Ana içeriğe geç
Sözlük

ıra ile cümle

ıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İngiltere, Irak'a karşı ağır ekonomik yaptırımlar ve bir işgalle karşılık verdi.Britain responded with severe economic sanctions against Iraq and an invasion.
IRAS/MSX verisi yoksa 0.1'lik kaba bir ortalama değer kullanılabilir.If there is no IRAS/MSX data a rough average of 0.1 can be used.
Gazze yönetiminin bütçesinin diğer kaynakları arasında İran'ın da olduğu iddia ediliyor.Among other alleged sources of Gaza administration budget is Iran.
Ur, Irak'tan.From Ur, Iraq.
Fayruz al-Deylemi, İran asıllı bir Yemenli tarafından öldürüldü.He was assassinated by a Yemeni of Persian origin called Fayruz al-Daylami.
The Cambridge history of Iran.The Cambridge history of Iran (Repr. ed.).
İran'ın Dezful şehrinde doğmuştur.[1][2][3][4]He was born in Dezful, Iran.[1][2][3][4]
Eski, Geleneksel ve Modern Tahıl Ambarları Tahıl ambarı Kaşan, İran.Ancient, Traditional, and Modern Granaries Granary in Kashan, Iran.
The New York Times. ↑ War in Iraq: 2006 Webarşiv şablonunda hata: |url= value."Ohio Recount Gives a Smaller Margin to Bush".
Khaireddine Haseeb, Iraklı Ekonomist - Komutan, 2002.Khaireddine Haseeb, Iraqi Economist – Commander, 2002.
Birçok Ermeni, 1915 Ermeni soykırımından kaçtıktan sonra Irak'a yerleşmiştir.Many Armenians settled in Iraq after fleeing the 1915 Armenian genocide.
Irak'taki Ermenilerin tarihi, Babil döneminin sonlarından beri belgelenmiştir.The history of Armenians in Iraq is documented since late Babylonian times.
Bakhtiar'ın, Mani Helene (Farhadi), Iran Davar ve Karim Ardalan adlarında üç çocuğu oldu.Bakhtiar had three children, Mani Helene (Farhadi), Iran Davar, and Karim Ardalan.
May 1996. ↑ "Helen of Iran".May 1996. ↑ Downey, Sarah (May 15, 2003).
Erişim tarihi: October 18, 2020. ↑ My Name Is Iran: A Memoir.Retrieved October 18, 2020. ↑ Ardalan, Iran Davar (2010).
Sınır bariyeri Suudi-Irak bariyeriBorder barrier Saudi-Iraq barrier
Hatta İskender'in İran'ı işgali için bir birlik bile gönderdiler.They even sent a contingent of troops for Alexander's invasion of Persia.
1826-1828 Rus-İran Savaşı'na katılımıParticipation in the Russo-Persian War of 1826–1828
İran atom programı, kötü amaçlı yazılım tarafından saldırıya uğradı.Das iranische Atomprogramm wurde gerade Ziel eines Schadprogrammangriffs.
Oğlum İran'a gitti.Mein Sohn ist in den Iran gegangen.
Ben İran'dan geldim.Ich komme aus dem Iran.
Amerika Suriye ve Irakı amerikalılaştırmak istiyor.Amerika möchte Syrien und den Irak amerikanisieren.
Amul (İran) ve Ukrayna'daki bağlı ortaklıklar o zamandan beri satıldı ya da kapatıldı.Tochtergesellschaften in Amol (Iran) und in der Ukraine wurden zwischenzeitlich verkauft bzw. geschlossen.
Kanada'da İranlı sığınmacılara yönelik Iranian Railroad for Queer Refugees adlı bir LGBT örgütü kurulmuştur.In Kanada hat sich die LGBT-Organisation Iranian Railroad for Queer Refugees gegründet.
İrade İbrahimova (Azerice: İradə İbrahimova) Azeri şarkıcı .Joseph“, siehe Irene Rabl: „Ite ad Joseph“.
Mağaza binası, 1974'ten beri üç defa IRA'nın terör saldırısına maruz kaldı.Seit 1974 war das Kaufhaus Ziel dreier Anschläge der IRA.
Kılıçdaroğlu ise şöyle konuştu: "Milli iradeye duyduğumuz saygının gereği yerine getirildi."Schönborn erklärte im Gottesdienst: „Wir, Gottes Volk, seine Kirche, tragen miteinander an dieser Schuld“.
Buna rağmen Türkiye'deki Kürt edebiyatı hala Irak'taki kadar gelişmiş değildir.Trotzdem ist die kurdische Literatur nicht soweit entwickelt wie diejenige im Irak.
İsyanın başarısızlığından sonra 150 adamlarıyla birlikte İran'a sığındı.Nach dem Scheitern des Aufstandes floh er mit 150 Mann in den Iran.
Ancak diğer milletvekilleri onu halk iradesi düşmanı ilan etti.Die anderen Abgeordneten warfen ihm vor, ein Feind des Volkswillens zu sein.
Çoğu yeni kurulan İsrail'e göç etti, bugün ise Irak'ta 100'den az Yahudi kalmıştır.Die meisten flohen in den neu gegründeten Staat Israel, heute leben weniger als 100 Juden im Land.
İran İslam Cumhuriyeti.Irans Islamische Republik.
Film, İran'da yasaklanmıştır.Im Iran wurde der Film verboten.
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?Selbstbestimmungsfähig, oder nicht?
O'na düşünce ve irade yükleyemeyiz, çünkü bunlar birbirleriyle çelişirler.Ihn davon abzubringen versucht sie allerdings nicht, da sie dies für aussichtslos hält.
Bağdadi Yahudiler - 250 yıl önce Irak, İran, Afganistan ve Arap ülkelerinden gelip Mumbai'ye yerleştiler.Die Baghdadi-Juden kamen vor etwa 250 Jahren aus Irak, Iran, Afghanistan sowie arabischen Ländern nach Mumbai.
İran hükûmeti silahsızlaştırılmasını istedi.Die iranische Regierung wollte, dass sich die Männer entwaffnen.
İran hükümetinin bu türbe için 2 milyar Amerikan doları ayırdığı bildiriliyor.Die iranische Regierung hat Berichten zufolge 2 Milliarden US-Dollar in die Entwicklung gesteckt.
Ey Irak halkı!Italienisches Volk!
Tahran Borsası (Farsça: بورس اوراق بهادار تهران) kısaca TSE, İran'daki en büyük borsadır.Die Teheraner Börse (Persisch بورس اوراق بهادار تهران; kurz TSE) ist die größte Börse des Iran.
Hırvatistan ve İran'ın, 18 Nisan 1992 yılından bu yana ikili ilişkileri bulunmaktadır.Neue bilateriale Beziehungen zwischen Estland und Australien bestehen seit dem 21. November 1991.
Bunların çoğunluğu komşu Pakistan ve İran'a yerleşti.Viele Bewohner flohen in die Nachbarländer Pakistan und Iran.
Bu iki İranlı gezgin İran'dan yola çıkarak Fransa'ya kadar gelir.Zwei deutsche Fernfahrer bringen ihn bis nach Frankreich.
1958'te İran'a geri döndü.Er kehrte 1958 zurück in den Iran.
20 Temmuz 1990'da ziyaretçi galerisindeki erkekler tuvalatinde IRA tarafından bombalı saldırı düzenlendi.Am 20. Juli 1990 explodierte in der Herrentoilette hinter der Besuchergalerie eine Bombe der IRA.
Gāv (Farsça: گاو, İngilizce: The Cow), 1969 İran yapımı Dariush Mehrjui filmidir.Die Kuh (persisch گاو‎, Gāv) ist ein iranischer Film von Dariush Mehrjui aus dem Jahr 1969.
1915 Nisan'ında İran'ın Ahvaz şehrine konsolos olarak gönderildi.1915 wurde er zum Konsul in der iranischen Stadt Ahvaz ernannt.
Yetkililer Kuzey Irak'ta Aswad cinayeti ile ilgisi olan 4 kişiyi tutuklamıştır.Vier Männer wurden im Zusammenhang mit dem Mord im Nordirak verhaftet.
2001'den beri Heinrich Böll Vakfı tarafında her ay yayınlanan iran-reports 'un yayımcılığını yapmaktadır.Seit 2001 ist er der Verfasser des monatlich erscheinenden iran-reports der Heinrich-Böll-Stiftung.
İran Mehdi'yi Beklerken.Die Iranische Welt vor Mohammed.
Melekler insanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar.Einige Engel aber weigerten sich, da der Mensch aus niedrigerem Stoff gemacht sei als sie selbst.
4. kongre 26-31 Aralık 1990 tarihleri arasında Irak'ın kuzeyinde bulunan Haftanin bölgesinde yapılmıştır.Der 4. Kongress fand vom 26. bis 31. Dezember 1990 im Nordirak statt.
İran da protestoları açıkça destekledi.Der Iran protestierte scharf dagegen.
Bu kayıtların bir kısmı kopyalandı ve tüm İran'da, birçok insan tarafından sevilerek dinlendi.Einige dieser Aufnahmen wurden im ganzen Land kopiert und von vielen Menschen dort gehört.
Özgür bir fert olarak hareket eden Memlûk, kendi iradesiyle evlenebilirdi.Wollte ein Freier eine Leibeigene heiraten, so musste er sich selbst in die Leibeigenschaft begeben.
Fakat Yahudi cemaatinin bazı üyeleri ise Irak ve Aden'liydi.Es gab jedoch Mitglieder der jüdischen Gemeinde, die aus dem Irak oder aus Aden eingewandert waren.
(İngilizce) Şablon:İran-şirket-taslakPriester organisierte IRA-Terror
Irak'a demokrasi getirilmiştir.Die Rückkehr zur Demokratie im Sudan.
Iran Between Two Revolutions (İngiliz).Zwischen zwei Revolutionen.
İran ve Bangladeş ikili iyi ilişkilere sahiptir.Die Türkei und das Vereinigte Königreich pflegen gute bilaterale Beziehungen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod