ışığa ile cümle

ışığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dijital kameralar ışığa duyarlı elektronik görüntü sensörü kullanır.Замість фотоплівки у цифрових фотокамерах використовується електронна світлочутлива матриця.
Kullanılırken anlamı genelde "bebekleri ışığa getiren"dir.Jméno obvykle znamená "ta, která přináší děti na světlo".
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."Je zakázáno pohrdat potřebným, i kdybychom mu mohli dát jen skrovnou almužnu.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Je velmi citlivý na světlo.
Bu ruhlar bir zaman sonra büyük ışığa doğru çekilirler, onlara yol gösterilir.Po jisté době dorazí k místu, kde před sebou zahlédnou vznášející se světlo a rozhodnou se je následovat.
İğne yaprakları uzun sürgünler üzerinde tek tek ışığa yönelik olarak tarak biçiminde dizilmişlerdir.Obvykle vyzařují světlo jen v úzkém paprsku v jednom směru.
Kuvvetli bir ışığa baktığımızda gözlerimiz kamaşır.Stejně tak po pohlédnutí do silného zdroje světla vidíme před očima temnou skvrnu.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Ke zdárnému růstu potřebuje dostatek světla.
Işığa meyillidirler.Lumină asupra luminii!
Bir kere programlandıktan sonra EPROM, sadece kuvvetli mor ötesi ışığa maruz kaldığında silinebilir.Odată programat, un EPROM poate fi șters doar prin expunerea lui la lumină ultravioletă puternică.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Deși consumă multe oase uscate, au nevoie de puțină apă.
Parlak ışığa ihtiyacın vardı.Nagy napfényre van szüksége.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.A szárazságot jól tűri és nem igényel sok vizet.
Sıklıkla evlerin içinde veya pencerelerde, evdeki ışığa gelen böcekleri yerken görülebilir.Niitä löydetään usein ikkunoista ja talojen sisältä syömässä valon houkuttelemia hyönteisiä.
Hücreler ışığa nasıl tepki verir?Mitä teette, kun tulette valoon?
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Se vaatii paljon valoa ja vähän vettä.
Çocuğun gözleri kızarmıştır ve ışığa bakamaz.Ne pelkäävät vettä ja niiden silmät eivät kestä valoa.
Ve ışığa "OL" der ve ışık olur.Σε αυτά επαναλαμβάνεται η λέξη "φως" και τα λέμε Φωταγωγικά.
Sıklıkla evlerin içinde veya pencerelerde, evdeki ışığa gelen böcekleri yerken görülebilir.Μπορεί να βρεθούν σε παράθυρα ή ακόμη και μέσα στα σπίτια, τρώγοντας έντομα που παρασύρονται από το φως.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Det er en sumpplante, som kræver rigeligt med vand.
Fototropizma: Işığa karşı verilen tepkidir.Fototropisme er et begreb, der bruges om en plantes respons på lys.
Işığa duyarlıdır, bundan dolayı oldukça koyu renkle kapalı kaplarda saklanmalıdır.Det er lyssensitivt og bør derfor lagres i lukkede, mørke beholdere.
Işığa doğru yaklaşıp bakarken birden patlama meydana gelir ve oracıkta bayılır.Etter at de nærmet seg vuggen så de spedbarnet sikkert og sovende.
Gümüş halidler ışığa duyarlı kimyasallardır ve genelde fotoğrafik film ve kâğıtlarda kullanılırlar.Sølvhalogenider er lysfølsomme og brukes i fotografisk film.
Fototropizma: Işığa karşı verilen tepkidir.Fotoresis adalah bahan yang bereaksi jika terkena cahaya.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Pembangkit listrik tenaga panas bumi membutuhkan luas lahan dan jumlah air tawar minimal.
Sıklıkla evlerin içinde veya pencerelerde, evdeki ışığa gelen böcekleri yerken görülebilir.Chúng đôi khi được tìm thấy trên cửa sổ hay trong nhà, ăn côn trùng bị ánh đèn thu hút.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Tưới nước bình thường không nên tưới nhiều nước.
Suyun ışığı filtreleme özelliği bitkilerin ışığa duyarlılığını da etkilemiştir.この水の光をフィルタリングする性質は植物の光感受性にも影響を与えた。
Mısır Ölüler Kitabı, Işığa Çıkarma Kitabı olarak da bilinir.『拾遺記』 ^ 曲阜の雲陽に葬られたことに拠る。
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.ライトの光に敏感。
Işığa düşen kardeş bir duman bulutu olarak dışarı çıktı.「私たちが出会った王国は雲のように沈んで行った。
Ve ışığa "OL" der ve ışık olur.属性は「光」と「風」。
Kuvvetli bir ışığa baktığımızda gözlerimiz kamaşır.その反面、明るい光の下では目が眩んでしまう。
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."“當時沒有時間悄悄地行動,我們陶醉於憤怒,並殺死他們以為我們倒下的朋友報復。
Mısır Ölüler Kitabı, Işığa Çıkarma Kitabı olarak da bilinir.” 《史记·司马相如列传》,云:“(司马)相如口吃而善著书,常有消渴疾。
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.对光敏感。
Bir kere programlandıktan sonra EPROM, sadece kuvvetli mor ötesi ışığa maruz kaldığında silinebilir.一旦編程完成後,EPROM只能用強紫外線照射來擦除。
Şimdi dönüp ışığa doğru mu koşacağım?後來與光再次對局,再敗。
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."무었으 발생했던간에, 이미 일어난 일이나, 상대 골키퍼가 잘 하였고, 그와 대조되게, 우리는 잘 하지 못하였습니다."
O kısımları kazarak ışığa ulaştılar.또한 이들은 진공에서 빛의 속력으로 전달된다.
Bu yetenek ölüp ışığa ulaşamamış olan hayaletlerle iletişim kurmaktır.형아, 나는 이론(理) 없이 빛 없이 죽으려 한다.
Açık alan faaliyetlerinde, bisiklete binmek, kaymak ve uçmak gibi, göz normalden daha fazla ışığa maruz kalır.자전거 타기, 스키 등과 같은 실외 활동에서, 눈은 평소보다 더 많은 빛을 받아들인다.
Sen de ışığa basarak karşıya geçiverirsin’ der.לכי לך אל האור".
Kuvvetli bir ışığa baktığımızda gözlerimiz kamaşır.С блестящи сърца ние виждаме как се издигаш.
Işıktan ışığa saçılma direkt olarak gözlemlenemez.Od zračenja se nikamo ne možemo sakriti.
Bu plaka bitümen denilen ışığa duyarlı bir maddeyle kaplıydı.Záznam bol zložito zaznamenávaný na svetlocitlivý materiál.
Bu sülfat normal kullanım ve depolama durumunda kararlıdır fakat havaya ve ışığa mağruz kaldığında kararır.Za normálnych podmienok je stabilný, ale ak je vystavený vzduchu alebo svetlu tmavne.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Občutljivo na svetlobo.
Başka bir ifadeyle ışık yuvarı, bir nesnenin olağan ışığa karşı saydamlığını kaybettiği bölgedir.Oziroma drugače rečeno je območje kjer telo preneha biti prozorno za navadno svetlobo.
Karanlıktan ışığa yükseliş yayı olarak da adlandırılır.Iz teme prihajamo na svetlobo.
Maksimum duyarlık aydınlık ortamda 555 nm dalga boyundaki ışığadır.Vrh fotopske krivulje se nahaja pri 555 nm, kar je rumenozelenkasta svetloba.
Fototropizma: Işığa karşı verilen tepkidir.Fototropism – reageerimine valgusele.
En sonunda ışığa geldiğinde askerin titreyen ve ağlamak üzere olan gencecik bir delikanlı olduğunu görür.Ja niipea kui ma sisse astusin, nägin ma värisevat ja nutvat last.
Filtrelerden biri mavi diğeri sarı ışığa duyardıydı.Vardapoolne 1/3 laiune väli oli sinine, ning sellel oli kollane kuueharuline täht.
Gece görüş kameraları etkili olabilmeleri için ortamda az da olsa ışığa gereksinim duyarlar.Sellepärast on öösiti valgustundlikust meelest ehk nägemisest vähe kasu.
Maksimum duyarlık aydınlık ortamda 555 nm dalga boyundaki ışığadır.Inimsilm on kõige tundlikum valgusele lainepikkusega 555 nm.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Suurkudu vajab rohkem vett kui väikekudu.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Ale jest malutkie miejsce na samym południu, które ma specjalny status.
Ama aşağıda güneyde çok özel bir statüye sahip küçük bir ışığa sahipti.Are însă un pic de lumină în partea de sud care are un statut foarte special.

İlgili Sayfalar