Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!О земьо, бръмчаща с крила, Която си оттатък етиопските реки.
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!הוי ארץ צלצל כנפים אשר מעבר לנהרי כוש׃
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!يا ارض حفيف الاجنحة التي في عبر انهار كوش
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!唉 、 古 實 河 外 翅 膀 刷 刷 響 聲 之 地
Kûş ırmaklarının ötesinde, Kanat vızıltılarının duyulduğu ülkenin vay haline!唉 、 古 實 河外 翅膀 刷刷 響聲 之地
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.스키나강, 스티킨강, 나스강의 원천으로 말이죠.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.la Skeena, la Stikine et la Nass.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.Skeena, Stikine och Nass.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.Skeena-, Stikine- og Nassfloderne.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.Skeena, Stikine și Nass.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.Skeena, Stikine und Nass.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.Skeena, Stykine i Nass.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.Sungai Skeena, Sungai Stikine, dan Sungai Nass.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.Скийна, Стикайн и Нас.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.Скина, Стикин и Насс.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.Скіна, Стикин і Насс.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.הסקינה, הסטיקין והנאס.
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.أنهارسكينة و ستيكيني و ناس
'Kutsal Irmak' olarak bilinen bir yerdir.この谷は 一日たっぷりあれば あるいは二日あれば
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››A ki hisz én bennem, a mint az írás mondotta, élõ víznek folyamai ömlenek annak belsejébõl.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Celui qui croit en moi, des fleuves d`eau vive couleront de son sein, comme dit l`Écriture.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››chi crede in me; come dice la Scrittura: fiumi di acqua viva sgorgheranno dal suo seno»
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Cine crede în Mine, din inima lui vor curge rîuri de apă vie, cum zice Scriptura.``
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Den, som tror på mig, af hans Liv skal der, som Skriften har sagt, flyde levende Vandstrømme:"
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Den som tror på mig, av hans innersta skola strömmar av levande vatten flyta fram, såsom skriften säger.»
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Den som tror på mig, av hans liv skal det, som Skriften har sagt, rinne strømmer av levende vann.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››El que cree en mí, como dice la Escritura, ríos de agua viva correrán de su interior
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Joka uskoo minuun, hänen sisimmästään on, niinkuin Raamattu sanoo, juokseva elävän veden virrat."
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kdor veruje v mene, kakor pravi pismo, reke žive vode poteko iz telesa njegovega.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kdož věří ve mne, jakož dí Písmo, řeky z života jeho poplynou vody živé.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kẻ nào tin ta thì sông nước hằng sống sẽ chảy từ trong lòng mình, y như Kinh Thánh đã chép vậy.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kẻ nào tin ta thì sông_nước hằng sống sẽ chảy từ trong lòng mình , y_như Kinh_Thánh đã chép vậy .
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››나를 믿는 자는 성경에 이름과 같이 그 배에서 생수의 강이 흘러나리라 하시니
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kto verí vo mňa, jako hovorí Písmo, rieky živej vody potečú z jeho vnútra.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Kto wierzy w mię, jako mówi Pismo, rzeki wody żywej popłyną z żywota jego.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Quem crê em mim, como diz a Escritura, do seu interior correrão rios de água viva.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Wer an mich glaubt, wie die Schrift sagt, von des Leibe werden Ströme des lebendigen Wassers fließen.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Οστις πιστευει εις εμε, καθως ειπεν η γραφη, ποταμοι υδατος ζωντος θελουσι ρευσει εκ της κοιλιας αυτου.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Кто верует в Меня, у того, как сказано в Писании, из чрева потекут реки воды живой.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Пак ги попита: Кого търсите? А те рекоха: Исуса Назарянина.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››Хто вірує в мене, як рече писаннє, ріки води живої з черева його потечуть.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››המאמין בי כדבר הכתוב מבטנו ינהרו נהרי מים חיים׃
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››من آمن بي كما قال الكتاب تجري من بطنه انهار ماء حيّ.
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››信 我 的 人 、 就 如 經 上 所 說 、 從 他 腹 中 要 流 出 活 水 的 江 河 來
Kutsal Yazıda dendiği gibi, bana iman edenin ‹içinden diri su ırmakları akacaktır.› ››信 我 的 人 、 就 如 經上 所說 、 從 他 腹中 要 流出 活水 的 江河來
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Am săpat izvoare, şi am băut din apele lor, şi cu talpa picioarelor mele voi seca toate rîurile Egiptului.``
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Én ástam és vizet ittam, és kiszáraztom lábam talpával Égyiptom minden folyóit.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Eu cavei, e bebi as águas; e com as plantas de meus pés sequei todos os rios do Egito.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Fremmed Vand grov jeg ud, og jeg drak det, tørskoet skred jeg over Ægyptens Strømme!"
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ich habe gegraben und getrunken die Wasser und werde mit meinen Fußsohlen austrocknen alle Flüsse Ägyptens."
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.jag grävde brunnar och drack ut vatten, och med min fot uttorkade jag alla Egyptens strömmar.'
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Já jsem vykopal a pil vody; nebo jsem vysušil nohama svýma všecky potoky míst obležených.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Jam wykopał źródła i piłem wody, a wysuszyłem stopami nóg moich wszystkie potoki miejsc oblężonych.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ja som vykopal a pil cudzie vody a vysuším spodkom svojich nôh všetky toky Egypta.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Jaz sem kopal vodnjake in izpil vode, in s stopalom nog svojih hočem posušiti vse reke v Egiptu.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.jeg gravde brønner og drakk av dem, og jeg tørker ut alle Egyptens strømmer med mine fotsåler.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.내가 우물을 파서 물을 마셨으니 나의 발바닥으로 애굽의 모든 하수를 밟아 말리리라 하였도다
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.minä kaivoin kaivoja ja join kuiviin vedet, ja jalkapohjallani minä kuivasin kaikki Egyptin virrat`.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ta đã đào đất và uống nước ; dùng bàn chơn làm cho cạn mọi sông Ê - díp-tô .
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ta đã đào đất và uống nước; dùng bàn chơn làm cho cạn mọi sông Ê-díp-tô.