ışığa ile cümle
ışığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.Oniť jsou ti, kteříž odporují světlu, a neznají cest jeho, aniž chodí po stezkách jeho.
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.Дали са от противниците на виделината; Не знаят пътищата й, И не стоят в пътеките й,
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.Есть из них враги света, не знают путей его и не ходят по стезям его.
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.המה היו במרדי אור לא הכירו דרכיו ולא ישבו בנתיבתיו׃
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.اولئك يكونون بين المتمردين على النور لا يعرفون طرقه ولا يلبثون في سبله.
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.又 有 人 背 棄 光 明 、 不 認 識 光 明 的 道 、 不 住 在 光 明 的 路 上
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler.又 有 人 背 棄 光明 、 不 認識 光明 的 道 、 不 住 在 光明 的 路上
Bununla birlikte, sanatçının loş ışığa olan tutkusunu görebiliyoruz.Podívejte se na způsob, jakým světlo plní prostor skrze onu modrou záclonu.
Cebbar: Dana, tutacağım yeri göremiyorum. Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Dana, ich seh nichts zum Festhalten, ich brauche mehr Licht.
Clinton her zaman o ışığa sahipti.Azt válaszolta, "Mit csináltam? Szerettem, ennyi az egész.
Clinton her zaman o ışığa sahipti."Ce am făcut? L-am iubit, asta-i tot.
Clinton her zaman o ışığa sahipti.Je l'ai aimé, c'est tout. Clinton a simplement toujours porté une certaine lumière en lui.
Clinton her zaman o ışığa sahipti.클린턴이 이처럼 매력적이고 재능있고 훌륭한 사람으로 성장했다고 생각하시나요?"
Clinton her zaman o ışığa sahipti."O que eu fiz? Amei-o, foi tudo.
Clinton her zaman o ışığa sahipti.Y me dijo: "¿Qué hice?
Clinton her zaman o ışığa sahipti.שעזר לו להפוך לאדם המקסים, הנהדר והמצליח הזה?"
Clinton her zaman o ışığa sahipti.وساعده في أن يصبح هذا الشخص الجميل البارع والساحر؟
Clinton her zaman o ışığa sahipti.彼女は言いました「私が何をしたか? 私は彼を愛してた ただそれだけよ
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Aku perlu cahaya.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Am nevoie de mai multă lumină.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Ho bisogno di più luce.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Ik heb meer licht nodig.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.J'ai besoin de plus de lumière.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.빛을 좀 더 비춰줘
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Necesito más luz.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Potrzebuję więcej światła.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Preciso de mais luz.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Több fényre van szükségem.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Tôi cần thêm ánh sáng.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Χρειάζομαι περισσότερο φως.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Имам нужда от повече светлина.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.Мне нужно больше света.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.אני צריך עוד אור.
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.احتاج مزيدا من الضوء
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.どうしたんだ
Demir bazli sivi bir besin veriliyor, yatmalari, suya ve isiga erisimleri yasakSie werden gefüttert mit eisenarmer Flüssignahrung -
Demir bazli sivi bir besin veriliyor, yatmalari, suya ve isiga erisimleri yasakΤαΐζονται με υγρή δίαιτα ανεπαρκή σε σίδηρο, τους απαγορεύεται το ξάπλωμα, το νερό και το φώς.
Demir bazli sivi bir besin veriliyor, yatmalari, suya ve isiga erisimleri yasak,ניזונים במזון נוזלי לוקה בברזל לא מתאפשר להם לישון, ,לקבל מים, או לראות אור
Demir bazlı sıvı bir besin veriliyor, yatmaları, suya ve ışığa erişimleri yasakCon una dieta líquida deficiente en fierro, sin acceso a agua, alimento ni luz.
Demir bazlı sıvı bir besin veriliyor, yatmaları, suya ve ışığa erişimleri yasakDostávají tekutou stravu s nedostatkem železa, je jim odepřena voda a stojí na roštové podlaze.
Demir bazlı sıvı bir besin veriliyor, yatmaları, suya ve ışığa erişimleri yasakHranijo jih s tekočo hrano s pomanjkanjem železa in jim odrekajo steljo, vodo in svetlobo.
Demir bazlı sıvı bir besin veriliyor, yatmaları, suya ve ışığa erişimleri yasakNiille syötetään vain nestemäistä ravintoa, eivätkä ne saa pahnoja, vettä tai valoa.
Demir bazlı sıvı bir besin veriliyor, yatmaları, suya ve ışığa erişimleri yasakSie werden gefüttert mit eisenarmer Flüssignahrung -
Demir bazlı sıvı bir besin veriliyor, yatmaları, suya ve ışığa erişimleri yasakניזונים במזון נוזלי לוקה בברזל, ,לא מתאפשר להם לישון לקבל מים, או לראות אור,
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Bayangkan jika kita tidak harus bergantung pada cahaya buatan untuk bepergian di malam hari.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Imaginați-vă că n-ar trebui să depindem de iluminare artificială ca să circulăm noaptea.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Imaginem se não tivéssemos de depender de luz artificial para andar de noite.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Imagínense si no tuviésemos que depender de la iluminación artificial para alumbrarnos por la noche.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Imaginez que nous devenons indépendants de la lumière artificielle pour nous éclairer la nuit.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,밤에 돌아다니기 위해 인공적인 불빛에 의지할 필요가 없다고 상상해 보세요
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Pensate se potessimo fare a meno della luce artificiale quando usciamo di notte.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Představte si, kdybychom se nemuseli spoléhat na umělé osvětlení když v noci někam jdeme.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Stel je voor dat we ons niet moesten verlaten op kunstlicht om ons 's nachts te verplaatsen.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Stellen Sie sich vor, wenn wir kein künstliches Licht mehr bräuchten, um in der Nacht klar zu kommen.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Thử tưởng tượng nếu chúng ta không phải phụ thuộc vào ánh sáng nhân tạo để đi trong đêm.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Wyobraźcie sobie, że nie musielibyśmy polegać na sztucznym świetle, żeby radzić sobie w nocy.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Φανταστείτε εάν δεν θα έπρεπε να στηριζόμαστε στον τεχνητό φωτισμό για να τριγυρνάμε τη νύχτα.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Представете си, ако не трябваше да разчитаме на изкуствено осветление, за да се предвижваме през нощта.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Представьте, что нам не нужно полагаться на искусственное освещение для передвижения ночью.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,Уявіть, якби ми не мали покладатись на штучне освітлення, щоб поратись вночі.