ısı ile cümle
ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom açıkça bu işi istemiyor.Tom clearly doesn't want this job.
İşin bitince onları geri istiyorum.I want those back when you're done.
Tom'un yeni işi hakkında bilmek istiyorum.I want to know about Tom's new job.
Bu işi biri yapar.Someone will do this job.
Gerçekten bu işi yaptırmak istiyorum.I really want to get this work done.
O işi istediğimi bile nasıl biliyorsun?How do you know I even want that job?
Işıkları kapatmamı ister misin?Do you want me to turn off the lights?
Tom'un sevdiği bir işi olmasını istiyorum.I want Tom to have a job that he loves.
Sevdiğin bir işin olmasını istiyorum.I want you to have a job that you love.
Tom işi istedi ama onlar işe almadı.Tom wanted the job, but they didn't hire him.
Öyle bir işi neden yapmak istiyorsun?Why would you ever want to do a job like that?
İsim vermek istemiyorum.I don't want to name names.
İşimi kaybetmek istemiyorum.I don't want to lose my job.
Sevdiğim bir işim olmasını istiyorum.I want to have a job that I love.
Kel kör, kendi işini kendin gör.If you want something done right, do it yourself.
Tom'un işimi nasıl yöneteceğimi bana söylemesini istemiyorum.I don't want Tom telling me how to run my business.
Senin pis işini benim yapmamı istiyorsun, değil mi?You want me to do your dirty work for you, don't you?
Tom Mary'nin işini nasıl işlettiğini ona söylemesini istemedi.Tom didn't want Mary to tell him how to run his business.
Tom bunu sana söylememi istemedi ama o işini kaybetti.Tom didn't want me to tell you this, but he just lost his job.
Hayatının geri kalanında bu işi mi yapıyor olmak istersin?Do your really want to be doing this job for the rest of your life?
Bir işim olduğu için mutluyum.I'm happy to have a job.
Sen işi Mary'ye verdiğin için Tom mutlu muydu?Was Tom happy you gave Mary the job?
O güzel bir isim.That's a beautiful name.
İşim beni meşgul ediyor.My work keeps me busy.
Cuma gecesi işin var mı?Are you busy Friday night?
Tom işinde çok meşguldü.Tom has been busy at work.
İşim beni oldukça meşgul ediyor.My job keeps me pretty busy.
Tom işi ile çok meşgul.Tom is very busy with his work.
Tom biraz evrak işi yapmakla meşgul.Tom is busy doing some paperwork.
İşiniz sizi oldukça meşgul ediyor olmalı.Your job must keep you pretty busy.
Alışveriş merkezinde Noel baba olarak çalıştığım yarı zamanlı bir işim var.I have a part-time job working as a Santa at the mall.
Tom'un okuldan sonra yarı zamanlı bir işi var.Tom has a part-time job after school.
Tom'un hamburger lokantasında yarım zamanlı bir işi var.Tom has a part-time job at a burger joint.
Tom'un yarı zamanlı bir işi var.Tom has a part-time job.
Neyse ki, köpekbalığı ısırığı herhangi bir büyük artere isabet etmedi.Fortunately, the shark bite didn't hit any major arteries.
İşim, tutkumdur.My work is my passion.
Yarın gelemem. Yapılacak birçok işim var.I can't come tomorrow. I've got a lot of work to do.
Kendi işine bakmayı öğrenmen gerekiyor.You need to learn to mind your own business.
Tom ayağını dereye koyduğunda ayağını ısıran bir şey hissetti.When Tom put his foot into the stream, he felt something bite his toe.
Onların tüm isimlerini hatırlayamıyorum.I can't recall all their names.
İşimi iyi yaparım.I do my job well.
Henüz seninle işim bitmedi.I am not finished with you yet.
Eve gitmeden önce yapacak çok işim var.I have a lot of work to do before I can go home.
İşim zaten 15 Ocak'ta tamamlandı.My work was already finished on January 15th.
Bu senin işin değil.This isn't your job.
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.I would like to write hundreds of words more to Tatoeba but I have to go back to my work.
Çok iyi! İşi aldın.Thumbs up! You've got the job.
Demir ısıyı yeterince iyi iletir.Iron directs heat well enough.
İşin bitti mi?Are you about done?
İşin bitmek üzere mi?Are you about done?
Kendi vücut ısılarını korumak için birbirlerine yapıştılar.They were stuck together to maintain their own body heat
Ben işimi çok seviyorum.I love my work very much.
Bill işi almak için çok gençti.Bill was too young to take the job.
Işıkları açık bırak.Leave the lights on!
Işık kırmızıdan yeşile doğru değişiyor.The light is changing from red to green.
Seninle işim bitmedi.I'm not done with you.
Seninle henüz işim bitmedi.I'm not done with you yet.
Tom işi yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do the work.
İşin bitince haber ver.Let me know when you're done!
Onların isimlerini bilmiyorum.I don’t know their names.
İlgili Sayfalar