Ana içeriğe geç
Sözlük

ın ile cümle

ın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Arkadaşlarımdan bazıları İngilizceyi iyi konuşabilir.Some of my friends can speak English well.
Ben çocuğun dürüst olduğuna inanıyorum.I believe that the boy is honest.
Ben şu nazik insanları unutamam.I cannot forget those kind people.
Ben bu öğretim yöntemine inanıyorum.I believe in this method of teaching.
Oradayken İngilizce eğitimi gördüm.I studied English when I was there.
İngilizce konuşabilen birini işe alacağım.I will employ somebody who can speak English.
Kötü İngilizcemden utanıyorum.I am ashamed of my poor English.
Ben insanım.I am human.
Cinayetle ilgili suçlu olduğuna inanmıyorum.I believe he is not guilty of the crime.
Ben onun duygularını incitmiş olabilirim.I may have hurt his feelings.
Bunun şimdiye kadar onların önerdiği tüm planların en iyisi olduğuna inanıyorum.I believe this is by far the best of all the plans they proposed.
1940 yılında, Mayıs'ın 31'inde doğdum.I was born on the 31st of May in 1940.
2000 İngilizce kelime ezberledim.I have memorized 2,000 English words.
İkinci sınıflara İngilizce öğretirim.I teach English to the second year classes.
Dört yıldır İngilizce okuyorum.I have been studying English for four years.
Dört yıldır İngilizce eğitimi alıyorum.I have been studying English for four years.
Dört yıldır İngilizce çalışıyorum.I have been studying English for four years.
X-files'ın 4.sezonunu izledim.I watched the 4th season of X-files.
Auni ailelerinin yapısını inceledim.I studied the structure of Ainu families.
Ona yardım ettiğine inanıyorum.I rely on you to help him.
Senin masumiyetine inandım.I am convinced of your innocence.
O insanlardan para ödünç almayacağım.I will not borrow money from those people.
Bütün isimlerini hatırladığım çok fazla insanla tanıştım.I met too many people to remember all their names.
Amerika'ya gitme düşüncesiyle İngilizce öğreniyorum.I am learning English with the idea of going to America.
Ben onun bir Amerikalı olduğuna inanıyorum.I believe him an American.
Daha önce böyle inatçı bir kişiyle karşılaşmadım.I have never come across such a stubborn person.
Ann'in bir öğrenci olup olmadığını sordum.I asked Ann if she were a student.
İngiltere'den az önce döndüm.I have just returned from Britain.
İngiltere'de bir arkadaşım var.I have a friend in England.
İngitere'de asla bulunmadım.I have never been to England.
İngiltere'den birkaç kitap ısmarladım.I ordered several books from England.
İngiltere'nin birçok kısımlarını ziyaret ettim.I visited many parts of England.
İngiltere'nin birçok kısmını ziyaret ettim.I visited many parts of England.
İngiltere'yi bir kez daha ziyaret etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to visiting Britain once again.
İngilizcede her zaman iyiydim.I was always good at English.
İnsanların isimlerini hep unutuyorum.I'm always forgetting people's names.
Ben her zaman insanların isimlerini unutuyorum.I'm always forgetting people's names.
Her zaman politika konuşmayı ısrar eden insanları sevmem.I don't like people who always insist on talking about politics.
İngilizcemi geliştirmem için her fırsattan yararlandım.I made use of every opportunity to improve my English.
Kitabı İngiltere'den ısmarladım.I ordered the book from England.
İnternet hakkında iyi bir tanıtıcı ​​kitap arıyorum.I'm on the lookout for a good introductory book about the Internet.
Ben asansörle aşağı indim.I went down by elevator.
İngilizce programlar dinlerdim.I used to listen to English programs.
Kanadalı olan bir İngilizce öğretmeni tanıyorum.I know an English teacher who comes from Canada.
Hıristiyanlığa inanıyorum.I believe in Christianity.
Christie'nin romanlarını Dickens'ınkilerden daha çok seviyorum.I like Christie's novels better than Dickens's.
Ben günden güne çok fazla İngilizce çalıştım.I studied English very hard day after day.
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Burada bazı Japon insanlar görüyorum.I can see some Japanese people here.
Burada bazı Japon insanlarla karşılaşabiliyorum.I can see some Japanese people here.
Bu on yıl İngilizce bir günlük tuttum.I have kept a diary in English these ten years.
Bu beş yıl İngilizce öğretmekteyim.I have been teaching English these five years.
Ben buna inanamadım!I couldn't believe this!
Bu raketi yüzde 20 indirimli aldım.I bought this racket at a 20 percent discount.
Ben dünyada en mutlu insandım.I was the happiest man on earth.
Bu dünyada kötü insan olduğuna inanmıyorum.I don't believe that there is any evil person in this world.
Hikayenin gerçek olduğuna inanıyorum.I believe that the story is true.
Şu andan itibaren sıkı İngilizce çalışacağım.I will study English hard from now on.
Bu insanlara yardım etmeliyim.I must help these people.
Şekspir'in doğduğu evi ziyaret ettim.I visited the house in which Shakespeare was born.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod