Irk ilişkileri hakkında öğrendiğim en çok şey bu parça sayesinde.I've learned the most about race relations, from this piece.
Çok alçak irtifadan geçiyordu, yüzeyden sadece bir kaç yüz kilometre uzaktaydı.So it made a very low pass, just a few hundred kilometers above the surface.
Daha sonra da bunların rasyonel mi irrasyonel mi oldukları hakkında konuşacağız. -And we'll talk about whether these are rational or irrational numbers.
Fakat bu irrasyoneldir.This is irrational.
Ama irrasyonel sayıların çarpımı olan her şeyBut anything that is the product of irrational numbers.
Ve herhangi bir asal sayının karekökü irrasyonel kabul edilir.And the square root of any prime number is irrational.
Zaten bunu irrasyonel yapan da budur ve herhangi bir kesir olarak ifade edemem.And that's what makes this irrational. I cannot express this as any type of fraction.
Yani bu da irrasyonel bir sayı.And once again, this is irrational.
Ve tekrar, bu da irrasyonel bir sayıdır.And once again, this is irrational.
Ama ben şimdiden size bunun irrasyonel olduğunu söyleyebilirim.But I can already tell you that this is irrational.
Bunlar eşit değerler ama ikisi de irrasyonel. -These are equivalent statements, but both of them are irrational.
İrrasyonel bir sayı alın, 10'a bölün, elinizde hala irrasyonel bir sayı olacaktır.You take an irrational number, divide it by 10, you still have an irrational number.
İran'da, vahşi bir yol ve anlaşılmaz ideolojik bir liderlik görüyoruz.In Iran, we see where the path of a violent and unaccountable ideology leads.
Şundan emin olabilirsiniz: nükleer silahlı bir İran, kontrolümüz altında olan bir sorun değildir.Make no mistake: a nuclear-armed Iran is not a challenge that can be contained.
Bu yüzden İran hükümeti, bir grup ülkeden oluşan bir koalisyona karşı hesap vermek durumundadır.That is why a coalition of countries is holding the Iranian government accountable.
Irak'taki savaş sonlandı.The war in Iraq is over.
Irmaklar denizlere taşıdığı tortular, yosunların organik kalıntılarını tamamen gömdü.Rivers washed sediment into the seas, until the organic remains of the algae were buried.
Irak'tan yeni gelen askerler temizleme sonrası bir silahı birleştirmekte zorluk çekiyor.Soldiers who just returned from Iraq struggle to assemble a gun after cleaning.
Irak'a sevk edilmeden önceki son anlarında bir asker evdeki çocuklarına veda ediyor.In her final moments before deploying to Iraq, a soldier says goodbye to her children at home.
Asker, annesine Irak'ta korktuğunu itiraf etmişti.The soldier had confided to her mother that she was frightened in Iraq.
Iridyum uydu telefonu.Iridium satellite phone.
Şimdiye kadar yazılan en iyi Windows uygulamasının Apple'dan iTunes olduğunu söyleme ironisi.The irony of saying that the best Windows app ever is iTunes from Apple.
Baba tarafından dedesi altı ay boyunca her gün kızın ırzına geçmiş.She had been raped by her paternal grandfather every day for six months.
Irkçılığa karşı savaşanlar da hep siyahlardı...They were always black people who fought against racism.
Sanırım birçoğu bunu ironik olarak yapıyor.I think many of them mean it ironically.
Feodalizm. Bir sahip, bir sürü ırgat.This is feudalism: one owner, many workers.
Kendisi hiçbir konuşma yapmayacak ve basınla irtibata geçmeyecekti.He was to give no speeches and to have no contact with the press.
Diğer etnik gruplar ve diğer ırklardaki kişiler bizim mahallemize gelip, dükkan sahibi oluyorlardı.Other ethnic groups - other ethnic and racial groups came into our community and own the stores.
Malcolm'un ırk konusundaki görüşü değişmiş miydi?Had he changed his position on race?
Kutsal topraklardaki kardeşlikten, farklı ırktan olan insanların kardeşliğinden bahsediyor.He does speak of brotherhood, the brotherhood of all races, colors and so on in the holy land.
King'in ırksal adalet için çağrısı bozuk telif hakkı yasaları yüzünden sansürlenmek için çok uygun.It came as a joyous day break to end the long night of their captivity.
Ve bu Afganistan ve Irak'ta kaybettiğimiz şey.And this is what we've lost in Afghanistan and Iraq.
Bir tane de Bergara'dan ve Iruña'dan da bir tane gelecek...And another from Bergara, and from Pamplona another will come...
Bir keresinde oldukça iyi kişiler ile irtibata geçmişti, limuzinde onlardan birinindi.He got good contacts at once, and it was someone who fixed a limousine to us.
Her şey yeniden dengelenecek; ırk seçimi kaldırılacak.A complete rebalancing, removing of choice between 2 races.
Çünkü gay cemiyetinde büyük, irikıyım, kıllı, kaslı adamCause in the gay community. A big, burly, hairy, muscular man is called a Bear.
Ve lezbiyen cemiyetinde ise büyük, irikıyım, kaslı, kıllı kadına lezbiyen deniyor. harika bir şey.A big, burly, muscular, hairy woman is called a Lesbian. so that's awesome.
Ben Güney Afrika'da doğdum ve ailem ırkçı rejime direndikleri için hapsedildi.Well, I was born in South Africa and my parents were imprisoned for resisting the racist regime.
Irkçı olduklarını ve cinsiyet ayrımı yaptıklarını biliyorum, ama harikalardı.I know they were racists, I know they were sexist, but they were great.
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Dr. Phyilis Lee gave me my interview, and she asked me, "How would you define race?"
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."In other words, race has no basis in biological or scientific fact.
Ve ırk, bizim korkularımızdan ve cahilliğimizden yarattığımız gayrı meşru bir kavram.And race is an illegitimate concept which our selves have created based on fear and ignorance.
Başka bir ironi, çifte ironi şu ki oradaki incir ve zeytin ağaçlarından,Another irony, the double irony is that on the figs and the olives,
Irkçılığın, önyargının, yobazlığın, açgözlülüğün sorumlusu genler değildir.Genetics is not responsible for greed, bigotry, racism, prejudice.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.In 1957, five missionaries attempted contact and made a critical mistake.
Hiç irmik bulup bulamayacağıma bakıyım mı?Should I see if I can get any semolina?
İrmik mi?Semolina?
Şimdi bunu biraz daha irdeleyelim.And now, let's just extend this further.
Birleşmiş Millet'lerin Irak savaşına kadar yaptığı en büyük çalışmaydı.It was the largest campaign in United Nations history, until the Iraq war.
Dünya petrol rezervinin sadece yüzde ikisine sahibiz. yüzde 65'i İran Körfezi'nde bulunuyor.We only have two percent of the world's oil reserves; 65 percent of them are in the Persian Gulf.
Bu 1988'den. O yıl aslında İran'a ait iki petrol platformunu bombaladık.This is 1988 -- we actually bombed two Iranian oil platforms that year.
Biraz ırk konusunda konuşmak istiyorum.So let's talk for a moment about race.
ABD'de "ırk" sözcüğünü duyduğumuz zaman çoğumuz bunun siyahi, Latin Amerika kökenli, Asya kökenli,In the U.S., when we hear the word "race," a lot of people think that means African-American,
Ama insan bu olayları irdelediğizaman erkekler üzerinde baskılar olduğunu fark ediyor.It's unbelievable, really. But when you get into it, you realize there are pressures on men.
Ya da sol tarafta, iki eğrinin birbirinden ıraksamaya başladığı ilk noktayı görüyorsunuz.Or you could see the first time the two curves diverged, as shown on the left.
Ireoda naega michyeo yeoriyeori chak...( Brown Eyed Girls' ün Abracadabra şarkısını söylüyor.)Ireoda naega michyeo yeoriyeori chak... (singing Brown Eyed Girls' hit song, "Abracadabra")
Kader ironi bir örneğini istiyorsanız, Bertie, bu tanıma.If you want an instance of the irony of fate, Bertie, get acquainted with this.
Chappie irade gücü yıktığı bu kadın hakkında bir şey vardı.There was something about this woman that sapped a chappie's will-power.
Ama bir tane keçinin ırzına geç..." (Gülüşmeler)But you fuck one goat ... " (Laughter)
Bu İrlandalı gibi oldu, Amerikan değil hayır Amerikan!That sounds Irish, not American. No, it doesn't!