Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Bạn biết không, Clay không tự tử bởi những chuyện xảy ra ở Iraq và Afghanistan.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Clay no se suicidó por lo que ocurrió en Iraq y Afganistán.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Clay nu s-a sinucis din cauza celor întâmplate în Irak sau Afganistan.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Clay pleegde geen zelfmoord in reactie op wat in Irak en Afghanistan gebeurde.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.아시다시피, 클레이는 이라크와 아프가니스탄에서의 일들 때문에
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Sabem, o Clay não se suicidou por causa do que aconteceu no Iraque ou no Afeganistão.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Sapete, Clay non si è tolto la vita a causa di ciò che è accaduto in Iraq e in Afghanistan.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Tudják, Clay nem az iraki vagy afganisztáni események miatt
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Víte, Clay se nezabil kvůli tomu, co se stalo v Iráku a Afghánistánu.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Vous savez, Clay ne s'est pas tué à cause de ce qui était arrivé en Irak ou en Afghanistan.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Ξέρετε, ο Κλέι δεν αυτοκτόνησε για αυτό που συνέβει στο Ιράκ και στο Αφγανιστάν.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Знаете ли, Клей не се самоуби заради това което се бе случило в Ирак и Афганистан.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.Клэй не покончил с собой из-за того, что произошло в Ираке и Афганистане.
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.כי קליי לא הרג את עצמו בגלל מה שקרה
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.كما تعلمون، كلاي لم يقتل نفسه بسبب ما حدث
Clay kendisini Irak ve Afganistan'da yaşananlardan dolayı öldürmedi.死んだのではありません 彼は母国に帰ってきて
Çünkü eğer bu haftanızı Irak'ı düşünerek ve왜냐면 만약 여러분이 이번주에 이라크나
Çünkü eğer bu haftanızı Irak'ı düşünerek veWant als je deze week zit na te denken over Irak,
Çünkü eğer bu haftanızı Irak'ı düşünerek veמכיוון שאם אתם מעבירים שבוע זה במחשבות על עירק
Çünkü eğer bu haftanızı Irak'ı düşünerek veلأنكم إذا قضيتم هذا الأسبوع تفكرون فيما يحدث في العراق
Çünkü eğer bu haftanızı Irak'ı düşünerek ve考えて過ごすのであれば 人類史上 最も素晴らしい
Dördüncü perdede, kibrimiz ile, aşırı güven duygumuz yükselirken, Irak ve Afganistan'ı işgal ettik.A negyedik felvonásban, önhittségünk, túlzott önbizalmunk fejlődőben, megszálltuk Irakot és Afganisztánt.
Dördüncü perdede, kibrimiz ile, aşırı güven duygumuz yükselirken, Irak ve Afganistan'ı işgal ettik.Dalam babak keempat, dengan keangkuhan kita, kepercayaan diri berlebihan, kita menginvasi Irak dan Afganistan.
Dördüncü perdede, kibrimiz ile, aşırı güven duygumuz yükselirken, Irak ve Afganistan'ı işgal ettik.En el cuarto acto, con nuestra arrogancia, y nuestra soberbia en aumento, invadimos Irak y Afganistán.
Dördüncü perdede, kibrimiz ile, aşırı güven duygumuz yükselirken, Irak ve Afganistan'ı işgal ettik.I fjärde akten, med vår hybris, utvecklades vår övertro, vi invaderade Iraq och Afghanistan.
Dördüncü perdede, kibrimiz ile, aşırı güven duygumuz yükselirken, Irak ve Afganistan'ı işgal ettik.Im vierten Akt marschierten wir mit zunehmender Selbstüberschätzung im Irak und in Afghanistan ein.
Dördüncü perdede, kibrimiz ile, aşırı güven duygumuz yükselirken, Irak ve Afganistan'ı işgal ettik.În al 4-lea act, plini de orgoliu, mult prea încrezători în noi, am invadat Irakul și Afganistanul.
Dördüncü perdede, kibrimiz ile, aşırı güven duygumuz yükselirken, Irak ve Afganistan'ı işgal ettik.W czwartym akcie, z nieposkromioną pychą i rosnącą zbytnią pewnością siebie zaatakowaliśmy Irak i Afganistan.
Dördüncü perdede, kibrimiz ile, aşırı güven duygumuz yükselirken, Irak ve Afganistan'ı işgal ettik.В четвертом акте, с нашим высокомерием, с нашей растущей самонадеянностью, мы захватили Ирак и Афганистан.
Dördüncü perdede, kibrimiz ile, aşırı güven duygumuz yükselirken, Irak ve Afganistan'ı işgal ettik.В четвъртата част, с високомерие и зараждаща се свръхувереност, нахлухме в Ирак и Афганистан.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Arra gondoltunk, hogy Irak egy speciális eset volt.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Chúng tôi đã nghĩ có lẽ I-rắc có gì đó đặc biệt.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Kami pikir mungkin ada sesuatu yang khusus tentang Irak.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.이라크전에 무슨 독특한 상황이 있는지도 생각했지요.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Mysleli jsme si, že na Iráku je něco ojedinělého.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Mysleli sme si, možno je na Iraku niečo zvláštne.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Myśleliśmy, że może w Iraku jest coś szczególnego.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Ne-am gândit că poate situaţia din Iraq este mai specială.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Nous pensions que peut-être il y avait quelque chose de spécial à propos de l'Irak.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Pensammo che forse c'era qualcosa di speciale nella guerra in Iraq.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Pensamos que tal vez había algo especial en Irak.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Pensámos que talvez houvesse algo especial acerca do Iraque.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Vi tænkte at der måtte være noget specielt ved Irak.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.We dachten dat er misschien iets speciaals was aan Irak.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Wir dachten das der Irak eine Besonderheit hat.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Σκεφτήκαμε οτι ίσως υπάρχει κάτι το ιδιαίτερο με το Ιράκ.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Мы думали, что может быть в Ираке есть что-то особенное.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.Помислихме, че има нещо специално в Ирак.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.חשבנו שאולי יש משהו מיוחד בעיראק.
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.اعتقدنا أن هناك شيئا خاصا بالعراق
Düşündük ki; belki de Irak"ı özel yapan bir şey var.他の事例にもあたってみることにしました
Düşünmüş ki, 14 sene çok uzun bir süre. Yani, gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.Det borde vara länge nog, är du borta i 14 år- blir du bortglömd.
Düşünmüş ki, 14 sene çok uzun bir süre. Yani, gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.Hän arveli että 14 vuoden poissaolo olisi tarpeeksi pitkä, kutakuinkin poissa silmistä ja mielestä.
Düşünmüş ki, 14 sene çok uzun bir süre. Yani, gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.le pareva un periodo sufficiente: se te ne vai per 14 anni, starai fuori dai piedi e dalla mente.
Düşünmüş ki, 14 sene çok uzun bir süre. Yani, gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.Myslím že to bylo dost času, že když jste pryč 14 let, tak to docela dost sejde z očí, sejde z mysli.
Düşünmüş ki, 14 sene çok uzun bir süre. Yani, gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.Sie dachte, 14 Jahre sind lange genug, um ihn vergessen zu machen.
Düşünmüş ki, 14 sene çok uzun bir süre. Yani, gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.היא חשבה ש-14 שנה בגלות יספיקו להשכיח אותו מהלב.
Düşünmüş ki, 14 sene çok uzun bir süre. Yani, gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.アヨーディア
Eğer protesto edersek, eğer Irak Savaşını protesto edersek, hiçbir şey değişmez, o zaman neden uğraşasın?Ak spravíme protest, ak budeme protestovať proti vojne v Iraku, nič sa nezmení, tak načo sa trápiť?
Eğer protesto edersek, eğer Irak Savaşını protesto edersek, hiçbir şey değişmez, o zaman neden uğraşasın?Als we protesteren tegen de oorlog in Irak verandert er toch niets. Waarom zouden we het doen?