ışır ile cümle

ışır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
William ise bir kurt tarafından ısırıldı ve ilk Lycan (kurtadam) oldu.Acabou sendo mordido por um lobisomem e se transformou em um licantrope.
Kafa ayrıca ısırarak da ağır hasar vererek acı çektirebilir.A boca pode também apresentar-se dolorida e haver dificuldade em engolir.
Himmler hemen ağzındaki siyanürü ısırdı ve 12 dakika içinde öldü.Himmler mordeu, então, uma cápsula de cianeto e caiu no chão; passados 15 minutos estava morto.
Bu ısırıklar bir iki gün içinde yok olan deri kabarıklıklarına neden olmaktadır.A larva tem que infectar o caracol da espécie Oncomelaria hupensis num período de um ou dois dias.
Kurt adam ısırıklarının şifası yoktur.Cão que ladra não morde.
Bunun üzerine yılanı getirtirir (önceden tiryakı içmiştir) ve sol elinin orta parmağını ısırttırır.Porém, ele erra o alvo e acerta sua pata em cheio no rosto de seu dono, que fica marcado com a tinta.
Bir sivrisinek insanı ısırdığında, salyaları kişinin derisine geçer.Quando alguém oferece a ele um sanduíche, ele acaba mordendo a mão da pessoa também.
Gelmesinden birkaç gün sonra, bir gece vakti kampa aylaklar saldırır ve Amy bir aylak tarafından ısırılır.Alguns dias depois, o campo é invadido por mortos-vivos e Amy acaba sendo mordida, vindo a morrer.
Zombilerden biri daha önce Karen'ı ısırmıştır ve küçük kız bu sebeple hastalanmıştır.O vírus é removido de Karate Kid, mas logo após ele morre e o vírus já contaminara o mundo.
Oz, kuzeni Jordy tarafından parmağından ısırılarak kurtadam olmuştur.Jacob é morto esfaqueado no pescoço por Emma.
Daha sonra Barton bir toplantıya, yüzünde sivrisinek ısırığı iziyle katılır.Barton até tem sido conhecido por ter atingido uma maçã no centro.
Sinirli ve çok çabuk ısıran bir yilan türüdür, ancak zehirli değildir.Tem caráter feroz e agressivo, mas não é venenosa.
Seni ne ısırdı, oğlum?O que te mordeu, meu filho?
Kurban ısırığı kesinlikle kendi başına tedavi etmemelidir.Deze brandwonden kunnen niet uit zichzelf genezen.
Bunu yaptıktan hemen sonra "Pire ısırdı çık yukarı" (veya "yokarı") derler.Soms (in beide gevallen) gevolgd door: "tot hai doodstil hòng".
1863'te Maria adında bir vampir onu ısırdı ve vampire dönüştürdü.In 1863 kwam hij een vampier tegen, genaamd Maria.
Isırığı kurbanını kuduz hale getirir.Maakt het slachtoffer in de war.
İlaçlar, böcek ısırmaları ve sokmaları yaşı daha büyük yetişkinlerde daha yaygın tetikleyicilerdir.Medicatie en insectenbeten- of steken zijn vaker voorkomende oorzaken bij oudere volwassenen.
Isırığı tehlikeli değildir.Het schieten is niet zonder risico.
Kendine has bir başka özelliği balta vuruşu ısırığıdır.Een vreemde eend in de bijt.
Doğrudan bir ısırık."Het is een doodseskader."
Sonradan ısırılarak vampir olmamıştır.İlk ve bilinen en güçlü vampirdir.Hij is meer dan 'een' vampier, hij was en is de allereerste.
Bir gece, bir vampir tarafından ısırılıp ölüme terk edildi.Op een nacht werd hij aangevallen door een vampier, die hem voor dood op straat achterliet.
Kara mamba bir ısırışta 100 ila 400 mg. arası zehir zerk edebilir.Bij een beet kan bij grote exemplaren 100 tot 400 milligram gif worden geïnjecteerd.
Isırık bölgesine kesinlikle turnike uygulanmamalıdır.In noordelijke richting mag de Aalsmeerbaan helemaal niet worden gebruikt.
Kene ısırığı hayvan ve insanları paralize eder.Met zijn blik zou hij mens en dier kunnen verlammen.
Ayrıca bir avcı tarafından ısırıldığında kolaylıkla kaçabilmesini sağlar.Desondanks kan bij het vangen van een snel draaiend gevlucht de as dompen.
Hindistan'da her yıl yaklaşık 15.000 kişi yılan ısırığı sonucu ölmektedir.Jaarlijks zouden er in India zo'n 15.000 doden vallen bij het oversteken van het spoor.
Büyük avlar için boğazdan ısırmayı tercih eder.Hij heeft een voorkeur voor grotere grasvlakten.
Her yıl on binlerce insan yılan ısırıkları sebebiyle ölmektedir.Wereldwijd overlijden per jaar tienduizenden mensen aan slangenbeten.
"Pire ısırdı çık yukarı"."Even de bovenste keien losschroeven."
Uyarılmış ısırık da canlı yılanınki kadar ciddi olabilir.Dit diertje staat bekend als een echte slangendoder.
Bu dövüşlerde karşılıklı olarak dikilerek birbirlerini ısırmaya çalışırlar.Bij deze gevechten proberen de dieren in elkaars voorpoten te bijten.
Diğer köpeklerle arası iyidir; ama bazen kıskançlığı tutar ve ısırmaya çalışabilir.Reintje: Een boosaardige vos, die vaak op andere dieren aast en soms met Eucalypta samenwerkt.
Çoğu küçük ısırıkta tedavi ısırık yarasında yapılır.De meeste heupfracturen ontstaan door een gering trauma op door botontkalking verzwakt bot.
Tyreese, evde dolaşırken zombi tarafından ısırılmış ve ölmüştür.Carol liet zich bijten door de zombie en stierf.
Ara ara partnerin dudakları da ısırılır.Het is tevens het jaar waarin Ton van de Ven komt te overlijden.
Daha sonra Jessie ısırılır ve Ron Rick'e silah doğrultur.Jim draait zich om en schiet Ryder dood.
Bunun üzerine yılanı getirtirir (önceden tiryakı içmiştir) ve sol elinin orta parmağını ısırttırır.De haan drukt dan zijn cloaca iets naar buiten en spuit de zaadcellen in de hen.
İnsan ısırığı iki türdür.Het geslacht bestaat uit 2 soorten.
Yaşlı vampir Alice'in kendisini James'e karşı koruyabilmesi için onu ısırıp vampire dönüştürmüştür.Als Alice zelf een vampier was geworden, kon James haar namelijk geen kwaad meer doen.
Havlayan köpek ısırmaz.Blaffende honden bijten niet.
Köpek adamı ısırdı.De hond beet de man.
Çocuğu ısıran köpek kısa sürede yakalandı.De hond die het kind had gebeten werd kort nadien gevangen.
İt iti ısırmaz.De ene kraai pikt de andere de ogen niet uit.
Köpek insanı ısırırsa haber olmaz, ama insan köpeği ısırırsa haber olur.Hond bijt man is geen nieuws, maar man bijt hond, dat is nieuws.
Bu esnada zaman zaman birbirlerini ısırdıkları görülür.Okazjonalnie mogą gryźć się nawzajem.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Zazwyczaj do wystąpienia zakażenia konieczne jest kilka ukąszeń.
Ancak onu ısırdığında daha küçüktü.Jest on nieznacznie większy od czasu martwego.
Bir insanın kurt adama dönüşmesi için bir kurt adam tarafından ısırılması gerekir.Żeby stać się wilkołakiem trzeba zostać ugryzionym przez innego wilkołaka.
"Oyunculuğuyla kötü kızlara parmak ısırtıyor".Nie widzisz, że grasz z łajdakami?”.
İlaçlar, böcek ısırmaları ve sokmaları yaşı daha büyük yetişkinlerde daha yaygın tetikleyicilerdir.Leki i ukąszenia oraz użądlenia owadów są częstszą przyczyną wśród dorosłych.
İnsanı tek bir ısırıkla enfekte edebilirler.Można nabawić się infekcji na skutek pojedynczego ukłucia.
Isırık pek ender olarak ölüme neden olur.Raper, którego zatrzymać może tylko śmierć.
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.Podczas wojny władze austriackie zakazały kolędowania z szopkami.
Ouroboros, kendi kuyruğunu ısıran bir yılan ya da ejderha şeklinde resmedilen sembol."Ouroboros" to antyczny symbol przedstawiający węża lub smoka połykającego własny ogon, tworzącego okrąg.
Erkekler, kızgınlık dönemindeki dişiler için dövüşür ve birbirlerinin arka bacağını ısırmaya çalışır.Samce walczą między sobą zderzając się łbami, dźgając się nawzajem kłami i smagając ogonami.
Hindistan'da her yıl yaklaşık 15.000 kişi yılan ısırığı sonucu ölmektedir.Około 7 mln ludzi co roku w Indiach jest poddawanych kuracji po ugryzieniach wściekłych zwierząt.
Burada, o kişiyi ısıran bir sonraki siyah sineği enfekte edebilirler.Dzięki temu mogą zainfekować kolejną meszkę, która ugryzie chorego.
İnsanlara bulaşmasının yaygın bir yolu da kene ısırığıdır.Częstym tematem przewijającym się w jego twórczości jest śmierć.

İlgili Sayfalar