Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Yo cavé y bebí aguas extranjeras, y con las plantas de mis pies hice secar todas las corrientes de Egipto
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.εγω ανεσκαψα και επιον υδατα και με το ιχνος των ποδων μου εξηρανα παντας τους ποταμους των πολιορκουμενων.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Аз изкопах и пих вода: И със стъпалото на нозете си Ще пресуша всичките реки на Египет*.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.и откапывал я, и пил воду; и осушу ступнями ног моих все реки Египетские".
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.אני קרתי ושתיתי מים ואחרב בכף פעמי כל יארי מצור׃
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.انا قد حفرت وشربت مياها وانشف ببطن قدمي جميع خلجان مصر.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.我 已 經 挖 井 喝 水 . 我 必 用 腳 掌 踏 乾 埃 及 的 一 切 河
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.我 已 經 挖井 喝 水 . 我 必 用 腳掌 踏乾 埃及 的 一切 河
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.I kopali wszyscy Egipczanie około rzeki, szukając wody, aby pili; bo nie mogli pić wody z rzeki.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.애굽 사람들은 하수 물을 마실 수 없으므로 하숫가를 두루 파서 마실 물을 구하였더라
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Kopali pak všickni Egyptští vůkol řeky, hledajíce vody ku pití; nebo nemohli píti vody z řeky.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Men alle Ægypterne gravede i Omegnen af Nilen efter Drikkevand, thi de kunde ikke drikke Nilvandet.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Men alle egypterne gravde rundt omkring elven efter drikkevann; for de kunde ikke drikke elvevannet.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Vả , vì hết_thảy người Ê - díp-tô uống nước sông chẳng được , nên đào xung_quanh sông tìm nước mà uống .
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Vả, vì hết thảy người Ê-díp-tô uống nước sông chẳng được, nên đào xung quanh sông tìm nước mà uống.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Vtedy kopali všetci Egypťania všade okolo rieky a hľadali vodu na pitie, lebo nemohli piť vodu z rieky.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.Y todos los egipcios hicieron pozos alrededor del Nilo para beber, porque no podían beber las aguas del Nilo
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.А всичките египтяни копаха около реката, за да намерят вода за пиене, защото не можеха да пият речната вода.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.И стали копать все Египтяне около реки чтобынайти воду для питья, потому что не могли пить воды из реки.
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.ויחפרו כל מצרים סביבת היאר מים לשתות כי לא יכלו לשתת ממימי היאר׃
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.وحفر جميع المصريين حوالي النهر لاجل ماء ليشربوا. لانهم لم يقدروا ان يشربوا من ماء النهر
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.埃 及 人 都 在 河 的 兩 邊 挖 地 、 要 得 水 喝 、 因 為 他 們 不 能 喝 這 河 裡 的 水
Mısırlılar içecek su bulmak için ırmak kıyısını kazmaya koyuldular. Çünkü ırmağın suyunu içemiyorlardı.埃及人 都 在 河 的 兩邊 挖地 、 要 得 水 喝 、 因為 他 們 不 能 喝這河裡 的 水
Neredeyse yüzün üzerine akan bir boya ırmağı, ve bu ırmak yüzü tanımlıyor.Je to téměř jakoby mu tvář přikrýval proud barev a začal jí dávat tvar.
Neredeyse yüzün üzerine akan bir boya ırmağı, ve bu ırmak yüzü tanımlıyor.Pare un râu de vopsea care curge de-a lungul acelei fețe și începe să o definească.
Neredeyse yüzün üzerine akan bir boya ırmağı, ve bu ırmak yüzü tanımlıyor.Це майже як річка фарби, яка тече крізь це обличчя і визначає його характер.
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Chi è che trabocca come il Nilo, come un torrente dalle acque turbolente
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Cine este acela care înaintează ca Nilul, şi ale cărui ape se rostogolesc ca rîurile?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Hvem er det som stiger op lik Nilen, hvis vann bølger som strømmene?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Hvem stiger der som Nilen, hvis Vande svulmer som Strømme?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Kdo je ta, ki vzhaja kakor Nil, kakor reke se vale vode njegove?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Kdo se to valí jako potok, jako řeky, jejichž vody sebou zmítají?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Kìa , kẻ dấy lên như sông Ni-lơ , như sông lớn nổi sóng sôi bọt là ai ?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Kìa, kẻ dấy lên như sông Ni-lơ, như sông lớn nổi sóng sôi bọt là ai?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Kicsoda ez, a ki növekedik, mint a folyóvíz, és olyan, mint a megháborodott vizû folyamok?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?저 나일의 창일함과 강물의 흉용함 같은자 누구뇨
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Kto sa to valí hore jako veletok? Ktorého vody burácajú ako rieky?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Któż to jest, który jako rzeka wzbiera? Którego się wody wzruszają jako rzeki?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Kuka on tuo, joka nousee niinkuin Niilivirta, jonka vedet vyöryvät kuin virrat?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Quem é este que vem subindo como o Nilo, como rios cujas águas se agitam?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?"¿Quién es éste que sube como el Nilo y cuyas aguas se agitan como ríos
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Qui est celui qui s`avance comme le Nil, Et dont les eaux sont agitées comme les torrents?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Vem är denne som stiger upp såsom Nilfloden, denne vilkens vatten svalla såsom strömmar?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Wat is dat voor een machtig leger, oprijzend als de Nijl, die bij vloed al het land overstroomt?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Wer ist der, so heraufzieht wie der Nil, und seine Wellen erheben sich wie Wasserwellen?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Τις ουτος, ο αναβαινων ως πλημμυρα, του οποιου τα υδατα κυλινδουνται ως ποταμοι;
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Кой е този, който се издига като Нил, Чиито води се вълнуват като реки?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?Кто это поднимается, как река, и, как потоки, волнуются воды его?
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?מי זה כיאר יעלה כנהרות יתגעשו מימיו׃
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?من هذا الصاعد كالنيل كانهار تتلاطم امواهها.
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?像 尼 羅 河 漲 發 、 像 江 河 之 水 翻 騰 的 是 誰 呢
Nil gibi yükselen, Irmak gibi suları çalkalanan kim?像 尼羅 河 漲發 、 像 江河 之水 翻騰 的 是 誰呢
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.Bukan tentang keperawanan, Namun tentang kesuburan, kelimpahan, Sebuah taman yang dialiri air.
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.Det er ikke jomfruelighed; det er frugtbarhed. Det er overflod. Det er haver vandet af løbende strømme.
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.Geen maagdelijkheid, maar vruchtbaarheid, overvloed, tuinen bevloeid door stromende wateren.
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.Não é virgindade, é fecundidade, é abundância, são jardins regados por riachos correntes.
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.Nem szüzesség, hanem termékenység, bőség, kertek, melyeket folyó patakok öntöznek.
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.Není to panenskost, je to plodnost, hojnost, jsou to zahrady, zavlažované prameny vod.
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.Nie je to panenstvo, je to plodnosť, je to hojnosť, sú to záhrady zavlažované prúdiacimi tokmi.
O bekaret değil, doğurganlıktır, bolluktur, içinden ırmaklar akan bahçelerdir.No es virginidad, es fecundidad, es plenitud, son jardines regados por arroyos en constante flujo.