Ilıman kuşak iklimleri ^ Güçlü, Yüksel (2010).Semnificații, evoluții și impact (2012).
Divandareh, dağlık bir bölgedir ve ılıman bir iklime sahiptir.Era o regiune muntoasă, cu un climat aspru.
Sanatla ve ilimle uğraşırdı.Cu arta noastră și cu stilul nostru.
1958 yılına kadar ilim ve irşad faaliyetlerini aralıksız sürdürdü.Activează în domeniul tehnologiei informației și comunicațiilor începând cu 1985.
Bu nedenle alimlere hürmet göstermek ve ilimlerinden yararlanmaya çalışmak gerekir.Trebuia să lămurească lucrurile, trebuia să își folosească cunoștințele.
Como Gölü'nde hava genelde ılımandır.Temperaturile din zona Mării Ligurice sunt în general ridicate.
Bu ılıman alanların yerleşik kuşudur ve kışları göç etmez.În felul acesta vom face loc altor plante care nu necesită repaus pe perioada iernii.
Faşizm, nazizme göre bir ölçüde daha ılımlıydı.Ei considerau că stalinismul era un rău cu mult mai mare decât fascismul.
Bölge ılıman ve sert, soğuk iklimin tüm özelliklerini yansıtır.Inculeț în toate împrejurările a dovedit un calm desăvârșit și sânge rece.
Kendisinin ilime ve şiire bağlılığı vardı.Avea sigure afinități cu poezia și pictura.
Yaz mevsiminde çok sıcak olan bu bölge kış aylarında ılıman ve bol yağışlı olur.Cima în această regiune este fierbinte și umedă în timpul verii.
İlim yukardan başlar.Se pornește cu pașii de mai sus.
Ilıman bir iklime sahip olup sönmüş bir volkanın kraterinde kurulmuştur.Are un miros înțepător și este produs în natură în vulcani.
Şehir o zaman önemli bir kültür ve ilim merkezi olmuştur.Orașul a fost un important centru cultural și religios.
Bu ılımlı iklimin sebebi Gulf Stream adlı sıcak su akıntılarıdır.Clima blândă oceanică se datorează curentului Gulf-Stream.
Daha çok ılıman iklim bölgelerinde görülürler.Acestea au fost întâlnite mai des în zonele cu climă rece.
Ilıman bir havaya sahiptir.Valami van a levegőben.
Soğuktan hoşlanmaz, ılıman iklimde yaşamak ister.A rideg tartást nem szereti, a családi környezetben jól érzi magát.
Şehirde yılın büyük bir bölümü güneşli ve ılıman geçmektedir.Az év nagy részében kék ég és ragyogó napsütés jellemzi.
Amine ise daha ılımlı bir politika izledi.Abe egy öntudatosabb külpolitikát alkalmazott.
Dünyadaki ılıman vahşi doğanın son örneklerinden biridir ve Güney Batı Vahşi Bölgesini de içerir.A világ egyik utolsó kiterjedt mérsékelt övi vadonja, amely magában foglalja a South West Nemzeti Parkot.
Tüm dünyada ılıman ve tropikal sularda bulunurlar.Előfordul világszerte a mérsékelt és trópusi óceánokban.
Yedinci makamı, ilimdir.A 7-es száma ismeretes.
Çünkü ılıman bir iklimde yaşamak istiyordu.Siketnémasága miatt saját kis világában élt.
Distal kaslarda ılımlı atrofi ve kuvvetsizlik ortaya çıkabilir.Éles helyzetekben az erő és a könnyedség kombinációja félelmetes tud lenni.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.Életem legjobb pillanatában érzem magam.
Kuzey Amerika'nın ılıman iklim bölgelerinde geniş yayılış gösterirler.A legtöbb faj Észak-Amerika mérsékelt éghajlatú területein honos.
İklimi ılıman, havası kurudur.Tündéri éj, a lég enyhe.
Bu sırada Bağdat İslam âleminin önemli bir ilim merkezi idi.Bagdad ismét a művészetek jelentős központjává vált.
Kuzey Yarımküre'nin ılıman bölgelerinde sıklıkla görülür.Tavataan harvoin pesimäalueiden pohjoispuolella.
Dublin denize konumundan dolayı ılıman bir iklime sahiptir.Dublinissa on leuto merellinen ilmasto.
Aynı zamanda babasından dini ilimleri tahsil etmeye devam etti.Myös tällä kertaa hän piteli käsissään uskonnollisia ennustuksia.
Bu ilim dalları şunlardır.Tämä on tietomme rajat.
Bişr-i Hâfî bütün ömrünü ilim öğrenmekle ve öğretmekle geçirdi.Jotkut omistavat koko elämänsä sen opettelulle ja harjoittelulle.
Böylelikle, 2008'de başlayacak olan küresel malil kriz nedeniyle büyüme ılımlı hale geldi.Tilanne kärjistynyt erityisesti vuonna 2008 alkaneen talouskriisin myötä.
Birinci cilt akli ilimlere, ikincisi dini ilimlere aittir.Ensimmäisessä varastossa ovat puhtaat ja toisessa syntiset.
Güney ve Güneydoğu Asya bol yağışlı ılıman Muson iklimine sahiptir.Etelä- ja Kaakkois-Aasiassa vallitsee kuuma ja kostea ilmasto.
Ilıman yerleri sever.He ihastuvat ensi silmäyksellä.
İrlanda ılıman bir deniz iklimine sahiptir.Irlannin ilmasto on merellinen.
Ilımlı ve cömert bir kral olarak övüldü.Häntä on pidetty oikeudenmukaisena, suurena ja rakastettuna kuninkaana.
Kasabanın etrafı ormanlarla çevrili ve ılıman iklime sahiptir.Ympärillä on hiljainen ja autiolta vaikuttava kaupunki.
Felsefenin bu görevini yapabilmesi için ilimlerin tasnifi önem taşır.Vain tehtäväänsä erikoistuneiden šamaanien uskotaan kykenevän näihin tekoihin.
Sonra ilim öğrenmek için Tus'a ve Irak’a gitti.Sen jälkeen hän matkusti Intiaan ja Sri Lankaan opiskelemaan buddhalaisuutta.
Uzun süre ilim tahsilinde bulundu.Euroopan unionissa virallistiedon saatavuudesta keskusteltiin pitkään.
Tarihsel olarak, kuaterniyonik denklemdir ilimleri kullanıldı.Uni on kuitenkin antiikin puheille tyypillisesti sepitetty.
Bu sırada Bağdat İslam âleminin önemli bir ilim merkezi idi.Buharasta tuli tämän jälkeen myös tärkeä islamilaisuuden keskus.
İklimi genel olarak ılımandır.Παρ' όλα αυτά θα λέγαμε ότι το κλίμα της είναι γενικά υγιεινό.
İlim adamlarına iltifat ederdi.Καλωσορίζουν τον ιδεώδη σύζυγο.
Şanina ılımlı giyinir ve voleybol oynamaktan hoşlanırdı.Η Σάνινα ντυνόταν σεμνά και τις άρεσε να παίζει βόλεϋ.
Bu çok tehlikeli bir ilimdir.Αυτό είναι ένα επικίνδυνο βιβλίο.
Doğu'nun yetiştirdiği en büyük ilim adamıdır.Θεωρείτο η πιο μορφωμένη στην Λατινική Ανατολή.
Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır.Αποτελούν την αυτόχθονη ιχθυοπανίδα των λιμνών.
Din ilimlerinin bölgede yayılıp kuvvetlenmesinde çok mühim rol oynadı.Διαδραμάτισε σημαντικό ρόλο στη διάδοση του Προτεσταντισμού στη περιοχή.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.Το σφουγγάρι έφερνε πλούτο στα νησιά.
İklimi oldukça ılımandır.Το κλίμα είναι ήπιο.
Birmingham'da, Britanya adasının çoğunluğunda olduğu gibi ılıman okyanusal iklim bulunmaktadır.Το Λονδίνο έχει εύκρατο ωκεάνιο κλίμα, όπως και τα περισσότερα από τα Βρετανικά Νησιά.
Ilımlı ve cömert bir kral olarak övüldü.Περιγράφεται σαν δίκαιος και φιλειρηνικός βασιλιάς.
Aynı zamanda Azerbaycan Millî İlimler Akademisi üyesidir.Επίσης είναι απόφοιτος του Πανεπιστημίου Γλωσσών του Αζερμπαϊτζάν.
Sadece birkaç tür ılıman iklimlere dağılmıştır.Βλέπουν μόνο τους διαφορετικούς βαθμούς της ελαφρότητας.
Büyücüler bu ilimi gizli öğrenirler ve çok iyi bilirler.Έχουν μεγάλη γνώση των μαγικών τεχνών και έτσι γνωρίζουν και το μέλλον.