ışığa ile cümle

ışığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,דמיינו שלא היינו צריכים לסמוך על תאורה מלאכותית כדי לנוע בלילה.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,تخيلوا إن لم يكن من الضروري علينا الاعتماد على الإضاءة الصناعية للتنقل ليلا.
Düşünün geceleri dolaşmak için yapak ışığa gerek duymasak,人工照明に頼らず 夜を過ごすことができたらどうでしょう? 夜でも物が見えなくては駄目ですよね?
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.Ik verloor een beetje de richting, ik keek in het licht. Het raakte het gebouw.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.맷 키넌: 비행기가 중심점을 잃었던것 같아요. 맷 키넌: 조명을 따라가긴 했지만, 폴: 건물과 부딪고 말았군요.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.(PM)壁にぶつかってしまいました 変な場所に壁があるからです
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.Sí, creo que -- Perdí un poco la orientación; miré arriba hacia esta luz, pero se chocó con el edificio.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.Да, мисля... Малко изгубих ориентация; погледнах нагоре към тази светлина, но удари сградата.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.Да, я думаю, я немного потерял ориентацию; Я посмотрел на этот свет. Он врезался в здание.
Evet, düşünüyorum da -- galiba dengeyi biraz kaybettim; bu ışığa baktım fakat binaya çarptı.איבדתי אוריינטציה; הסתכלתי לתוך האור. פ.מ.:הוא פגע בבניין. הבניין פשוט ממוקם לא נכון.
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?¿Cuándo viajas de noche... no andas por lugares iluminados?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?Cuando viajas de noche... ¿no caminas por donde hay luz?
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?한밤중에 여행을 할 때 당신은... 불빛이 있는 쪽으로 걷지 않나요?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?한밤 중에 여행을 할 때 당신은 불빛이 있는 쪽으로 걷지 않나요?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?Quando você viaja à noite... Você não caminha na luz?
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?Saat kau berjalan di malam hari, apakah kau berjalan dibawah cahaya ?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?Saat kau berjalan pada malam hari... Apakah kau berjalan dibawah cahaya ?
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?Viajando à noite, você não anda na luz?
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?Гуляючи вночі в непроглядній пітьмі хіба ви не мрієте про світло?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?Гуляючи вночі в непроглядній пітьмі хіба ви не мрієте про світло?
Gece yolculuk ederken... ...ışığa yürümez misin?عند السفر ليلاً ألا تريدين المشي في النور؟
Gece yolculuk ederken ışığa yürümez misin?عندما تسافر في الليل ألا تمشي في الضوء؟
Hayvanların göremediği bir ışık kullanıyor ve o ışığa duyarlı bir kamera ile de görüntüleri kaydediyoruz.동물들이 볼 수 없는 색을 사용하고, 그 색을 볼 수 있는 카메라를 쓰는 거에요.
Hayvanların göremediği bir ışık kullanıyor ve o ışığa duyarlı bir kamera ile de görüntüleri kaydediyoruz.אנו משתמשים רק בצבע שיצורים לא רואים, ובמצלמה שמסוגלת להבחין באותו צבע.
Hayvanların göremediği bir ışık kullanıyor ve o ışığa duyarlı bir kamera ile de görüntüleri kaydediyoruz.نحن فقط نستعمل لون لا يمكن للحيوانات رؤيته، و من ثم كاميرا بامكانها رؤية ذلك اللون.
Hayvanların göremediği bir ışık kullanıyor ve o ışığa duyarlı bir kamera ile de görüntüleri kaydediyoruz.その光を感知するカメラを使います 赤外線は水中では使えません
Hepimizin, ışığa doğru yöneldiğimizi düşünüyorum.Gdy myślę o opiece zdrowotnej, myślę o nas wszystkich, jak stojąc patrzymy w stronę światła.
Hepimizin, ışığa doğru yöneldiğimizi düşünüyorum.Mă gândesc la noi, privind acea lumină
Hepimizin, ışığa doğru yöneldiğimizi düşünüyorum.Penso a tutti noi, in piedi, rivolti verso la luce.
Hepimizin, ışığa doğru yöneldiğimizi düşünüyorum.Pienso en todos nosotros, parados mirando la luz.
Hepimizin, ışığa doğru yöneldiğimizi düşünüyorum.Φαντάζομαι όλους μας, να στεκόμαστε και να αντικρίζουμε το φως.
Hepimizin, ışığa doğru yöneldiğimizi düşünüyorum.О каждом из вас, стоящем в свете,
Hepimizin, ışığa doğru yöneldiğimizi düşünüyorum.אני חושבת על כולנו, עומדים, ופונים לכיוון האור.
Hiçbir müdahalede bulunmanız gerekmiyor, tam anlamıyla, yalnızca büyümesini izliyorsunuz. Işığa ihtiyacı yok.Alors le bain à gauche représente cinq jours, et à droite, après 10 jours.
"İngilizce bir kağıt değildir. Işığa tutun. ""그것은 전혀 영어 숙제하지 않습니다. 빛을 가만있어. "
"İngilizce bir kağıt değildir. Işığa tutun. ""זה לא נייר אנגלית בכלל. תחזיק את זה אל מול האור. "
"İngilizce bir kağıt değildir. Işığa tutun. ""انها ليست ورقة الإنجليزية على الإطلاق. عقد ليصل إلى النور ".
"İngilizce bir kağıt değildir. Işığa tutun. "私はそのようにした、と小さな"G、"大規模な"E"を見た"Pを、"と小さな大規模な"G"
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.Ideea e că păşeşti într-un fel de lumină magică.
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.관객이 일종의 마법의 불빛 안으로 들어가면
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.Quindi l'idea è che tu entri in una specie di luce magica.
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.Ý tưởng là chúng ta là nhảy vào một vùng ánh sáng ma thuật.
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.Η ιδέα λοιπόν είναι ότι μπαίνετε σε ενός είδους μαγικό φως.
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.Идеята е, че стъпваш в нещо като магическа светлина.
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.Итак, идея состоит в том, что вы становитесь в "волшебный свет".
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.אז הרעיון הוא שאתה נכנס למעין אור קסום
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.لذا فإن الفكرة هي التي تقوم خطوة إلى نوع من ضوء السحر.
İnsanları bir çeşit sihirli ışığa sokmayı amaçladık.しゃべると 自分の言葉の影が
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.De demmer for dryppet av vannårene og fører skjulte ting frem i lyset.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Detiene los ríos en sus fuentes, y hace que lo secreto salga a la luz
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Ele tapa os veios d'água para que não gotejem; e tira para a luz o que estava escondido.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Elköti a folyók szivárgását, az elrejtett dolgot pedig világosságra hozza.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.hatí rieky, aby sa nevylialy, a vyvodí skryté veci na svetlo...
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Hij damt rivieren af en brengt aan het licht wat verborgen is.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Il arrête l`écoulement des eaux, Et il produit à la lumière ce qui est caché.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.시냇물을 막아 스미지 않게 하고 감취었던 것을 밝은 데로 내느니라
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.man tilstopper Strømmenes Kilder og bringer det skjulte for Lyset.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Man wehrt dem Strome des Wassers und bringt, das darinnen verborgen ist, ans Licht.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Người ngăn nước sông để chẳng rịnh ra ; Ðem ra sáng điều chi ẩn bí .
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.Người ngăn nước sông để chẳng rịnh ra; Ðem ra sáng điều chi ẩn bí.

İlgili Sayfalar