Ana içeriğe geç
Sözlük

ın ile cümle

ın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Açlıktan ölen insanlara yiyecek sağla.Provide starving people with food.
Sen İngilizce öğrenirsin.You study English.
Bir fiyat indirimi yapabileceğinize inanıyoruz.We believe that you will be able to make a price concession.
O, kedi yavrusunu incitti mi?Did she hurt that kitten?
Çoğu insan gorillerin aptal olduğunu düşünür. Bu doğru mu?Most people think that gorillas are stupid. Is that true?
Düzenli egzersiz yapmaya inanıyorum.I believe in exercising regularly.
Balon yavaş yavaş indi.The balloon descended slowly.
Senin saçının biraz aşağı inmesine izin ver.Let your hair down a little.
İnce espri konuşmaya lezzet verir.Wit gives zest to conversation.
Umut insanın kaçması gereken son şeydir.Hope is the last thing that man has to flee unto.
Yakında, arzu ettiğimiz şeye inanırız.We soon believe what we desire.
Eğer inatçı olursan kesinlikle yalnız kalırsın.If it becomes stubborn indeed it stands alone.
İnatçı yanım babamdan gelmedir.I've got my stubbornness from my father.
İlgili belgelerin yığınını incelerken gerçeği öğrendiler.They found out truth while examining a pile of relevant documents.
Hata yapmaktan korkan kişiler İngilizce konuşmada gelişme kaydedemez.People who are afraid of making mistakes will make no progress in English conversation.
Hata yapmak insanidir, affetmek tanrısal.To err is human, to forgive divine.
İnansan iyi olur.You better believe it.
İnsanlar basit deneyimlerle birçok hatadan kaçınabilirlerdi.People could have avoided many mistakes by simple experiments.
O, basit İngilizce ile yazılmıştır.It is written in simple English.
Hemşireler, hasta insanlarla ilgilenirler.Nurses attend sick people.
Tam din özgürlüğü tüm insanlar için güvence altına alınmıştır.Full religious freedom is assured to all people.
İngilizcede akıcılık bir zorunluluktur.Fluency in English is a must.
Termometreler çoğunlukla sıfırın altına iner.Thermometers often go below zero.
Her yokuşun bir inişi vardır.After a storm comes a calm.
İnşallah eğleniyorsun.I hope you're having fun.
Öğrenciler İngilizcede iyi ilerleme yapıyorlar.The students are making good progress in English.
Öğrenciyken altı ay boyunca İngiltere'de okudum.I studied in England for six months when I was a student.
Öğrenciler bu İngilizce kurslarından birini alacak.Students will take one of these English courses.
Neredeyse tüm öğrenciler İngilizceden hoşlanıyor.Almost all the students like English.
O, okul dışında, evi olmayan, karton kutularda yaşayan insanları gördü.Outside the school, she saw people with no homes living in cardboard boxes.
Okulda ne sıklıkta İngilizce okursun?How often do you study English at school?
Bilgili insanlar cahil insanları küçümseme eğilimindedir.The learned are apt to despise the ignorant.
Bir gün senden intikamımı alacağım.I will get even with you some day.
Nükleer silahlar tüm insanlık için bir tehdittir.Nuclear weapons are a threat to all humanity.
Bir nükleer savaş, insanlığın yok olmasına neden olacak.A nuclear war will bring about the destruction of mankind.
Bir nükleer savaş patlarsa tüm insanlık acı çeker.All humanity will suffer if a nuclear war breaks out.
İndirimli biletler alalım.Let's get discount tickets.
Her insanın ödemesi çalışması ile orantılı olacaktır.Each man's pay will be in proportion to his work.
Bu kentin kuzey kesiminde daha fazla insan yaşar.More people live in the northern part of the city.
Genellikle insanlar tüketim vergisine karşıdırlar.In general, people were against the consumption tax.
İngilizce öğretmenimiz genellikle çok ödev verir.As a rule, our English teacher gives a lot of homework.
Genelde, Tom neredeyse yaptığı her şeyde uyumlu bir insandır.By and large, Tom is an easygoing person in almost everything he does.
İnsanlar yabancılara bakmamalılar.People shouldn't stare at foreigners.
Yabancı öğrencilerin İngilizceyi iyi konuşması zordur.It is difficult for foreign students to speak English well.
Çok az sayıda insan bir yabancı dili mükemmel şekilde konuşabilir.Few people can speak a foreign language perfectly.
İnsanlar yurt dışına çıktıklarında farklı davranır mı?Do people behave differently when they go abroad?
Bir insanı görünümü ile yargılamayın.Don't judge a man by his appearance.
İnsanları dış görünüşüyle yargılamayın.Don't judge a person by his appearance.
Merdivenlerden inerken adımlarına dikkat et.Watch your step in going down the stairs.
Herkes onun iyi bir insan olduğunu söylüyor.Everyone says that he's a good man.
Korsan olduğumuza inandıralım.Let's make believe that we're pirates.
Yaralı adamın inlemelerini duyabiliyorduk.We could hear the groans of the injured man.
Bazı insanlar sadece zevklerinin peşine düşerler.Some people pursue only pleasure.
İyi bir hoşsohbet olmak sadece İngilizcede iyi bir konuşmacı olmak anlamına gelmez.Being a good conversationalist does not just mean being a good speaker of English.
Borçlarını ödemiş olan insanların isimlerini listeden silin.Cross off the names of the people who have paid their dues.
Bu salon insanlarla doluydu.This hall was full of people.
Şirket insanların gönüllü olarak istifa etmeleri için yalvardı.The company appealed for people to take voluntary resignation.
Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.Only a handful of people came to the meeting.
Toplantıya çok az sayıda insan katıldı.Few people attended the meeting.
Hepimiz İngilizce konuşamıyoruz.Not all of us can speak English.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod