ışığa ile cümle

ışığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Er hat aber ein klein bisschen Licht unten im Süden, welches einen sehr speziellen Status hat.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Han har dog en lille smule lys nede i syden som har en meget speciel status.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Hij heeft echter wel een beetje licht in het zuiden dat een speciale status heeft.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.그는 남쪽으로 눈을 돌렸습니다. 아주 특별한 상태인 곳으로요.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Lo que sí tiene es un rayito de luz en el sur que tiene un estatus muy particular.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Má ale malý kousek země na jihu, která má velmi zvláštní status.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Namun dia, memiliki sedikit cahaya terang di selatan, daerah dengan status yang sangat spesial.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Néanmoins, il a un petit morceau de terre, au Sud, avec un statut très spécial.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Quello che ha però è un po' di luce già a sud con uno status particolare.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Vad han har är en liten hörna av ljus längst nere i söder med mycket speciell status.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Έχει όμως ένα κομματάκι με φως κάτω στο νότο που έχει μια πολύ ιδιαίτερη κατάσταση.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Има обаче малко светлина долу, на юг, която има много специален статут.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Однак на півдні є острівець світла з дуже особливим статусом.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Хотя у него есть маленькая светлая точка на юге, имеющая очень особый статус.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.למרות זאת, יש לו טיפה אור במורד בדרום שהיא בעלת מעמד מיוחד.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.بالرغم من ذلك ، هناك بعض الضوء في الجنوب لديه حالة خاصة جدا.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.ここには 非常に特殊な地位が与えられています グァンタナモ湾の周りに ある区域があります
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››Ale kdož činí pravdu, jde k světlu, aby zjeveni byli skutkové jeho, že v Bohu učiněni jsou.
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››Ale ten, kto činí pravdu, ide k svetlu, aby boly zjavené jeho skutky, že sú vykonané v Bohu.
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››kdor pa dela resnico, hodi k luči, da se razodenejo dela njegova, ker so v Bogu storjena.
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››진리를 쫓는 자는 빛으로 오나니 이는 그 행위가 하나님 안에서 행한 것임을 나타내려 함이라 하시니라
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››Lecz kto czyni prawdę, przychodzi do światłości, aby były jawne uczynki jego, iż w Bogu są uczynione.
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››Ma chi opera la verità viene alla luce, perché appaia chiaramente che le sue opere sono state fatte in Dio
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››Mas quem pratica a verdade vem para a luz, a fim de que seja manifesto que as suas obras são feitas em Deus.
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››Pero el que hace la verdad viene a la luz para que sus obras sean manifiestas, que son hechas en Dios
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››οστις ομως πραττει την αληθειαν, ερχεται εις το φως, δια να φανερωθωσι τα εργα αυτου οτι επραχθησαν κατα Θεον.
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››а поступающий по правде идет к свету, дабы явны были дела его, потому что они вБоге соделаны.
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››След това дойде Исус с учениците Си в юдейската земя; и там се бавеше с тях и кръщаваше.
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››Хто ж робить правду, йде до сьвітла, щоб виявились його вчинки бо в Бозї роблені.
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››אבל עשה האמת יבא לאור למען יגלו מעשיו כי נעשו באלהים׃
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››واما من يفعل الحق فيقبل الى النور لكي تظهر اعماله انها بالله معمولة
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››但 行 真 理 的 必 來 就 光 、 要 顯 明 他 所 行 的 是 靠 神 而 行
Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrıya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.››但 行 真理 的 必來 就 光 、 要 顯明 他 所 行 的 是 靠 神而行
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Elas podem também mover-se na direção da luz.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Ellas pueden, en realidad, desplazarse hacia la luz también.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Elles peuvent aussi s'en rapprocher.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Ma sono anche in grado di avvicinarsi alla luce.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Mereka juga sebenarnya dapat bergerak mendekati cahaya.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Mohou se ale také pohybovat směrem ke světlu.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Nó còn có thể di chuyển gần về hướng ánh sáng.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Oder auch umgekehrt.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Pot, de asemenea, să se mişte spre lumină.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Potrafią też przesuwać się ku światłu.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar. Sadece uygun türü seçmeniz gerek.De a fény felé is mozoghatnak, ha másmilyen fajt választunk.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar. Sadece uygun türü seçmeniz gerek.Egentlig kan de også bevæge sig henimod lyset - det handler bare om at vælge den rigtige slags.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar. Sadece uygun türü seçmeniz gerek.빛을 향해 움직일 수도 있죠. 종류를 고르기만 하면 됩니다.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar. Sadece uygun türü seçmeniz gerek.הם יכולים בעצם לזוז גם אל האור. צריך רק לבחור את המין.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar. Sadece uygun türü seçmeniz gerek.كما أنهم يمكن أن تتحرك بإتجاه الضوء . فقط عليك إختيار الكائنات خاصتك.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar. Sadece uygun türü seçmeniz gerek.つまり単に一種族だけではなく
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Ze kunnen ook het licht opzoeken.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Μπορούν επίσης να κινηθούν προς το φως.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Вони можуть також рухатися і у напрямку світла.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Они могут, вообще-то, двигаться и в сторону света.
Aslında ışığa doğru da hareket edebiliyorlar.Те всъщност могат да се движат и към светлината.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Blev kär i en man med baskethänder, i sättet han såg på ljus.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Elle est tombée amoureuse d'un homme avec des mains de basketteur, avec la façon dont il regardait la lumière.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.그리고 제 어머니는 밝은 곳에서 만난 손이 큰 남자와 사랑에 빠졌고,
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.S-a îndrăgostit de bărbatul cu mâini de basketball, și de modul în care se uita la lumină.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Se enamoró de un hombre con manos de baloncesto, por la manera en la que él se veía a la luz.
Basketbol elleri olan bir adama, onun ışığa bakışına aşık oldu.Si innamorò di un uomo con mani come palle da basket e del modo in cui cercava la luce.

İlgili Sayfalar