ısı ile cümle
ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sadece işini yapamazsın.You can't just not do your job.
İşin gücün yok mu senin!Get a life!
Bu işi bitirinceye kadar Boston'u terk edemeyiz.We can't leave Boston until we finish this job.
Isınıyor gibi görünemiyorum. Bütün gün üşüdüm.I can't seem to get warm. I've been cold all day.
İşimizin çoğu, mimari yarışmalardan geliyor.Most of our business is derived from architectural competitions.
O bir kadın işi.That's a woman's job.
O bir erkek işi.That's a man's job.
Tom dudağını ısırdı.Tom bit his lip.
Onun benim işim olduğunu düşündüm.I thought that was my job.
Ben onun senin işin olduğunu sanıyordum.I thought that was your job.
Eğer ona bir fırsat verirsem Tom'un işin üstesinden gelebileceğini düşündüm.I thought Tom could handle the job if I gave him a chance.
Tom'un o işi reddettiğini sandım.I thought Tom turned that job down.
Senin zaten bir işin olduğunu düşündüm.I thought you already have a job.
Bu işi istediğini sandım.I thought you wanted this job.
İşi bana teklif edeceğini düşünmüştüm.I thought you were going to offer me the job.
İşi isteyeceğini düşündüm.I thought you'd want the work.
Gemi için kötü bir isim bu.That's a bad name for a ship.
Bir kızılötesi ışın elektromanyetik radyasyondur.An infrared ray is electromagnetic radiation.
"İşini bıraktığını duydum." "Aslında kovuldum.""I hear you quit your job." "Actually, I got fired."
Sen gözlerini direkt güneş ışığından korumalısın.You should protect your eyes from direct sunlight.
Bu işi salı gününe kadar bitirmek kolay olacaktır.Finishing this job by Tuesday will be easy.
Bu işi salıya kadar bitirmek çok kolay olacak.Finishing this job by Tuesday will be a piece of cake.
Köpeğim Tom'u ısırdı.My dog bit Tom.
Hep birlikte bu işin içindeyiz.We're all in this together.
İşinizden çok zevk aldığınızı gördüğüme sevindim.I'm glad to see you enjoy your work so much.
Şu anda oldukça iyi bir işim var.At the moment, I have a pretty good job.
Geçen yıl, Tom'un oldukça iyi bir işi vardı.Last year, Tom had a pretty good job.
Lütfen yatağa gitmeden önce ışığı kapatmayı unutmayın.Please don't forget to turn off the light before you go to bed.
O bir işin peşinde.He's up to something.
O dudağını ısırdı.She bit her lip.
Tom oltasını fırlattı ve balıkların ısırmasını bekledi.Tom threw his line in and waited for the fish to bite.
Günün sonuna kadar bu işi halletmeye çalışalım.Let's try to get this done before the end of the day.
Bu işi bitirelim ve buradan gidelim.Let's get this done and get out of here.
İşin hakkında konuşalım.Let's talk about your job.
Hadi bitirelim şu işi.Let's get it done.
Hava ısınıyor.It's getting hotter.
Hani işin doğrusunu bilmesem bir şey sakladığını söylerdim.If I didn't know any better, I'd say you were hiding something.
İşimi geri istiyorum.I want my job back.
İşimi yapmak istiyorum.I want to do my job.
İşi istemedim.I didn't want the job.
İşini istemiyorum.I don't want your job.
O işi istemedim.I didn't want that job.
Tom işi istemiyordu.Tom didn't want the job.
Eski işimi geri istiyorum.I'd like my old job back.
İşi istiyor musun istemiyor musun?Do you want the job or not?
Bu işi ister misin yoksa istemez misin?Do you want this job or not?
İşini korumanı istiyorum.I want you to keep your job.
Bu işi almanı istiyorum.I want you to take this job.
İşi istediğimden emin değilim.I'm not sure I want the job.
Bu işi yapmanı istiyorum.I want you to make this work.
İşimi kaybetmemi ister misin?Do you want me to lose my job?
Eski işini geri ister misin?Do you want your old job back?
Gösteri işinde olmak istiyorum.I want to be in show business.
Tom bu işi bırakmamı istedi.Tom wants me to quit this job.
Işıkların açık bırakılmasını ister misin?Do you want the lights left on?
İşi istediğimden o kadar emin değilim.I'm not so sure I want the job.
Sadece işimi yaptırmak istiyorum.I just want to get my work done.
Işıkları açmak mı yoksa kapatmak mı istiyorsun?Do you want the lights on or off?
İsimlerini bilmek istemiyorum.I don't want to know their names.
Tom'un işini kaybetmesini istemiyorum.I don't want Tom to lose his job.
İlgili Sayfalar