Phocas'ın altında bile ılımlı bir düzelme gerçekleşmiş olabilir.Równocześnie w zakładzie kuracyjnym mogło przebywać ok.
Bu dönem sırasında ekonomi dengeli ve ılımlı bir süreç yaşadı.Stanowiło w tym czasie czynnik porządkujący i stabilizujący ekonomię.
İlm-i evvel delili: "Evren'deki her şey ilim (ilk ya da ön bilgi) ile var olabilir.Powiedział: „Obwieścił mi Wszechwiedzący, Świadomy.”
Ilımlı vatandaşların çoğu şehri terketti.Wkrótce większość mieszkańców opuściła miasto.
Kesbî ilimler duyular aracılığıyla yapılır.Obserwacji dokonuje się przy pomocy zmysłów.
Bu ilimlerde eşyaya ilişkin sentez, analiz ve kıyaslamalar yapılır.Praca ta jest wypełniona metaforami, porównaniami i analogiami.
Karıncaaslanlarının sıcak ve ılıman bölgelere yayılmış 65 türü vardır.250 gatunków występujących na większości obszarów o ciepłym lub umiarkowanym klimacie.
Kimlerden ve nerelerden ilim tahsil ettiği kaynaklarda belirtilmemiştir.Kto wie, z jakich płomieni i z jakich popiołów...
Doğal yaşam ortamı ılıman otlaklardır.Środowisko życia stanowią nizinne zakrzewienia.
Abdullah, Arap liderleri arasında Batı'ya daha ılımlı olarak görülürdü.Abdullah był spostrzegany przez zachodnich polityków jako umiarkowany arabski polityk.
Bu çok tehlikeli bir ilimdir.Det är farligt, tycker jag.
İlm-i evvel delili: "Evren'deki her şey ilim (ilk ya da ön bilgi) ile var olabilir.För det första lät han pålysa i moskéerna att alla som kände till någon uppenbarelse skulle meddela om den.
Ancak, bu nispeten ılımlı ortam çok uzun sürmedi.Men den sköna stämningen varar inte länge.
Diğer yandan, Buzullaşmalararası ise buzullaşma periyotları arasında geçen daha ılıman iklim dönemleridir.Än mer bisarr är den oseriösa atmosfär som konversationerna har.
Genellikle ılıman bir iklime sahip olup, ülkenin kuzey kesimleri subtropikal iklimin etkisi altındadır.Generellt sett anses Nordkaukasien ha ett inlandsklimat medan Sydkaukasien har ett subtropiskt klimat.
Ancak Hisarcık ilçesi il merkezine kıyasla biraz daha ılımandır.Detta kopplar samman satserna tätare än med en punkt.
Ilımlı Çok Parti Sistemi: Ülkedeki var olan partiler arasında, ideolojik ayrılıklar çok derin değildir.Båda är tämligen moderata partier utan några större ideologiska meningsskiljaktigheter.
Uluslararası Kadirilik Vakfı Geylani İlim Kültür Eğitim VakfıKulturgeografi Regionforskning Världens ekonomi
İrlanda ılıman bir deniz iklimine sahiptir.Köpenhamn har maritimt klimat.
Familyaya ait olan 19 tür, Amerika'nın ılıman ve tropik bölgelerinde yaşar.I familjen finns omkring 20 arter som lever i tempererade eller subtropiska regioner av Amerika.
Faşizm, nazizme göre bir ölçüde daha ılımlıydı.Till skillnad från fascismen var antisemitismen en mycket viktig fråga för nazismen.
Size pek az ilim verilmiştir.'"Надто мало зроблено мною!
Her iki şair de derin ilim sahibidirler.Два відомих (для деяких — великих) музиканта.
Nandular, Güney Amerika'nın ılıman ve subtropik kuşağının otluk alanlarının karakteristik hayvanlarıdır.Нанду є характерними великими тваринами саван субтропічних і помірних широт Південної Америки.
Soğuktan hoşlanmaz, ılıman iklimde yaşamak ister.Полюбляє тепло та не любить вранці вставати.
İlkokul eğitimini Amman'daki İslami İlimler Külliyesi 'nde aldı.Початкову освіту отримав в Ісламському освітньому коледжі в Аммані.
Como Gölü'nde hava genelde ılımandır.Погода на озері Маджоре, як правило, м'яка.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.Всі гроші він витрачає на квіти для дружини.
Bu çok tehlikeli bir ilimdir.Це дуже небезпечний прийом.
1958 yılına kadar ilim ve irşad faaliyetlerini aralıksız sürdürdü.Постійні допити та намовляння до співпраці тривали до 1958 року.
Şuşa'da ilim ve sanat adamlarından oluşan sınıf vardı.За Польщі була майстерня фізичних та наукових приладів Шиманського.
Daha ılıman bölgelerde ise kırmızı yulaf çeşitleri yayılmıştır.У віддалених областях дуже поширені родові релігії.
Ancak Hisarcık ilçesi il merkezine kıyasla biraz daha ılımandır.Розрізнити щось ще важче, ніж при середній швидкості.
Yaz ayları ise ılımandır.Літні місяці достатньо сонячні.
Önceleri Faroe Adaları, Malta ve Gozo'da da üremekteydiler Güney Asya'da ılıman bölgede bulunurlar.Більшу частину території островів Мальта і Гозо займають населені пункти.
Üniversite eğitimini Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nde (Gazi Üni.Професійний історик, він викладає в Університеті Антильських островів і Гвіани (фр.
Eğitiminin ardından ilimi yakından incelemeye başlamış, felsefe ve bilimle[1][2][3], uğraşmaya başlamıştır.Після освіти почав щільно вивчати науку, і почав займатися філософією та наукою[17][18][19].
Size pek az ilim verilmiştir.'"O těchto korábech je známo jen málo.
İrlanda ılıman bir deniz iklimine sahiptir.Irsko má velmi silně oceánské podnebí.
Daha çok ılıman iklimlerde ürerler.Dobrá, z horších podmínek řepovitá.
Sosyal olaraktan genellikle gündemdeki konulara ılımlı bir yaklaşımda bulunmuştur.Jinak řečeno shrnují to, co se v současnosti obecně očekává od dobré sociální služby.
Bu dönem günümüze göre nispeten daha ılımandır.U nás je to dosud nejužívanější antacidum.
Bölgede ılıman Marmara İklimi görülür.V oblasti je silná fumarolická aktivita.
Muhtasarun fi't Tabiiyat (Fizik ilimine dair.)We'll Just Act Natural (Budeme se chovat normálně).
"Vehbî" ilimler ise ruhlar âleminden melekler aracılığıyla yapılır.Šedokřídlí (haibane) jsou bytosti s lidským vzhledem, ovšem podobně jako andělé mají křídla a svatozáře.
Azerbaycan İlimler Merkezi'nce fahri doktora unvanı verildi.Do ruštiny byl přeložen román Pacient dr.
İslami ilimlerin tahsilini uluslararası düzeyde sürdürmüştür.Motivovat a podporovat islámský skauting na globální úrovni.
Ilımlı kullanım miktarlarında Zencefil FDA tarafından genel olarak güvenli kabul edilir.Jakožto potravinářská přídatná látka je všeobecně považovaný za bezpečný podle vyjádření FDA.
İlim tarihçilerine göre, İbn-i Heysem'in hayatının bu dönemi en verimli ve başarılı devri olmuştur.Tuto svou činnost při budování geodetických základů ČSR považoval za nejšťastnější období svého života.
Şehir o zaman önemli bir kültür ve ilim merkezi olmuştur.Město je důležité kulturní a vzdělávací centrum.
O devirde, Çelebi ünvanı ilim adamlarına ve Mevlevî tarikatı büyüklerine verilmekteydi.Díky úspěchům v bojích s nimi získal přezdívku batyr (hrdina) či moudrý.
Birinci cilt akli ilimlere, ikincisi dini ilimlere aittir.Teologický spis, pojednávající v první části o víře, ve druhé o dobrých skutcích.
Almanya 357.386 km2'lik bir alanı kaplar ve ılıman iklim kuşağının içinde yer alır.Rozloha Německa je 357 023 km², přičemž území státu se nachází v mírném podnebním pásmu.
Doğal habitatları, ılımlı ormanlardır.Jeho přirozeným sídlištěm jsou mírné lesy.
Kuzey Amerika'nın ılıman iklim bölgelerinde geniş yayılış gösterirler.V Severní Americe lze vzhledem k její severojižní orientaci nalézt velmi různorodé typy podnebí.
İlimde derinleşenler, “Biz buna inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler.Aceia care sunt înrădăcinați în știință spun: „Noi credem în ea; toate sunt de la Domnul nostru!”
Washington Ilıman dönencealtı iklimi bölgesinde (Köppen: Cfa) yer alır ve dört ayrı mevsim gözükür.Washington este localizat în zona de climat subtropical umed (Köppen: Cfa), având patru anotimpuri distincte.
Clarke kendisinin eşcinsel olup olmadığını soran gazetecilere "Hayır, sadece ılımlı neşeliyim." demiştir.Ziariștilor care s-au întrebat dacă Clarke a fost homosexual li s-a spus: „Nu, doar puțin mai vesel.”
Almanya'nın geneli, nemli batı rüzgarlarının üstünlük kurduğu ılımlı bir iklime sahiptir.Majoritatea Germaniei are o climă temperată, în care predomină vânturile vestice umede.
Ilıman yerleri sever.El aparent adoră podurile.