ışığa ile cümle
ışığa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha fazla ışığa ihtiyacım var.I need more light.
‹‹Bunlar ışığa başkaldıranlardır; Onun yolunu tanımaz, İzinde yürümezler."These are of those who rebel against the light. They don't know its ways, nor stay in its paths.
Irmakların kaynağını tıkar, Gizli olanı ışığa çıkarır.He binds the streams that they don't trickle. The thing that is hidden he brings forth to light.
Rüzgar geçip göğü temizlediğinde Gökte parıldayan ışığa kimse bakamaz.Now men don't see the light which is bright in the skies, but the wind passes, and clears them.
Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. Gökleri bir çadır gibi geren,He covers himself with light as with a garment. He stretches out the heavens like a curtain.
Kendisi ışık değildi, ama ışığa tanıklık etmeye geldi.He was not the light, but was sent that he might testify about the light.
Tanıklık amacıyla, ışığa tanıklık etsin ve herkes onun aracılığıyla iman etsin diye geldi.The same came for a witness, to bear witness of the Light, that all men through him might believe.
Sonra nasıl güneşi ona delil kıldık (gölgenin görünmesini, ışığa bağlı kıldık)?Yet We make the sun its pilot to show the way.
Artık Allah'a, Elçisine ve indirdiğimiz ışığa inanın.So believe in God, His Apostle and the Light We have sent down.
Nitekim, güneşi ona delil kıldık (gölgenin varlığını ışığa bağlı kıldık).Yet We make the sun its pilot to show the way.
ALLAH'a, elçisine ve indirdiğimiz bu ışığa inanınız.So believe in God, His Apostle and the Light We have sent down.
Allah, dostudur inananların. Onları karanlıklardan ışığa çıkarır.God is the Protector of the believers; He brings them forth from the shadows into the light.
O ki sizi karanlıklardan ışığa çıkarmak için melekleri ile birlikte sizi destekler.It is He who blesses you, and His angels, to bring you forth from the shadows into the light.
Onları karanlıklardan ışığa çıkarır.He brings them out from darkness into light.
Gümüş halidler ışığa duyarlı kimyasallardır ve genelde fotoğrafik film ve kağıtlarda kullanılırlar.Silver halides are light-sensitive chemicals, and are commonly used in photographic film and paper.
Işığa duyarlıdır, bundan dolayı oldukça koyu renkle kapalı kaplarda saklanmalıdır.It is light-sensitive, so it must be stored in tightly closed dark-coloured containers.
Bu, bir yanıp sönen ışığa ve bir sabit ışığa sahip olarak da sağlanabilir.This can also be achieved by having one flashing light and one steady one.
Bir kablo pilleri ışığa bağlar.A cable connects the battery pack to the light.
Realme 3'te ışığa göre farklı renk alan yekpare tasarım (Gradient Unibody Design) bulunur.Realme 3 utilises Gradient Unibody Design, with matched color.
Kuindzhi, resimlerinde ışığa özen göstermiş ve "Mehtaplı Gece" ile ekstra önlemler almıştır.Kuindzhi was attentive to his paintings' lighting, and took extra precautions with "Moonlit Night."
Ön ekinden de anlaşılacağı gibi, fotoliyaz, ipliği onarmak için ışığa bağımlıdır.As its prefix implies, photolyase is reliant on light in order to repair the strand.
Sen de ışığa basarak karşıya geçiverirsin’ der.In deinem Licht werden wir Licht sehen).
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Sie ist sehr empfindlich gegenüber Licht.
Bunu da şöyle açıklamıştır; parlak bir nesneye ya da ışığa uzun süre bakarsa göz, acı duymaktadır.Wendet sie den Kopf von ihm ab, um zu betrachten (das Wehen des Vorhangs) oder um betrachtet zu werden?
Işığa meyillidirler.Und man siehet die im Lichte.
Bunun yerine sinir sistemleri ışığa ve kokuya duyarlı şekilde gelişmiştir.Die Oval-Scheinwerfer ergaben bei Abblendlicht eine deutlich bessere Lichtverteilung und -intensität.
Bu yüzden mavi ışık kırmızı ışığa göre daha güçlü bir şekilde saçılıma uğrar.Dieser ist für rotes Licht etwas größer als für blaues Licht.
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."Où qu'ils se trouvent, nous les trouverons et les punirons ».
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Elle demande très peu d'eau mais nécessite beaucoup de lumière.
Maksimum duyarlık aydınlık ortamda 555 nm dalga boyundaki ışığadır.La sensibilité maximale correspond à un rayonnement de 555 nm.
(Orkestra için müzik) 2008 - Uyan, Diren ve Sadece Işığa Teslim Ol!1988 : Live and let live!
Tasarruflu ampuller elektrik tüketiminin %80'ini ışığa çeviren ampullerdir.Les tubes ont un revêtement interne permettant de capturer jusqu'à 80 % de l'énergie solaire.
Sen de ışığa basarak karşıya geçiverirsin’ der.Laissez-moi entrer si vous voyez cela ».
Sen de ışığa basarak karşıya geçiverirsin’ der.Alcanzará la iluminación".
Sıklıkla evlerin içinde veya pencerelerde, evdeki ışığa gelen böcekleri yerken görülebilir.A menudo se las halla en las ventanas o dentro de casas, comiendo insectos atraídos por la luz.
Oyunun tamamı terkedilmiş şehir çevrelerinde çok az ışığa sahip yerlerde geçmektedir.Todo el juego lleva a cabo en entornos urbanos abandonados, con iluminación mínima.
Bu yüzden mavi ışık kırmızı ışığa göre daha güçlü bir şekilde saçılıma uğrar.La luz azul es disminuida a menor velocidad que la luz roja.
Parlak ışığa ihtiyacın vardı.La luz necesaria.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Essendo una succulenta necessita di poca acqua.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.È sensibile alla luce.
Bu, genelde, fotosentezi kolaylaştımak için ışığa yönelim şeklindedir.Preferisce in genere la luce alla penombra.
Işığa düşen kardeş bir duman bulutu olarak dışarı çıktı.Le Furie si teletrasportano sparendo in una nuvola di fumo.
Kuvvetli bir ışığa baktığımızda gözlerimiz kamaşır.Когда я вижу, что люди уходят с сияющими глазами, я счастлива.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Он растёт лучше на солнце и нуждается в очень небольшом количестве воды для полива.
Parlak ışığa ihtiyacın vardı.Освещение должно быть ярким.
Bir kere programlandıktan sonra EPROM, sadece kuvvetli mor ötesi ışığa maruz kaldığında silinebilir.Uma vez programado, uma EPROM pode ser apagada apenas por exposição a uma forte luz ultravioleta.
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."Se não rejeitamos H0, tomamo-la como verdadeira; caso contrário, tomamos HA como verdadeira.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.É sensível à luz.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Necessita de pouca água e boa drenagem.
Işığa duyarlıdır, bundan dolayı oldukça koyu renkle kapalı kaplarda saklanmalıdır.De stof is lichtgevoelig en moet dus in goed gesloten, donker gekleurde potten bewaard worden.
Pineolasit hücreleri ışığa duyarlıdır.Zilverhalogeniden zijn gevoelig voor licht.
O kısımları kazarak ışığa ulaştılar.Hun onderkanten zijn licht bol.
Şimdi dönüp ışığa doğru mu koşacağım?Odejdzie wraz z nią w stronę światła.
Işığa karşı aşırı duyarlıdırlar.Są jednak wrażliwi na światło.
Bunu da şöyle açıklamıştır; parlak bir nesneye ya da ışığa uzun süre bakarsa göz, acı duymaktadır.Jag sade till honom: 'Herre, den som ser synen, ser han genom själen eller genom anden?'
Sen de ışığa basarak karşıya geçiverirsin’ der.Rastlös och rotlös skall du vara på jorden."
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Den kräver inte så mycket ljus och behöver sällan vattnas.
Albümün ilk CD versiyonları kalp atışı ritminde yanıp sönen bir kırmızı ışığa sahipti.De första CD-utgåvorna av albumet hade en blinkande röd lysdiod inbäddad i omslagets rygg.
Van Gogh, yukarıdan gelen ışığa tabloda yer vermedi.На картині Ван Гога немає світла від неба.
Bol ışığa, az suya ihtiyaç duyar.Воліє до помірно прозорих водойм.