Ana içeriğe geç
Sözlük

ın ile cümle

ın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Öğretmen İngilizce kompozisyonumdaki birkaç hataya dikkat çekti.The teacher pointed out several mistakes in my English composition.
Öğretmen sınav kağıtlarını incelemekle meşgul.The teacher is busy looking over the examination papers.
Öğretmen ona İngilizceye çok çalışmasını söyledi.The teacher told him to study English hard.
Savaştan sonra daha az insan şapka giymek için geldi.Fewer people have come to wear hats after the war.
Savaşlarda ölen tüm insanları düşündüğümde üzülüyorum.I feel sad when I think about all the people who die in wars.
Savaştan sonra İngiltere'nin birçok kolonisi vardı.After the war, Britain had many colonies.
Abd savaş sırasında İngiltere ile olan ticareti durdurmayı denedi.During the war, America tried to stop trading with England.
Tüm dünya ünlü insanların türbesidir.The whole earth is the sepulchre of famous men.
Zen'in aklımızı işlediğini söylüyorlar.They say Zen cultivates our mind.
Büyükanne, Çin ilaçlarının en iyi olduğuna inanıyor.Grandmother believes that Chinese medicines are the best.
İnşallah harika bir yıl geçirirsin.I hope you'll have a great year.
İnşallah harika bir doğum günü geçirirsin.Hope you'll have a wonderful birthday.
İnşallah çabuk karar verirsin.I hope you'll make up your mind quickly.
İnşallah çabuk iyileşirsin.I hope you'll recover quickly.
Onun Waseda'daki son konferansı evi aşağı indirdi.His last lecture at Waseda brought down the house.
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.Early to bed, early to rise makes a man healthy, wealthy and wise.
İnsanların zayıflıklarını istismar etmeye son vermeni istiyorum.I want you to stop preying on people's weaknesses.
Bazı spekülatörler yaşlı insanların cehalet ve acizliklerinden yararlanmaktadır.Some speculators take advantage of the ignorance and helplessness of old people.
Oğlunu göremezse intihar edecek.He will commit suicide if he can't see his son.
Bacağım incindi, bu yüzden yürüyemiyorum.My leg got hurt, so I could not walk.
Akabindeki patlama birçok insanı öldürdü.The explosion that followed killed many people.
Köylüler ölümden sonraki bir hayata inanıyorlar.The villagers believed in a life after death.
Diğer insanları kıskanırsan asla mutlu olamazsın.You can never be happy if you feel envious of other people.
Diğer insanların yolunda durmayın.Don't stand in other people's way.
Başka insanların hatalarını işaret etmekte belli bir zevk var.There is a certain pleasure in pointing out other people's errors.
Başka insanların işine karışmamalısın.You shouldn't interfere in other people's business.
Başka insanların işlerine karışmamalısınız.You shouldn't interfere in other people's business.
İnsanların yoluna girme.Don't get in people's way.
Diğer insanları hor görmemeliyiz.We shouldn't look down on other people.
Diğer insanlara tepeden bakmamalıyız.We shouldn't look down on other people.
Birçok Asyalının ortak dili İngilizce'dir.The common language of many Asians is English.
Birçok İngilizce kelime Latinceden türetilir.Many English words derive from Latin.
Çok sayıda şirket personelini minimuma indirdi.A lot of companies have pared their staff down to a minimum.
Çok sayıda yabancı insan çalışmak için Japonya'ya gelir.Many foreign people come to Japan to work.
Birçok ülkede, insanların büyük şehirlere gelmesinin asıl nedeni iş yüzündendir.In many countries, the main reason that people come to big cities is because of work.
Birçok genç insan yaz tatilini Fuji Dağına tırmanmak için kullanıyor.Many young people make use of their summer vacation to climb Mt. Fuji.
Birçok insan sizi örnek alıyor. Onları hayal kırıklığına uğratmayın.A lot of people look up to you. Don't let them down.
Birçok insan gelir ve gider.Many a man comes and goes.
Patlamada birçok insan öldü.A lot of people were killed by the blast.
Birçok insan için, o bir mucizeden başka bir şey değildi.To many people, it was nothing short of a miracle.
Birçok hayvan, insanlar tarafından yok edildi.Many animals have been destroyed by men.
Japonya'daki birçok genç insan kahvaltıda ekmek yer.Many young people in Japan eat bread for breakfast.
Hâlâ birçok batıl inanca inanılıyor.Lots of superstitions are still believed in.
Çeşitli yönleri incelemeliyiz.We must examine the various aspects.
İnsanlardan oluşan bir kalabalık caddede toplandı.A crowd of people gathered in the street.
Çok sayıda insan Japonyayı ziyaret etti.Scores of people visited Japan.
Birçok ünlü insan hareketi destekliyor.Many famous people are behind the movement.
Bütün şişman insanların diyet yapması gerektiğini düşünüyorum.I think all fat people should go on a diet.
Güneş ışığı insanları dışarı çıkmaya özendirdi.The sunshine tempted people out.
Güneşin dünyanın etrafında döndüğüne inanılırdı.It was believed that the sun went around the earth.
Taro İngilizce konuşur, değil mi?Taro speaks English, doesn't he?
Taro, İngilizce kelimeleri ezberlemek üzerinde yoğunlaştı.Taro concentrated on memorizing English words.
Taro, Londra'dan bazı İngilizce konuşma ders kitapları ısmarladı.Taro ordered some English conversation textbooks from London.
Taro benden daha iyi İngilizce konuşur.Taro speaks English better than I.
Bazı çocuklar dayanılmaz baskıdan kaçmak için intihara başvuruyorlar.Some children resort to suicide in order to escape from unbearable pressure.
Büyüyünce, bir İngilizce öğretmeni olmak istiyorum.When I grow up, I want to be an English teacher.
Büyük bir bomba düştü ve çoğu insan hayatını kaybetti.A big bomb fell, and a great many people lost their lives.
Bir sürü insan vardı.There were lots of people.
Ben üniversitede iken bir İngilizce gazete aldım.I took an English newspaper when I was in college.
Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.Older people often fear change.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod