ısı ile cümle

ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ütü ısınırken Mary buhar yapmak için hazneye damıtılmış su döktü.As the iron was heating up, Mary poured distilled water into the reservoir to make steam.
Yeni işimde kendimi güvende hissediyorum.I feel secure in my new job.
Bu ışıkta görebiliyor musun?Can you see in this light?
Tom'un eli bir müren balığı tarafından ısırıldı.Tom's hand was bitten by a moray eel.
Tom'un eli bir murana tarafından ısırıldı.Tom's hand was bitten by a moray eel.
Tom sadece kendi işini kaybetti.Tom just lost his job.
Tom sadece işini yapıyor.Tom is just doing his job.
Tom'un işitme kaybı var.Tom has lost his hearing.
Tom Hollywood'ta bir oyunculuk işi aldı.Tom got an acting job in Hollywood.
Yeterince ışıktı.It was light enough.
Boston'da yaşarken araba yıkama işinde çalıştım.I worked at a car wash when I lived in Boston.
Bence Boston'daki o işi almalısın.I think you should take that job in Boston.
Hiç yorgun değilim. Arabayı sürme işinin çoğunu Tom yaptı.I'm not tired at all. Tom did most of the driving.
Bir elektrikli ısıtıcı banyo zemininin seramik fayanslarını ısıtır.An electric heater warms up the ceramic tiles of the bathroom floor.
İş yapıldığı sürece işi kimin yaptığı Tom'un umurunda değil.Tom doesn't care who does the job as long as the job gets done.
Tom'un yeni işini seveceğinden eminim.I'm sure Tom will like his new job.
Eminim Tom yeni işini sevecek.I'm sure Tom will like his new job.
İşinizi belirtin.State your business.
Tom karanlık odaya girdi ve ışıkları açtı.Tom went inside the dark room and switched on the lights.
Isıtıcıları kapatmamız gerekmiyor mu?Shouldn't we turn the heaters off?
"Benden daha fazla para kazanıyorsun." " Bu bir işin olmadığından, Tom!""You make more money than I do." "That's because you don't have a job, Tom!"
Tom'un işi gitgide daha kötü bir duruma geldi.Tom's work has gone from bad to worse.
Tom anahtarı çevirdi ve ışıklar yanmaya başladı.Tom flipped the switch and the lights came on.
Tom'un katılacak başka işi var.Tom has other business to attend to.
Lütfen etin doğru ısıda kızartılıp kızartılmadığını kontrol edin.Please check if the meat is being roasted at the right heat.
Sizin işiniz saat yapmaktır.Your work is making watches.
Tom gün ışığından önce eve geldi.Tom got home just before daylight.
Işıkları kapatan kişi Tom'du.Tom was the one who turned off the lights.
Tom'un iyi bir arabası, iyi bir evi ve iyi bir işi var.Tom has a nice car, a nice home and a good job.
Kırmızı ışıkta geçerseniz, bir kazaya neden olma riskini göze alırsınız.If you run a red light, you risk causing an accident.
Saat ona kadar işi yapmış olacağım.I will have done the work by ten o'clock.
Kaç tane takım yıldızına isim verebilirsin?How many constellations can you name?
Yardımın işin rengini tamamen değiştirdi.Having your help made all the difference.
Onun hakkında endişelenme. Sadece işine geri dön.Don't worry about it. Just get back to work.
O konuda endişelenmeyi kes ve işine odaklan.Stop worrying about that and focus on your work.
Tom'un kesinlikle işini kaybetme konusunda endişelenmeye başlaması gerekir.Tom should definitely start worrying about losing his job.
Tom yeni işini seviyor mu?Does Tom like his new job?
Sen bu işi yapabileceğini söyledin.You said you could make this work.
Bu işi yapmak zorundasın.You have to make this work.
Bu işi yapabiliriz.We can make this work.
İşimi kolaylaştırıyorsun.You make my job easy.
Tom'un işini sana teklif ettiklerini duydum.I heard they offered you Tom's job.
İşinizin kapsamı tam olarak nedir?Exactly what does your work involve?
İşin tam olarak neleri kapsıyor?Exactly what does your work involve?
Sadece seni ısıtmak istedim.I just wanted to warm you.
Babamın işi ilginç.My father's job is interesting.
Tom'a işini geri vermeni istiyorum.I want you to give Tom his job back.
İşini sevmiyorsan bırak.If you don't like your job, quit.
İşin hakkında neyi sevmiyorsun?What don't you like about your job?
Her zaman tüm işi yapmak zorunda olmaktan usandım.I'm tired of always having to do all the work.
Tom'un işini sevdiğini düşünüyor musun?Do you think Tom likes his job?
Tom genellikle ışıklar açıkken uyur.Tom usually sleeps with the lights on.
Işıklara ne oldu?What happened to the lights?
Bir grup için iyi bir isim olurdu.That would be a good name for a band.
Bir kedi için iyi bir isim olurdu.That would be a good name for a cat.
Cookie bir kedi için iyi bir isim olurdu.Cookie would be a good name for a cat.
Cookie'nin bir köpek için iyi bir isim olacağını düşünmüyor musun?Don't you think Cookie would be a good name for a dog?
Atıma ne isim vermem gerektiği üzerine iyi fikirleriniz var mı?Do you have any good ideas on what I should name my horse?
Tom Jackson isimli Kanadalı bir gitaristi daha önce duydun mu?Have you ever heard of a Canadian guitarist named Tom Jackson?
O, işinin yararsız olduğunu düşünüyor.She thinks her job is pointless.
İlgili Sayfalar