VS-2.2 modeli Irak ve Kuveyt, SH-55 ise Afganistanda bulunmaktadır.La VS-2.2 si trova ancora in Iraq e Kuwait, la SH-55 è trovata in Afghanistan.
Helena Bonham Carter, Crimsli Iracebeth, Kırmızı Kraliçe rolünde.Helena Bonham Carter è Iracebeth, la Regina Rossa.
Akbar Ganji 22 Nisan 2000'den beri Evin Cezaevi'nde tutulan İranlı bir gazetecidir.Akbar Ganji è un giornalista iraniano imprigionato nella prigione di Evin dal 22 aprile 2000.
1947'de İran, Birleşmiş Milletler Filistin Paylaşım Planı'na karşı oy kullanan 13 ülke arasındaydı.Nel 1947 l'Iran fu tra i 13 paesi che votarono contro il Piano di partizione della Palestina.
2013: Iranian Woman (İranlı Kadın) – İranlı Kadın Sanatçılar eşliğinde derleme albüm.2013: Iranian Woman (compilation album con artisti iraniani).
Saldırı devrimci İran tarafından tamamen şaşkınlıkla karşılandı.L'attacco colse i rivoluzionari dell'Iran completamente di sorpresa.
80lerde Çin Irak'a 100lerce Type 59/69 AMT sattı.Durante gli anni ottanta, risulta che la Cina abbia venduto centinaia di Type 59 e Type 69 all'Iraq.
20 Mart 2003 tarihinde de Irak Savaşı'nı başlattı.Il 20 marzo 2003 venne lanciata l'invasione dell'Iraq.
Irak, İsrail'i 39 Scud füzesiyle bombaladı.Israele viene colpito da 39 missili Scud dall'Iraq.
Bu andan itibaren parti muazzam biçimde büyüdü ve İran politikasında başlıca güçlerden biri haline geldi.Da questo momento in poi il partito crebbe immensamente e divenne la maggior forza politica iraniana.
Keyumars, çağdaş İran'da da popüler bir isimdir.Keyumars è un nome di persona popolare in Iran.
Ey Irak halkı!Popolo italiano!
Çok sayıda araç Saddam Hüseyin tarafından Körfez savaşında ve 2003 Irak savaşında kullanılmıştır.Molti carri vennero usati da Saddam Hussein durante la guerra del Golfo e la guerra d'Iraq del 2003.
1990 - Irak, Kuveyt'i işgal etti.1990 – L'Iraq invade il Kuwait.
13 Haziran'da 200 kişi İran'ın Londra büyükelçiliği önünde gösteri düzenledi.Anche a Londra circa 200 persone hanno protestato davanti all'ambasciata iraniana il 13 giugno.
MS 1302-1312 yılları arasında inşa edilen yapı, İran'daki en eski çift katmanlı kubbeye sahiptir.La struttura, fu eretta tra il 1302 al 1312 d.C., ha la più antica cupola a doppio guscio in Iran.
Irak'ta Spor Irak'ta oynanan ve izlenen spor türlerinin çok çeşitlisi vardır.C'è un'ampia varietà di sport praticati e seguiti in Iraq.
Bu koşullar, dolaylı ABD denetiminde olan Kuzey Irak’da gözlenmemiştir.Secondo altri invece la situazione appariva perfettamente sotto controllo nel Nord America.
Mahallenin adı Çavundur: gözden uzak, gözden ırak anlamına gelmektedir.Il loro nome significa Coloro che sorvegliano da lontano.
Hunlar 5. yüzyıl sonlarında tekrar gelerek İran'lı I. Firuz'u (457-484) 483 yılında yendiler.Ma alla fine del V secolo gli Unni ci riprovarono e sconfissero Peroz I (457–484) nel 483.
Basketbol Basketbol Irak'ta Popüler spordur.Il basket è uno sport popolare in Iraq.
2009 İran cumhurbaşkanlığı seçimi 12 Haziran 2009 tarihinde.Le elezioni presidenziali in Iran del 2009 si sono tenute il 12 giugno.
Aslı İran'da bulunmaktadır.Questo sembra essere fatto in Iran.
İran'daki petrol tesisleri ise İran hükümetinin denetiminde kaldı.Allo stesso tempo il prezzo del petrolio ritornò sotto il controllo iraniano.
Ptolemy Mısır'a geri dönünce II. Seleukos Kallinikos Kuzey Suriye'yi ve İran'ın yakın vilayetlerini geri aldı.Quando Tolomeo tornò in Egitto, Seleuco riprese la Siria del nord e le vicine province dell'Iran.
Kurşun Iraxxa'nın kaskını sıyırır.Gli indiani estraggono il proiettile dal corpo di Jack.
1966, Kiryat Gat) İran Yahudisi kökenli İsrailli fotoğrafçıdır.Adi Nes (Kiryat Gat, 1966) è un fotografo israeliano.
Film çoğunlukla İran'da, kimi kısımları ise, gizli olarak Afganistan'da çekildi.Il film è stato girato principalmente in Iran e, segretamente, proprio in Afghanistan.
Farsçada Büyük İran; Iranzamin (ایرانزمین) yani "İran ülkesi" anlamına gelmektedir.In lingua persiana, il mondo iranico viene chiamato Iranzamin (ایرانزمین), che significa "terra dell'Iran".
ABD, Irak'la diplomatik ilişki kurdu.E gli Stati Uniti hanno relazioni diplomatiche con il Sudan. ...
775'te Irak'ın Basra şehrinde doğdu, 845'te Bağdat'ta öldü.Ibn Saʿd nacque a Bassora nel 784 e morì nella capitale abbaside nell'845.
Irak, misilleme olarak İsrail'e 8 adet Scud füzesi yolladı.L'Iraq rispose lanciando il giorno successivo otto missili Scud contro Israele.
Arap alfabesinden uyarlanmış olan Soranî alfabesi ise Irak ve İran'da kullanılmaktadır.In origine la lingua era scritta con l'alfabeto arabo, tuttora utilizzato in Afghanistan ed Iran.
Rosemary'nin Bebeği, (İngilizce:Rosemary's Baby), Ira Levin tarafından 1967'de yazılmış bir gerilim romanıdır.Rosemary's Baby è un romanzo horror scritto da Ira Levin nel 1967.
"Van depremi İran'ı da VURDU!".Tutti intenti a succhiare anche qui sangue irlandese.»
İsrail nükleer silahlanmış İran'a saldırmaya hazırdı ve 2010 yılı bunun için önemli bir noktaydı.Israele sarebbe pronto ad attaccare l'Iran entro il 2010 se questo si dotasse di armi nucleari.
Libya’da Yahudilerin vatandaşlıkları ellerinden alındı ve Irak’ta mal varlıklarına el konuldu.In Libia gli ebrei furono privati della cittadinanza e in Iraq le proprietà furono requisite.
.iq, Irak için internet ülke kodu üst seviye alan adıdır..iq è il dominio di primo livello nazionale assegnato all'Iraq.
Bu kaynaklara göre Irak'ın % 8,94'i Türkmen’dir.Complessivamente, come detto sopra, vi sarebbero 9,4 milioni di musulmani nel Paese.
Güney Irak'ta bir balıkçı teknesi.Una notte sul peschereccio Sirio.
2004-2008 arası kullanılan Irak arması.Stemma utilizzato dal 2004 al 2008.
Bisikletçi İranlı yönetmen Mohsen Makhmalbaf'in 1987 yapımı filmidir.Nel 2001 è stata protagonista del film Viaggio a Kandahar, del regista iraniano Mohsen Makhmalbaf.
İran, Türkmenistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olmuştur.La Bulgaria fu il primo paese a riconoscere l'indipendenza della Repubblica di Macedonia.
Bina şimdi İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi olarak kullanılmaktadır.La sala è oggi utilizzata per l'inaugurazione del Presidente della Repubblica d'Irlanda.
Nadir'in İran'da kalmaya karar vermesi, Simin'in boşanma davası açmasına sebep olur.Quando Nader decide fermamente di rimanere in Iran, Simin chiede la separazione.
Fakat Irazca köyde kalıp direnmeyi tercih eder.Meglio la fame che stare lì.
Irak'ta durum iyiye gitmiyordu.In Sudamerica le cose non vanno meglio.
1991 - Irak, Körfez Savaşı esirlerini serbest bıraktı.1991 - L'Iraq rilascia tutti i prigionieri della Guerra del Golfo.
Aslında bu bölgede(Iran'da)İslam zaten yaygındı.In alcune regioni, a quest'epoca, si era diffuso l'islam.
Irak - Orta Doğu'da bir devlet.Libano – paese del vicino oriente.
Orduyu dağıtarak Irak'a çekildi.La sua divisione è stata mandata in Iraq.
İran’da seccade çeşitleri fazla değildir.In Iran i tipi di polpette sono molteplici.
İran 2000 li yıllarda bu füzenin bir benzeri olan Towsan-1/M113 modelini geliştirmiştir..Il progetto è stato ripreso dall'Iran nel 2000, con la realizzazione del Towsan-1/M113.
İran'da meşrutiyet ilan edildi.Anticamente parlata in Iran.
2006 yılındaki program 25 Aralık'ta Bağdat, Irak'ta çekildi.Il Tribute to the Troops del 2006 si è svolto il 25 dicembre 2006 a Baghdad (Iraq).
Yetkililer Kuzey Irak'ta Aswad cinayeti ile ilgisi olan 4 kişiyi tutuklamıştır.Le autorità nord-irachene arrestarono quattro persone implicate nell'assassinio.
1826-1828 İran-Rus Savaşı Rus İmparatorluğu ve Kaçar Hanedanı arasındaki son büyük askeri çatışmadır.La guerra russo-persiana del 1826-1828 fu l'ultimo principale conflitto tra l'Impero russo e quello persiano.
Kuveyt Hava Kuvvetleri ise Irak'ın kara güçlerine karşı çok az sorti gerçekleştirebildi.La GHQ Air Force era poca cosa in confronto alle forze aeree europee.
İran Riyal'ı İran'da kullanılan para birimidir.La moneta usata nelle transazioni è il riyal iraniano.
Irak'ta kalırlarsa ne yapacaklar?Dapoi che farei più in Italia?