Polis o insanların kayıtlarına bakıyor.The police are looking into the records of those people.
Polis davada intihar ihtimalini dışladı.The police ruled out the possibility of suicide in the case.
Polis konuyu incelemeye başladı.The police began to look into the matter.
Polis yangının sebebini inceleyecek.The police will look into the cause of the fire.
Polis, insanları kazadan uzak tutmaya çalıştı.The police tried to keep people away from the accident.
Polisler insanları kovdu.The police dismissed the people.
Polisler onun inkarına inanmadı.The police didn't believe his denial.
Polis onun kayboluşunu inceliyor.The police are looking into his disappearance.
Balinaların kendi diline sahip olduklarına inanılmaktadır.It is believed that whales have their own language.
Balinaların balık olduğuna inanılıyordu.It was believed that whales were fish.
İki insan birbirini anlarsa evlilik harika bir şey olabilir.Marriage can be a wonderful thing if two people understand each other.
Kanımı inceletmek istiyorum.I'd like to have my blood examined.
İnsanın aya seyahat edebileceği zaman yakında gelecek.The time will soon come when man will be able to travel to the moon.
Ay'ın kendi ışığı yoktur.The moon doesn't have light of its own.
Hem Ken'in annesi hem de arkadaşı, yakında havaalanına varacaktır.Both Ken's mother and her friend will arrive at the airport soon.
Ken'in köpeği beyazdır.Ken's dog is white.
Ken daha önce İngiltere'de bulundu.Ken has been to England before.
Ken, sadece İngilizce değil aynı zamanda Fransızca da konuşur.Ken studies not only English but French.
Ken'in beyaz bir köpeği var.Ken has a white dog.
İnsanlar iyi sağlığın nimetini onu kaybedinceye kadar bilmezler.People do not know the blessing of good health until they lose it.
Kenji bir İngilizce bir konuşucusu.Kenji is a good speaker of English.
İnşaat malzemeleri şimdi pahalıdır.Building materials are expensive now.
Bazı insanlar anayasayı değiştirmek istiyorlar.Some people want to amend the constitution.
Bir köpek bir insanın koşabildiğinden daha hızlı koşabilir.A dog can run faster than a man can.
Köpekler insanın en yakın arkadaşlarıdır.Dogs are man's closest friends.
Köpeğin insanın en iyi arkadaşı olduğu söylenir.It is said that the dog is man's best friend.
Köpek insanın en iyi arkadaşıdır.A dog is a man's best friend.
Köpek suyu inceledi.The dog looked into the water.
Bir köpek sadık bir hayvandır, bu yüzden insan dostu olduğu söylenir.A dog is a faithful animal, so it is said to be a friend of man.
Korkunç görünen örümcekler insanlara saldırmazlar.Formidable looking spiders do not attack people.
Görmek inanmaktır.To see is to believe.
Cesur genç insanlar dağcılığı seviyorlar.Hardy young people like mountaineering.
Tondaki ince farklar orijinali fotokopiden ayırt eder.Subtle differences in tone discriminate the original from the copy.
Atom bombaları insan ırkı için bir tehlikedir.Atomic bombs are a danger to the human race.
Peşin ödersem indirim yapıyor musunuz?Could I get a discount if I pay in cash?
Nakit ödersem, indirimli alabilir miyim?Could I get a discount if I pay in cash?
Peşinde %10 indirim veririz.We give a 10% discount for cash.
İnsanlar artık eskisinden daha eğitimli.People are more educated now than they used to be.
İnsanlar artık eskiden olduklarından daha eğitimli.People are more educated now than they used to be.
Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz.We cannot offer a further price reduction under the current circumstances.
Modern insanlar araba olmadan yapamaz.Modern people cannot do without cars.
Emekli olur olmaz insanlar seni nadiren görmeye gelirler.People rarely come to see you once you are retired.
Diğer bir deyişle, o bir inanç adamı.In other words, he is a man of faith.
İnsanoğlu değiştikçe dil de değişir.Language changes as human beings do.
Dil, insan düşüncesinin bir aracıdır.Language is a vehicle of human thought.
İnsanların kişisel bilgilerini almak ve satmak önemli bir sorun oluyor.The buying and selling of peoples' personal information is becoming a big issue.
Eski dönemlerde veba birçok insanı öldürmüştür.In ancient times, plagues killed many people.
Gölün üzerinde ince bir buz tabakası vardı.There was thin ice on the lake.
5'in karesi 25'tir.The square of 5 is 25.
Goro İngilizcede iyidir.Goro is good at English.
Onların arkalarından insanlar hakkında konuşma.Don't talk about people behind their backs.
Yanlış anlamaları önlemek için sözleşmeyi tekrar incelediler.In order to avoid misunderstandings, they went through the contract again.
Bir araba kazası vardı ve trafik bir inç kımıldamadı.There was a car accident and the traffic didn't move an inch.
Trafik kazalarında ölen insan sayısı şaşırtıcıdır.The number of people who die in traffic accidents is surprising.
Polis kulübesinin etrafında çok sayıda insan gördüm.I saw a number of people around the police box.
Fiber-optik kablolar insan kılları kadar ince minik cam elyafından oluşur.Fiber-optic cables are made up of tiny glass fibers which are as thin as human hairs.
Çok fazla ışık gözü incitir.Too much light hurts the eye.
Ben parkta indim.I got off at the park.
Parkta pek çok sayıda insan var.There are a great many people in the park.
Parkta bir insan topluluğu vardı.There were a crowd of people in the park.