why did you take this job?
Sıkıcı bir işim var.I have a boring job.
Tom son işinde ne kadar kazanıyordu?How much was Tom making on his last job?
Listede kaç isim var?How many names are on the list?
Tom'un işi hakkında ne kadar biliyorsunuz?How much do you know about Tom's job?
Listede kaç tane isim vardı?How many names were on the list?
İşi yarına kadar hallettirmek için kaç kişi gerekecek?How many people would it take to get the job done by tomorrow?
O kan işiyor.He's urinating blood.
İşi ve zevki ayrı tutmaya çalışırım.I try to keep business and pleasure separate.
İngiltere'ye olan gezimi havalar ısınana kadar erteleyeceğim.I'll postpone my trip to England until it gets warmer.
Tom el işinde çok yetenekli.Tom is very skilled in manual labor.
Tom el işinde çok yeteneklidir.Tom is very skilled at manual labor.
Bir köpek sizi ısırırsa, yarayı sabun ve su ile yıkayın.If a dog bites you, wash the wound with soap and water.
Işığı kapatma.Don't turn the light off.
Senin, işinden hoşlandığını düşünüyorum.I think you like your job.
Hiç kimse işinin eleştirildiğini duymak istemez.No one likes to hear their work criticised.
Bu, işimizi gördü.It did the trick.
Ben bu işi bir arkadaşa yardımcı olmak için yapıyorum.I'm doing this job to help a friend.
Ampuller ısı yayar.Lightbulbs emit heat.
Bu isimlerden hiç birini tanımıyorum.I don't recognize any of these names.
Ben işi kabul edemedim.I couldn't accept the job.
Arabamın bir fren işine ihtiyacı olduğunu nasıl bilirim?How do I know when my car needs a brake job?
Bu gece eve gitmeden önce yapmak zorunda olduğum birkaç işim var.I have a few things I have to do before I can go home tonight.
Yapmak zorunda olduğum birkaç işim var.I have a few things I have to do.
İşinle ne kadar gurur duyduğunu biliyorum.I know how proud you are of your work.
Bu işin ne kadar stresli olacağını hiç fark etmedim.I never realized how stressful this job would be.
Hâlâ ilgilenecek bir sürü işim var.I still have a lot of things to take care of.
Sanırım Tom'un çok iyi bir işi yok.I think Tom doesn't have a very good job.
Bence Tom'un çok iyi bir işi yok.I think Tom doesn't have a very good job.
Bana kalırsa Tom'un çok iyi bir işi yok.I think Tom doesn't have a very good job.
Tom'un çok iyi bir işi olmadığını düşünüyorum.I think Tom doesn't have a very good job.
Kanımca Tom'un çok iyi bir işi yok.I think Tom doesn't have a very good job.
İşinden memnun olduğuna sevindim.I'm glad you are happy with your job.
Tom'un bu işin üstesinden gelebileceğine eminim.I'm sure Tom will be able to handle this job.
İşimi bırakmaya ve dünya çapında bir gezi yapmaya karar verdim.I've decided to quit my job and take a trip around the world.
Arabamın bir fren işine ihtiyacı var.My car needs a brake job.
Işıkları kapatmayı unutma.Remember to turn off the lights.
Burada yapacak önemli bir işimiz var.We have an important job to do here.
İşini yapmak için sana ihtiyacımız var.We need you to do your job.
İsimsiz bir ihbar aldık.We received an anonymous tip.
Yapacak çok işimiz olacak.We'll have plenty to do.
Eski işini yeniden alabilirsin.You can have your old job back.
Sen kendi işini yap, ben benimkini yaparım.You do your thing, I'll do mine.
İşini yapmak zorundasın.You have to do your job.
Belli ki işinde çok iyisin.You're obviously very good at your job.
Tom işi kabul etti.Tom accepted the job.
Tom Mary'nin işine hayran kaldı.Tom admired Mary's work.
Tom bana işim hakkında sordu.Tom asked me about my job.
Tom yatağa tırmandı ve ışığı kapattı.Tom climbed into bed and turned off the light.
İlgili Sayfalar