Zakkum yemeğinin üstüne, barsakları parçalayan irin karışık kaynar su içerler.Washing it down with boiling water.
Bu böyledir! İşte tatsınlar bakalım o kaynar suları ve irinleri!There will be boiling water for them and cold, clammy, fetid drink to taste,
Sonra iradesi bir gaz halinde olan göğe yöneldi.Then He turned to the heavens, and it was smoke.
Ama müttakiler ise cennetlerde, bahçelerde ve ırmak kenarındadırlar.Surely those who fear God and follow the straight path will be amidst gardens and light,
Allah'ın cezalandırma iradesine karşı onların ne malları, ne de evlatları asla fayda veremez.Neither their wealth nor children will avail them against God.
Yiyecek olarak da cehennemliklerin irininden başka bir şey bulunmaz.Nor food other than suppuration (filth)
Şüphesiz o müttakiler için bir irşaddır. [41,44; 2,2]It is really a reminder for those who fear God and follow the straight path.
“Size mal ve evlad ihsan buyursun, size bahçeler, ırmaklar, su kanalları nasib etsin.”And will give you increase of wealth and sons, and give you gardens and springs of water.
İçecek olarak sadece kaynar su ile irin bulurlar.Except boiling water and benumbing cold:
Ama irşada ihtiyaç duymayana ise, ona dönüp itibar ediyorsun.As for him who is not in want of any thing,
İman edip makbul ve güzel işler yapanlara ise, içinden ırmaklar akan cennetler var.Surely for those who believe and do the right are gardens with rivers running by.
Sen insanları irşada devam et! Zaten senin görevin sadece irşad edip düşündürmektir.Remind them; you are surely a reminder.
Beldeler içinde benzeri yaratılmamış ve yüksek binalarla dolu İrem şehrinde oturan Âd milletine.Have you not seen what your Lord did to the 'Ad
Onlar için içlerinden ırmaklar akan ve orada sürekli kalacakları cennetler (bahçeler) var.For them will be gardens with streams running by, where they will for ever abide."
Asasını attı, iri bir yılan oluverdi.At this Moses threw down his staff, and lo, it became a live serpent.
ALLAH onlara ebedi kalacakları ve içinden ırmaklar akan cennetler söz vermiştir.God has provision for them of gardens with Streams of running water, where they will abide for ever.
Nimet cennetlerinde ayaklarının altından ırmaklar akar.At their feet shall flow streams of running water in gardens of delight.
İçlerinden ırmaklar akan Adn cennet (bahçe) lerine girerler. Orada her diledikleri şeyi bulurlar.They will enter perennial gardens with streams of water and all they wish.
Bunları kendi irademle yapmadım.So, I did not do that of my own accord.
"'Onu bir sandığa koyup ırmağa at.'Put him in a wooden box and cast it in the river.
Adn bahçeleri ki altından ırmaklar akar. Orada ebedi kalıcıdırlar.Gardens of Eden with rippling streams, where he will live for ever.
ALLAH inanıp erdemli davrananları, içinde ırmaklar akan cennetlere sokar.God will admit those who believe and do the right to gardens full of rippling streams.
Musa'nın annesine: "Onu emzir, ancak ne zaman onun can güvenliğinden endişelenirsen onu ırmağa at.So We conveyed to the mother of Moses: "Suckle him.
Davud'un yanına girdiklerinde onlardan irkilmişti.When they came before David, he was frightened of them.
İşte onu tatsınlar: Kaynar su ve irin.There will be boiling water for them and cold, clammy, fetid drink to taste,
Erdemliler, cennetler (bahçeler) ve ırmaklar içindedir.Surely those who fear God and follow the straight path will be amidst gardens and light,
Hiç bir yiyeceği de... İrin hariç,Nor food other than suppuration (filth)
"Size bol para ve çocuklarla desteklesin, size bahçeler ve ırmaklar versin."And will give you increase of wealth and sons, and give you gardens and springs of water.
İnanan ve erdemli davrananlar ise içlerinden ırmaklar akan cennetleri haketmişlerdir.Surely for those who believe and do the right are gardens with rivers running by.
Yüksek kulelere sahip İrem'e ki;Of Eram with lofty pillars (erected as signposts in the desert),
Bak, nasıl misaller verdiler (seni şa'ire, büyücüye, kahine ve mecnuna benzettiler) de şaştılar.See the kind of examples they invent for you!
Yahut senin hurmalardan ve üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı, aralarından ırmaklar fışkırtmalısın!“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Onları, iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.Reclining on thrones, in rows; and We have wedded them to maidens with gorgeous eyes.
O, bir şa'irin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!And it is not the speech of a poet; how little do you believe!
And olsun ki, sizi içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyarım.(To honour the Holy Prophet – peace and blessings be upon him – is part of faith.
"Veya hurmalıkların, bağların olup, aralarında ırmaklar akıtmalısın."“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
Mısır hükümdarlığı ve memleketimde akan bu ırmaklar benim değil mi?Is not the kingdom of Egypt for me, and these rivers that flow beneath me?
Şüphe yok ki çekinenler, cennetlerde ve ırmak başlarındadır.Indeed the pious are amidst Gardens and springs.
Safsaf dizilmiş tahtlara dayanarak ve onları, iri gözlü hurilerle evlendiririz.Reclining on thrones, in rows; and We have wedded them to maidens with gorgeous eyes.
İşte böyle! Onları iri gözlü hurilerle de eşleştirmişizdir.So it is; and We have wedded them to maidens with gorgeous eyes.
Mısır mülkü ve altımdan akıp giden şu ırmaklar benim değil mi?Is not the kingdom of Egypt for me, and these rivers that flow beneath me?
İşte böyle. Bunun yanısıra biz onları, iri gözlü hurilerle evlendiririz.So it is; and We have wedded them to maidens with gorgeous eyes.
Mısır hükümdarlığı ve altımdan akıp giden şu ırmaklar benim değil mi?Is not the kingdom of Egypt for me, and these rivers that flow beneath me?
Yahut senin hurma ve üzüm bağların olsun da aralarından gürül gürül ırmaklar akıtasın.“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
İşte böyle... Sen insanları irşada devam et!Therefore advise; indeed you are a proclaimer of advice.
Zaten senin görevin sadece irşad edip düşündürmektir.(The Holy Prophet is a Remembrance from Allah.)
Günahlarınızı örter, içlerinden ırmaklar akan bahçelerde ağırlarım.(To honour the Holy Prophet – peace and blessings be upon him – is part of faith.
"Veya hurma ve üzüm bahçelerin olup aralarında ırmaklar fışkırtmalısın."“Or you have a garden of date-palms and grapes, and you make gushing rivers to flow in it.”
Hayır, dediler, (bu) karmakarışık hayallerdir; hayır onu uydurmuş; hayır o şa'irdir.Nay, but they say: 'A hotchpotch of nightmares! Nay, he has forged it; nay, he is a poet!
O halde sen de, azim (ve irade) sahibi elçilerin sabrettikleri gibi sabret.So be thou patient, as the Messengers possessed of constancy were also patient.
Evlenmeye güçleri yetmeyenler de Allah, onları lutfuyla zengin edinceye dek ırzlarını korusunlar.And let those who find not the means to marry be abstinent till God enriches them of His bounty.
Onları, iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.And We shall couple them with maidens wide eyed.
Onlar Firavun'un emrine uymuşlardı. Oysa Firavun'un emri doğruya-götürücü (irşad edici) değildi.But they followed the commandment of Fir'awn, and the commandment of Fir'awn was not right- minded.
Ve Biz onları iri-ceylan gözlü hurilerle evlendirmişiz.And We shall couple them with maidens wide eyed.
Ve o, cinsiyet organını/ırzını titizlikle koruyan kadın.And she who guarded her chastity!
Ve biz onları parlak, iri gözlü hurilerle eşleştirmişizdir.And We shall couple them with maidens wide eyed.
Irzını iffetle korumuş olanı (Meryem'i de an.)And she who guarded her chastity!
Ve ırzını koruyan kadın da...And she who guarded her chastity!
Talut, askerleri(ni) yürütüp (ordugahtan) çıkarınca dedi ki: "Allah sizi bir ırmakla deneyecektir.Then when Talut (Saul) set out with the army, he said: "Verily!
(Allah) onlara, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetler hazırlamıştır.He has prepared for them Gardens under which rivers flow (Paradise), to dwell therein forever.